Erciyes Patlayıcı Maddeler A.Ş., Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi Aşağıbeyçayır ve Eğrisöğüt mahalle sınırlarına patlayıcı madde tesisi kurmak için üçüncü kez ÇED süreci başlattı. Şirketin ısrarı, bölge halkından tepki toplarken Kayseri Kafkas Dernekleri Birlik Platformu yaptığı açıklamada, tesisin köye uzaklığının 950 metre, köyün içme suyu kaynağına ise 200 metre mesafede olduğuna dikkat çekti.
BirGün’ün haberine göre, Kayseri’deki patlayıcı tesis projesi iki kez iptal edilmesine rağmen şirketin ısrarı sürüyor. Erciyes Patlayıcı Maddeler A.Ş., Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi Aşağıbeyçayır ve Eğrisöğüt mahalle sınırlarına patlayıcı madde tesisi kurmak için üçüncü kez çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreci başlatmasına bölge halkı ve yöre dernekleri tepki gösterdi.
“Pınarbaşı İlçesi Yok Olmakla Karşı Karşıya Kalacaktır”
Kayseri Kafkas Dernekleri Birlik Platformu tarafından yapılan açıklamada, “İlk ÇED başvurusunu bu tesisin buraya yapılamayacağı anlayarak geri çeken şirketin ÇED dışı başvurusunun Çevre İl Müdürlüğünce reddedilmesine rağmen yeni ÇED başvurusu yapması haksızlıklarını ortaya koymaktadır” denildi.
Açıklamada, tesiste yılda 55 bin ton anfo üretimi ve 7 milyon kapsül montajının yapılmak istense de sonraki aşamada çok daha tehlikeli patlayıcıların üretileceği ifade edildi. “Anfo, amonyum nitrat ile fuel oil’den yapılmaktadır. 2020 yılında Beyrut Limanı’ndaki patlamada 2 bin 750 ton amonyum nitrat patlamış ve neredeyse Beyrut gibi büyük bir şehri yok etmiş, yüzlerce kişi ölmüş, binlerce kişi yaralanmış, on binlerce bina zarar görmüştür” denilen açıklama, şu şekilde devam etti: “Dünya Bankası’na göre patlama 4-4,5 milyar dolarlık zarara neden olmuştur. Beyrut limanında 2 bin 750 tonun yaptığı hasar gözetildiğinde 55 bin ton kapasitesi olacak tesiste istenmeyen bu tür bir patlamanın gerçeklemesi halinde bırakın köylerimizi Pınarbaşı ilçesi yok olmakla karşı karşıya kalacaktır.”

“Tüm Köy Halkı Zehirlenecektir”
Niğde’de yaşanan patlamanın hatırladığı açıklamada, “Yaşanan onca patlama, can kaybı gözetildiğinde tedbirler alınacak söylemlerinin ülke gerçeğiyle bağdaşmadığı hepimizin malumudur. Alınacak ilk tedbir yaşam alanlarından uzak yerlerde bu tür tesislerin yapılması olmalıdır” denildi.
Tesisin köye uzaklığının 950 metre ve her iki köyün de orman köyü olduğunun vurgulandığı açıklamada, “20 yıl kadar önce orman köyü yapılma aşamasında ağaçlandırılması için köylüler meralarını ve tarlalarını devlete vermiştir. Bu nedenlerle köyün merası olarak tesis yapılmak istenen yer dışında geniş bir alan kalmamıştır. Bu alan resmi kayıtlarda çayır ve mera olarak yer almakta olup dört köy tarafından mera olarak kullanılmaktadır. Yapılması planlanan tesis köy içme suyu kaynağına 200 metre mesafede olup, tüm köy halkı zehirlenecektir” denildi.
Açıklamada, planlanan tesisin tarlaların hemen yanında olması nedeniyle tarımı bitireceği ve zehirli tahıl imalatına neden olacağı vurgulandı. Açıklama, “Planlanan tesisin 200 metre kadar yanında yeşermekte olan orman fidanları mevcuttur. Tesisin yapılması istenilen yer bölgenin en yüksek rakıma sahip yerlerindendir. Yağmur ve kar sularıyla kimyasallar bir taraftan Zamantı Irmağına, bir taraftan Bahçecik Barajı’na akacak, balıkçılık, sulama alanı, dolayısıyla Pınarbaşı halkı zehirlenecektir” ifadeleriyle devam etti. Dernek, açıklamasında çevreye olumsuz etkisi olmayan yatırımlara karşı olmadıklarını, tarım ve hayvancılığı geliştirecek her türlü yatırıma destek olacaklarını ve süreci takip edeceklerini duyurdu.
İmza Kampanyasına Destek Çağrısı
Bununla birlikte change.org üzerinden başlatılan “Kimyasal Patlayıcı Fabrikasının, Doğamızı Yok Etmesine İzin Vermeyin!” başlıklı imza kampanyasında, 29 Mayıs’taki ÇED Toplantısı’na dikkat çekilerek, “Bu tür bir fabrika hem toprakları, hem suyu hem de havayı zehirler. Bu zehirlenme, insanları ve yerel vahşi yaşamı etkiler, toprak verimliliğini düşürür ve bu arada su kaynaklarını kirletir” denildi. Daha yeşil ve daha sürdürülebilir bir gelecek umuduyla imza kampanyasına destek çağrısında bulunuldu.








