Dünya gıda üretiminin üçte bir israf edilirken, Sürdürülebilir Gastronomi Günü, hem bu israfın önüne geçmeyi hem de tükettiğimiz gıdanın nasıl üretildiği, yetiştirildiği ve sofralarımıza ulaşana kadar hangi süreçlerden geçtiğini dikkate alan bir mutfak anlayışını yaygınlaştırmayı amaçlıyor.
Bundan 10 yıl önce, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 18 Haziran tarihini “Sürdürülebilir Gastronomi Günü” olarak kabul etti. Bu özel günle sağlıklı beslenme ile sürdürülebilir gıda sistemleri arasındaki bağa dikkat çekilerek, yerel üretimi destekleyen, gıda israfını azaltan ve biyoçeşitliliği koruyan tüketim alışkanlıklarının önemi vurgulanıyor.
Gastronomi her ne kadar bazen bir tür “yemek sanatı” olarak tanımlansa da aynı zamanda belirli bir bölgeye özgü yemek pişirme tarzını da ifade edebiliyor. Başka bir deyişle, gastronomi çoğu zaman yerel yiyecekleri ve mutfak kültürünü kapsıyor. Sürdürülebilir gastronomi ise kullanılan malzemelerin nereden geldiğini, gıdanın nasıl üretildiğini ve yetiştirildiğini, pazarlara ve nihayet sofralarımıza ulaşana kadar hangi süreçlerden geçtiğini dikkate alan bir mutfak anlayışını ifade ediyor.
Sofradaki Lezzetin Temelini Yerel Ürünler Oluşturmalı
Sürdürülebilir Gastronomi Günü’nün bir önemi de sürdürülebilir şekilde üretilen yerel gıdaların tüketilmesinin, insanların geçim kaynakları, çevre ve ekonomiler üzerinde önemli bir fark yarattığına dair farkındalık yaratma çabası. 2050 yılına kadar dünyada 9 milyardan fazla insanın beslenmesi gerekecek. Ancak günümüzde küresel çapta üretilen gıdanın üçte biri kayboluyor veya israf ediliyor.
Yine bugün geldiğimiz noktada okyanusları, ormanları ve toprakları büyük ölçüde sürdürülemez biçimlerde kullanıyoruz. Hem üretici olarak doğal kaynakları daha dikkatli kullanmamız hem de tüketici olarak ne yediğimizi daha bilinçli seçmemiz gerekiyor. Örneğin yerel ürünlerin tüketilmesi, bir yandan yerel ekonomiyi güçlendirirken bir yandan da çiftçileri desteklemeye ve gıdanın taşınması sırasında ortaya çıkan seragazı emisyonlarının ve kaynak kullanımının azaltılmasına katkı sunuyor. Yerel ürünlere talep olması, çiftçilerin geçimlerini sürdürebilmesine de yardımcı oluyor.
Sürdürülebilir Gastronomi için Dört Çağrı
Yerel gıdaları ve pazarları önemsemek ayrıca geleneksel ürünleri, tarifleri ve kültürleri korumamıza da yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, sevdiğimiz yemeklerin yetiştirilmesi için harcanan kaynakların farkında olmamızı sağlıyor ve mutfak geleneklerinin yaşatılmasına katkı sunuyor.
Yerel ve mevsimlik gıdalara açık olmak, yerel işletmelerin de satın alma alışkanlıklarını değiştirmeye yardımcı olarak, örneğin balıkçıları ve çiftçileri desteklemeyi kolaylaştırıyor. Dolayısıyla Sürdürülebilir Gastronomi Günü kapsamında dört temel çağrı yapılıyor: Öncelikle yerel pazarları tercih etmenin, özellikle sayıları çok fazla olan küçük üreticilerin geçim kaynaklarını desteklemeye yaradığı hatırlatılıyor. Yanı sıra seyahatlerde de yerel yiyecekleri denemek, yaşanılan yerlerdeki mutfak geleneklerini yaşatmaya çalışmak ve gıda israfından kaçınmak da Sürdürülebilir Gastornomi Günü’nün diğer çağrıları arasında yer alıyor.







