#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Eylem

Biyoçeşitlilik Kaybını Durdurmak için Yerel Eylem

Biyoçeşitliliğin korunmasına dair ülkelerin üzerinde uzlaştıkları kısa vadeli hedeflere ulaşmak için dört yıldan az bir zaman kalmışken, 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü 2026 kampanyasında “Küresel Etki için Yerel Eylem” temasıyla acil eylem çağrısında bulunuluyor.

Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü’nün 2026 yılı kampanyası, büyük değişikliklerin gerçekleşebilmesi için yerel alandaki eylemlerin ne kadar güçlü olabileceğine dikkat çekmeye çalışıyor. Aralık 2000’de Birleşmiş Milletler (BM) 22 Mayıs’ı “Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü” olarak kabul ederken, bu tarih, 22 Mayıs 1992’de Nairobi Nihai Senedi kapsamında Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi metninin kabul edilmesini anmak için seçildi.

Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü kapsamında, küresel toplum doğayla olan ilişkimizi yeniden değerlendirmeye çağrılıyor. Bu özel günle, tüm teknolojik ilerlemelerimize rağmen su, gıda, ilaç, giyim, yakıt, barınma ve enerji gibi temel ihtiyaçlarımız için tamamen sağlıklı ve canlı ekosistemlere bağımlı olduğumuz gerçeği bir kez daha hatırlatılıyor.

Aralık 2022’de Atılan Tarihi Adım

Genlerden ekosistemlere kadar tüm düzeylerde dünyadaki yaşam çeşitliliğini ifade eden ve yaşamı sürdüren evrimsel, ekolojik ve kültürel süreçleri kapsayabilen biyoçeşitliliğe saygı göstermeyi, onu korumayı ve onarmayı sürekli gündemde tutmamız gerekiyor. Bu bağlamda en büyük adımlardan biri ise Aralık 2022’de atıldı. Dünya ülkeleri, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi adlı doğayla ilişkimizi dönüştürmeye yönelik küresel bir plan üzerinde uzlaştı.

2030’a kadar 23 hedef ve 2050’ye kadar da doğa kaybını durdurup tersine çevirmeye yönelik dört küresel amaç belirlendi. Bu hedefler arasında; tahrip olmuş ekosistemlerin %30’unun restore edilmesi; kara, su ve denizlerin %30’unun korunması; istilacı yabancı türlerin girişinin veya yerleşmesinin %50 azaltılması ve 2030’a kadar biyoçeşitlilik için yılda 200 milyar doların harekete geçirilmesi yer alıyor.

Acilen Harekete Geçme Çağrısı Yapılıyor

Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü’nün yeni teması ise “Küresel Etki için Yerel Eylem” olarak belirlendi. Temanın merkezi fikri büyük değişimlerin yerel ölçekte başladığı üzerine kurulurken, böyle bir planın başarısının, toplulukların, kurumların ve hükümetlerin beraber yürüttükleri yerel eylemlerin gücüne bağlı olduğu ifade ediliyor.

Kampanyayla ayrıca topluluklar üzerinde bir tür aciliyet duygusu oluşturmak da amaçlanıyor çünkü bu yıl itibarıyla hem Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin kısa vadeli hedeflerine hem de Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lar) ulaşmak için dört yıldan daha az bir zaman kaldı.

Kara Alanlarının Yalnızca %17’si Koruma Altında

Biyoçeşitlilik çoğu zaman bitkilerin, hayvanların ve mikroorganizmaların geniş çeşitliliği olarak anlaşılsa da aynı zamanda her tür içindeki genetik farklılıkları da kapsıyor. Örneğin tarım ürünleri çeşitleri ve hayvan ırkları arasındaki farklılıklar gibi. Ayrıca göller, ormanlar, çöller ve tarımsal alanlar gibi ekosistem çeşitliliğini ve bu sistemlerdeki çoklu etkileşimleri de içeriyor.

Biyoçeşitlilik, medeniyetlerin üzerine kurulduğu temel unsurlardan biri olma özelliğini de taşıyor. Örneğin balıklar, yaklaşık 3 milyar insan için hayvansal proteinin %20’sini sağlıyor. İnsan beslenmesinin %80’inden fazlası bitkilerden geliyor. Gelişmekte olan ülkelerde kırsal bölgelerde yaşayan insanların %80’e kadarı temel sağlık hizmetleri için geleneksel bitki temelli ilaçlara bağımlı durumda.

Ancak bugün kara tabanlı çevrenin dörtte üçü ve deniz ortamının yaklaşık %66’sı insan faaliyetleri nedeniyle önemli ölçüde değişim geçirdi. Yaklaşık 1 milyon hayvan ve bitki türü artık yok olma tehdidi altında. Tüm bu gerçekliğe rağmen günümüzde kara alanlarının yalnızca %17’si ve deniz alanlarının yaklaşık %8’i koruma altında…