#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Tropikal

Tropikal Bölgeler Zorluklarla Karşı Karşıya

Dünya nüfusunun büyük bölümünün ve dünya çocuklarının üçte ikisinin, 2050 yılına gelindiğinde tropikal bölgelerde yaşayacağı öngörülüyor. 29 Haziran “Uluslararası Tropikal Bölgeler Günü” de gezegenimizin ekosistemi açısından bu zengin bölgelerde yaşanan sorunlara dikkat çekmeye çalışıyor.

Biyoçeşitlilik bakımından gezegenimizin en zengin bölgeleri arasında yer alan tropikal bölgeler; iklim değişikliği, ormansızlaşma, ağaç kesimi, kentleşme ve demografik değişimler gibi birçok zorlukla karşı karşıya. Her yıl 29 Haziran tarihi ise tüm bu sorunlara dikkat çekerek çözümler üretmeyi teşvik etmek amacıyla “Uluslararası Tropikal Bölgeler Günü” olarak kabul ediliyor.

Dünyanın yaklaşık olarak Yengeç Dönencesi ile Oğlak Dönencesi arasında kalan bölgesi olarak tanımlanan bir alan olan tropikal bölgelerin hali, ilk defa 12 önde gelen tropik araştırma kurumunun işbirliğiyle hazırlanan ve 2014 yılında yayımlanan “Tropiklerin Durumu” adlı raporla gözler önün serildi. Hemen bir yıl sonra ise bu rapordan yol çıkarak Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu 29 Haziran tarihini “Uluslararası Tropikal Bölgeler Günü” olarak kabul etti.

Bu özel gün bir yandan tropik bölgelerin olağanüstü çeşitliliğini kutlarken, bu bölgelerdeki ülkelerin karşı karşıya olduğu zorluklara ve fırsatlara da dikkat çekiyor.

Bu Bölgeler Hayati Sorunlarla Karşı Karşıya

Tropikal bölgelerde yer alan ülkeler önemli ilerlemeler kaydetmiş olsa da Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lar) ulaşabilmek için çok çeşitli kalkınma göstergeleri ve veriler üzerinde yoğunlaşmayı gerektiren birçok zorlukla karşı karşıya.

Üstelik 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun büyük bölümü ve dünya çocuklarının üçte ikisinin bu bölgede yaşayacağı öngörülürken, tropiklerdeki sorunlarla mücadele daha da zorlaşacak. Nüfusun yanı sıra yüksek yoksulluk seviyeleriyle bağlantılı olarak, tropikal bölgelerde yaşayan daha fazla insanın dünyanın geri kalanına kıyasla yetersiz beslenme sorunu yaşıyor olması da bir başka sorun. İlaveten, gecekondu koşullarında yaşayan kentsel nüfusun oranı, tropikal bölgelerde dünyanın diğer bölgelerine göre daha yüksek. Dolayısıyla “Uluslararası Tropikal Bölgeler Günü” de, bu bölgelerdeki sorunları çözmeye yönelik her çabanın, küresel SKA’lara ulaşmada oynayacağı önemli rolün altını çizmeye çalışıyor.

Yenilenebilir Su Kaynaklarının Yarısından Fazlası Buralarda

Tropikal bölgeler tüm olumsuzluklara rağmen hâlâ çok önemli zenginliklere sahip. Örneğin bu bölgeler dünya mangrov ormanlarının alan bakımından yaklaşık %95’ine ve mangrov türlerinin %99’una ev sahipliği yapıyor.

Yine tropikal bölgeler, dünyanın yenilenebilir su kaynaklarının %54’üne sahip olmasına rağmen nüfusun neredeyse yarısı su stresi riskiyle karşı karşıya. Tropiklerde biyoçeşitlilik birçok bölgeden çok daha yüksek seviyelerde. Ancak biyoçeşitlilik kaybı da dünyanın diğer bölgelerine kıyasla tropiklerde daha fazla seyrediyor.