#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Giresun

Giresun’un Yüzde 85’i Maden Tehdidi Altında!

Türkiye’nin “fındık başkenti” olarak bilinen ve ayrıca çay üretimiyle de değer yaratan Giresun’un %85’i, 4. grup madenlere ruhsatlı. Bölgede devam eden madencilik faaliyetleri nedeniyle tehdit hızla büyüyor. TEMA Vakfı yaptığı açıklamada, 2025’te Meclis’ten geçen Torba Yasa’nın maden ruhsat süreçlerini hızlandırdığını ve izin mekanizmalarını doğa aleyhine şekillendirdiğini hatırlattı.

Türkiye’nin “fındık başkenti” olarak anılan Giresun, büyük bir çevre ve ekonomi felaketinin eşiğinde. İlin %85’inin maden sahası ilan edilmesi ve MAPEG tarafından sekiz ayrı sahanın 4. grup madencilik (altın, gümüş ve polimetalik cevher) faaliyetleri için şirketlere ihale edilmesinin ardından Bulancak Piraziz Çevre Derneği “Acil Çağrı” başlığıyla bir bildiri yayımladı.

Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre; ihaleye çıkarılan bölgeler arasında verimli tarım alanlarının bulunduğu Batlama Vadisi ve Türkiye’nin en kaliteli doğal mineralli sularından birine sahip olan İnişdibi köyü de yer alıyor.

Hazırlanan bildiride, maden sahalarının su sistemlerinin başlangıç noktalarında bulunduğuna dikkat çekilerek, olası bir zehirli sızıntı ve kirliliğin aşağı havzalara taşınacağı uyarısı yapıldı.

“Kırsal Ekonomiyi Çökertir” Uyarısı

Bu durumun yalnızca fındık bahçelerini değil, aynı zamanda meraların maden sahası içine alınmasıyla hayvancılık faaliyetlerini de bitireceği ve bölgedeki göçü hızlandırarak kırsal ekonomiyi çökerteceği vurgulanıyor. Ayrıca, Fatsa’daki altın madeni ve Doğankent ilçesindeki Alagöz Holding’in maden projelerinin yarattığı tahribat, yaşanabilecek tehlikenin boyutlarına örnek olarak gösteriliyor.

Giresun ekonomisinin can damarını oluşturan fındık üretimi, tarım arazilerinin %64’ünü kapsıyor ve 100 bine yakın çiftçi ailesinin geçimini sağlıyor. 2025 yılı verilerine göre 1 milyar 3 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşan Giresun için bu maden projeleri, kısa vadeli kazançlar uğruna bölgenin uzun vadeli üretim kapasitesinin ve ekonomik sürdürülebilirliğinin yok edilmesi anlamına geliyor.

Bununla birlikte yöre köylülerinin mücadelesi sonucu Görele ve Tirebolu’da faaliyet göstermesi planlanan Alagöz Madencilik ile Bulancak’taki Akan Madencilik projeleri için yürütmeyi durdurma kararı alındığı da kamuoyuyla paylaşıldı.

“Kaybedecek Bir Karış Toprağımız Yok”

TEMA Vakfı da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Kaybedecek Bir Karış Toprağımız Yok” diyerek Giresun’un özgün iklimiyle çay ve fındık üretiminde büyük bir değer yarattığı, yanı sıra bitki örtüsü, yaylaları ve akarsularıyla da eşsiz bir doğa mirasına sahip olduğu vurgulandı.

Bu kadim coğrafyanın %85’inin 4. Grup Maden Ruhsatlı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bölgede devam eden madencilik faaliyetleri nedeniyle topraklarımız, havamız, suyumuz, biyolojik çeşitliliğimiz ve kültürümüz üzerindeki tehdit hızla büyüyor. 2025’te Meclis’ten geçen Torba Yasa’nın maden ruhsat süreçlerini hızlandırdığını ve izin mekanizmalarını doğa aleyhine şekillendirdiğini hatırlatıyor, doğamızı korumak için herkesi bu konuda sorumluluk almaya davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Açıklama, “Başta Tirebolu halkı olmak üzere toprağı, suyu, ağacı ve yaşamı savunan tüm yurttaşlarımızın yanındayız” ifadeleriyle noktalandı.