#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Küresel

Küresel Ekonomik Görünümde “Enerji Şoku” Riski Ön Planda

Güncel bir rapor, 2026-2028 yıllarının küresel ekonomik görünümünde, Orta Doğu’da yeni bir enerji şokunu üç temel riskten biri olarak sıralıyor. İlk senaryoda enerji şoku riski ele alınırken, Körfez’den ihracat akışlarının Hürmüz Boğazı ve çevresinde kademeli olarak normalleşmesiyle Brent petrolün 2026’nın dördüncü çeyreğinde ortalama 87 dolar/varil seviyesinde gerçekleşmesi ve 2027’de ortalama 76 dolar/varile gerilemesi bekleniyor.

Allianz Trade’in her çeyrekte güncellediği Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonomi aynı anda birçok farklı gerilimle karşı karşıya. Önümüzdeki döneme ilişkin belirleyici soru ise bu gerilimlerin kontrollü bir şekilde çözülüp çözülmeyeceği ya da birbirini besleyerek daha da güçlenip güçlenmeyeceği. Bir başka ifadeyle, “İşler düzelmeden önce daha da kötüleşebilir.” Güncellenen 2026-2028 Küresel Ekonomik Görünüm Raporu, üç temel riske dikkat çekiyor: Orta Doğu’da yeni bir enerji şoku; ABD, Japonya ve Avrupa’ya yayılan tahvil satışları ve yapay zeka yatırım patlamasına ilişkin yeniden artan soru işaretleri.

Öte yandan ekonomistler bu faktörlerin hiçbirinin henüz reel ekonomiyi rayından çıkarmadığının da altını çizdi. İkinci çeyrek büyümesi yukarı yönlü sürpriz yaptı; Avrupa’da net ihracat ve Almanya’nın teşvikleri, ABD ve Asya’da ise yapay zeka bağlantılı güçlü yatırımlar büyümeyi destekledi.

Raporda ayrıca, jeopolitik gerilimlerin düzensiz biçimde çözülmesi ihtimaline dayanan üç aşağı yönlü risk senaryosu ve bu senaryoların ekonomi ile sermaye piyasaları üzerindeki olası etkileri de modellendi.

Enerji Piyasalarında Yeniden Denge Sağlanabilir mi?

İlk senaryoda enerji şoku riski ele alındı. Ekonomistler, çatışmanın kontrol altında kalması durumunda alternatif rotaların devreye girmesi, talepteki gerileme ve alternatif arz kaynaklarının enerji piyasalarında yeniden denge sağlayabileceğini öngörüyor. Bu gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmesi ve buna bağlı olarak enflasyon şokunun etkisini sınırlaması bekleniyor.

İkinci senaryo ise tahvil piyasalarında satış baskısı riskine odaklanıyor. Raporda, enflasyonun ücretler üzerinde belirgin bir baskı yaratmadan daha ılımlı bir seyir izleyeceği ve kamu tahvili piyasalarının yüksek ihraç hacmini, risk primlerinde sert ve düzensiz bir yükselişe yol açmadan absorbe edebileceği varsayılıyor.

Ekonomistlerin değerlendirdiği üçüncü senaryoda ise yapay zeka yatırımlarındaki sermaye harcamaları döngüsünün yavaşlama riski öne çıkıyor. Rapora göre, yapay zeka yatırımlarının büyüme hızının bir miktar ivme kaybetmesi ve harcamaların 2028 yılında 1 trilyon dolar ile zirveye ulaşması bekleniyor. Bu süreçte değer yaratımının odağının altyapı kurulumundan yapay zekanın kullanımı, yaygın biçimde benimsenmesi ve sağladığı verimlilik artışlarına doğru kayacağı öngörülüyor.

Türkiye Ekonomisinin Büyüme Hızı Yavaşladı

Raporda Türkiye ekonomisinin ise büyüme hızının belirgin şekilde yavaşladığı vurgulandı. Türkiye’nin GSYH’sinin 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yalnızca %2,3 büyüdüğüne dikkat çekilirken, 2026’nın tamamında %2,7 büyüme kaydetmesi beklendiği ifade edildi. Ekonomistlere göre Türkiye ekonomisi 2027 yılında ise %3,6 büyüme kaydedecek. Ancak bu, büyük ölçüde enflasyonun ikna edici bir düşüş patikasına girmesine bağlı. Türkiye’de faizlerde anlamlı bir gevşeme de enflasyon belirleyici olacak. Ayrıca rapora göre Türkiye’de enflasyon 2026’nın üçüncü çeyreğinde yaklaşık %32 seviyesinde seyrediyor ve yıl sonunda ise %30’a doğru gerilemesi bekleniyor. Yüksek enflasyonun; tüketici talebini baskıladığı, ticari rekabet gücünü aşındırdığı, şirketlerin kâr marjlarını sıkıştırdığı da raporda vurgulanıyor.

Raporda, küresel GSYH büyümesinin ise 2025’teki %3 seviyesinden 2026’da %2,6’ya yavaşlamasının, 2027’de de %2,8’e çıkmasının beklendiği belirtildi. Küresel büyümede 2028 tahmini ise %2,6. ABD’de büyümenin 2026’daki %2,1’den 2028’de %1,8’e gerilemesi; Euro Bölgesi’nde %1’den %1,3’e çıkması; Asya’nın ise yaklaşık % 4,4 ile küresel büyümenin lokomotifi olmaya devam etmesi de öngörüler arasında.

Körfez’den ihracat akışlarının Hürmüz Boğazı ve çevresinde kademeli olarak normalleşmesiyle Brent petrolün 2026’nın dördüncü çeyreğinde ortalama 87 dolar/varil seviyesinde gerçekleşmesi ve 2027’de ortalama 76 dolar/varile gerilemesi de beklentiler arasında.