Yeni bir çalışma iklim krizi, gıda arz güvenliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve kırsal kalkınma gibi küresel gündemlerin etkisiyle tarım odaklı projelerin kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarında giderek daha fazla önem kazandığını gösteriyor. Sürdürülebilir Tarım ve Doğal Kaynakların Korunması teması ise modern tarım uygulamaları, onarıcı tarım, geleneksel tarım ve kent tarımını kapsayan projelerle %42,2 ile ilk sırada yer alıyor.
ARPR İletişim Danışmanlığı’nın 2021-2026 yılları arasında gerçekleştirilen projeleri inceleyerek eğitim, çevre, sağlık, gençlik, tarım, kadın ve teknoloji gibi alanlar için hazırladığı Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporları kapsamında, gençlik projeleriyle başlayan raporlarının ikincisi “Tarım” alanına odaklanıyor.
Çalışma ile tarım odaklı projelerin; iklim krizi, gıda arz güvenliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve kırsal kalkınma gibi küresel gündemlerin etkisiyle kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarında giderek daha fazla önem kazandığı gözlemlendi.
Sosyal Sorumluluk Projelerinin Yalnızca %6’sı Tarıma Odaklanıyor
Türkiye’de kurumlar tarafından hayata geçirilen yaklaşık 1.000 kurumsal sosyal sorumluluk projesinin yalnızca 52’si (%6) tarım alanında yürütülüyor. 13 farklı sektörden 42 kurumun geliştirdiği bu projeler ağırlıklı olarak çiftçi ve üreticileri (%69,2) hedeflerken; kadınlar (%38,5), gençler (%21,2), çocuklar (%7,7) ve kamuoyu (%1,9) da odak gruplar arasında yer alıyor.
Projeler; sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı, üreticilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi, yerel üretimi güçlendirerek verimliliği artırmayı amaçlıyor. Projelerin %75’inde eğitim aracılığıyla davranış değişikliği ve kapasite gelişimi destekleniyor.
“Sürdürülebilir Tarım ve Doğal Kaynakların Korunması” Teması İlk Sırada
Rapora göre, Sürdürülebilir Tarım ve Doğal Kaynakların Korunması teması, modern tarım uygulamaları, onarıcı tarım, geleneksel tarım ve kent tarımını kapsayan projelerle %42,2 ile ilk sırada yer alıyor. Bu temayı %20,3 ile Tarım Teknolojileri ve Dijitalleşme, %7,8 ile çiftçilere yönelik hibe ve kredi destekleri, %6,3 ile üniversite öğrencilerine yönelik mentörlük ve mesleki gelişim projeleri ve %4,7 ile çiftçilere yönelik finansal okuryazarlık eğitimleri takip ediyor. Çocuklara yönelik çevre bilinci çalışmaları, pazara erişim uygulamaları ve çiftçilere yönelik sosyal destek projelerini kapsayan Diğer kategorisi ise %12,5 paya sahip.
İncelenen projelerde öne çıkan bir diğer nokta; kurumların ham madde tedarikiyle ilişkili olarak spesifik ürünlerin (ayçiçeği, buğday, patates, zeytin gibi 14 ürün) tarımsal faaliyetlerini desteklemesi oldu. Kurumlar böylece ham madde tedarikini güçlendirirken tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine ve kırsal kalkınmaya da katkı sağlıyor.
Tarım alanında hayata geçirilen kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin Türkiye genelindeki coğrafi dağılımı incelendiğinde projelerin; Marmara, İç Anadolu ve deprem bölgesinde yoğunlaştığı gözlemlendi. En fazla projenin yürütüldüğü iller ise İzmir (14 proje), Konya (14), İstanbul (12), Hatay (10) ve Şanlıurfa (7).







