Gıda

Çevremiz “Toprak Restorasyonu” ile İyileşebilir

Dünya üzerindeki arazilerin 5’te 1’i, yani yaklaşık 2 milyar hektarı bozulum yaşamış durumda. Dünya nüfusunun %40’ı, yaklaşık 3,2 milyar insan arazi bozulumundan etkileniyor. Üstelik bu nüfusun çoğunluğunu yerli halklar, kırsal topluluklar, küçük çiftçiler gibi aşırı yoksul insanlar oluşturuyor. Her yıl yaşanan kuraklıklardan 55 milyon kişi doğrudan etkilenirken bu yıl Dünya Çevre Günü’nün teması, “Arazi Restorasyonu, Çölleşme ve Kuraklık Dirençliliği” olarak belirlendi.

1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler (BM) Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla 5 Haziran günü 1973 yılından itibaren “Dünya Çevre Günü” olarak kabul edildi. Çevrenin korunmasıyla ilgili farkındalık yaratmak; bireylerin, toplulukların ve kurumların harekete geçmelerini teşvik etmek amacıyla kabul edilen ve çevre konulu en büyük uluslararası gün olan Dünya Çevre Günü’nün 2024 teması ise “Arazi Restorasyonu, Çölleşme ve Kuraklık Dirençliliği” oldu. İklim değişikliğiyle mücadele ve türleri yok oluştan kurtarmak için ekosistemimiz büyük ölçüde bir restorasyona ihtiyaç duyuyor. Bu bağlamda, 2024 teması da kuraklık, arazi bozulumu ve çölleşmenin gezegenimizdeki yaşamı yok etme potansiyeline vurgu yapmayı amaçlıyor.

Gidişat Gıda Fiyatlarını da Etkileyecek

Gezegenimiz, sürdürülebilirliği olmayan üretim ve tüketim şekilleri nedeniyle iklim değişikliği, doğa ve biyoçeşitlilik kaybı, kirlilik ve atıklar olmak üzere üçlü bir kriz altında. Doğada bunun en çok bedelini ödeyen ve ekosistemin önemli bir büyüklüğünü meydana getiren unsurlardan biri de toprak. İnsanlar tarafından genellikle yanlış kullanımların neden olduğu faaliyetlerin sonucunda toprağın fiziksel, kimyasal ve/veya biyolojik özelliklerinin yitirilmesi ve sonrasında verimliliklerinin düşmesine neden olan toprak kalitesindeki azalmaya toprak/arazi bozulumu deniyor.

Dünya üzerindeki arazilerin 5’te 1’i, yani yaklaşık 2 milyar hektarı bozulum yaşamış durumda. Dünya nüfusunun %40’ı, yaklaşık 3,2 milyar insan arazi bozulumundan etkileniyor. Üstelik bu nüfusun çoğunluğunu da yerli halklar, kırsal topluluklar, küçük çiftçiler gibi aşırı yoksul insanlar oluşturuyor. Her yıl yaşanan kuraklıklardan 55 milyon kişi doğrudan etkilenirken toprak bozulumunun bu haliyle kontrolden çıkışının sürmesi durumunda, küresel gıda üretiminin 2040’a kadar %12 düşebileceği ve bunun da gıda fiyatlarında %30 artışa neden olabileceği tahmin ediliyor.

Her yıl 12 milyon hektarlık, yani Birleşik Krallık arazisinin yarısı kadarlık bir bölüm insan faaliyetleri nedeniyle bozuluma uğruyor. Arazileri yaşanan bu bozulumlardan önceki koşullarına döndürmeyi sürdürülebilir kılmayı amaçlayan sürece ise restorasyon adı veriliyor.

Toprak Restorasyonu Kilit Önem Taşıyor

Bu yılın Dünya Çevre Günü temasında öne çıkan toprak restorasyonu tatlı ve tuzlu sular, ormanlar, tarım arazileri, dağlar ve turbalıkları yeniden canlandırmayı amaçlayan ve küresel bir misyon olan BM Ekosistem Restorasyonu On Yılı’nın (2021-2031) kilit önem taşıyan unusurlarından biri. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2030’u da destekleyen misyon, özellikle bozulmuş ve tahrip olmuş ekosistemlerin restorasyonu için küresel işbirliğini kolaylaştırmaya çalışıyor. Misyon kapsamında dünya çapında şu ana kadar 765 milyon ila 1 milyar hektar arasında toprak restorasyon için tahsis edildi bile. Bu toprakların neredeyse yarısı Sahra Altı Afrika’da yer alıyor.

UNEP’in Hazırladığı Rehberde Sürdürülebilir Tarıma Öncelik Verildi

Dünya Çevre Günü’nün 2024 teması bağlamında BM Çevre Programı da (UNEP), “Arazi Bozulumu Nasıl Tersine Çevrilir, Çölleşme Nasıl Önlenir ve Kuraklık Direnci Nasıl Artırılır?” başlıklı pratik bir rehber hazırladı. Rehberde öncelikle sürdürülebilir tarıma yer verildi. Her 5 saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde toprağın; aşırı işlenme, ağaç kesimi ve hayvan otlatma amaçlı bozuluma uğrayıp aşındığına dikkat çekilen rehberde, toprağı sağlıklı ve verimli tutmanın başlıca yöntemlerine yer verildi. Yanı sıra rehberde “Başta arılar olmak üzere tohum taşıyıcı hayvanları geri getirin” çağrısı yapılarak bu tohum taşıyıcıların bitkilerin üremelerine ve bunun da ekinlerin geleceğine katkısı vurgulandı.

Rehberde denizlerin okyanusların ve etraflarındaki kıyı alanlarının korunmasının altı çizilirken yaklaşık 3 milyar insanın geçiminin denizlerin ve sahillerin biyoçeşitliliğine bağımlı olduğu belirtildi. Ayrıca küresel atığın yarısından fazlasını ve seragazı emisyonunun da %60’ından fazlasını üreten şehirler büyüdükçe arazi kaybının artacağına da dikkat çekildi ve şehir içinde doğal alanların artırılması önerildi. Restorasyon için finansmana da değinilen rehberde, doğa temelli yatırımların dünyanın iklim hedeflerine ulaşması için şu andaki 200 milyarlık seviyeden 2030 itibarıyla 542 milyar dolara ulaşması gerektiği kaydedilerek, hükümetler ve iş dünyasına aradaki farkı kapama çağrısı yapıldı.

About Post Author