Aşırı yoksulluğun sona erdirilmesine yönelik ilerlemenin durakladığı uyarısında bulunan bir BM raporuna göre, 2026 yılında yaklaşık 826 milyon insan, yani dünya nüfusunun %10’u, aşırı yoksulluk içinde yaşamayı sürdürüyor. 17 Ekim Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü bu yılki kampanyasında, yoksulluk ile güvenli konut arasındaki bağa dikkat çekerek, konut hakkının bir insan hakları önceliği haline getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1992 yılında, tüm devletleri, ulusal koşulları da dikkate alarak, yoksulluk ve yoksunluğun ortadan kaldırılmasına yönelik somut faaliyetleri teşvik etmek amacıyla 17 Ekim tarihini “Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü” olarak kabul etti.
Bu özel gün, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için herkesin yoksulluğa ve ayrımcılığa son verme çabasında bir araya gelmesi gerektiğini vurguluyor. Böyle bir gelecek, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama olanaklarını tehlikeye atmadan bugünün ihtiyaçlarının karşılanmasını esas alıyor.
Dünya Nüfusunun %10’u Aşırı Yoksulluk İçinde Yaşamayı Sürdürüyor
BM’nin hazırladığı 2026 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Raporu ise aşırı yoksulluğun sona erdirilmesine yönelik ilerlemenin durakladığı uyarısında bulunuyor. Rapora göre 2026 yılında yaklaşık 826 milyon insan, yani dünya nüfusunun %10’u, aşırı yoksulluk içinde yaşamayı sürdürüyor.
Yoksulluk yükü giderek Sahraaltı Afrika’da ve kırılganlıkların yaşandığı, çatışmalardan etkilenen ülkelerde yoğunlaşıyor. Rapor, yoksulluğun sona erdirilmesine yönelik ilerlemeyi hızlandırmak için hedef odaklı yatırımlar yapılması, sosyal korumanın güçlendirilmesi ve daha kapsayıcı ekonomik fırsatlar yaratılması çağrısında bulunuyor.
2,8 milyarı Aşkın İnsan Barınma Sorunuyla Karşı Karşıya
“Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü” 2026 kampanyası ise “Herkes için Güvenli Konutlar” sloganıyla, yeterli konutun, güvenliğin, toplumsal yaşama katılımın ve onurlu bir yaşamın temelini oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Dünya genelinde 2,8 milyardan fazla insan, barınma koşullarındaki yetersizliklerin çeşitli biçimleriyle karşı karşıya. Yoksulluk ve dışlanmayı halihazırda deneyimleyen insanlar bu durumun en ağır yükünü taşıyor. Güvenli ve istikrarlı bir konut olmadan sağlık hizmetlerine, eğitime ve istihdama erişmek; toplumsal yaşama katılmak çok daha zor hale geliyor.
Üç Önemli Eylem Alanı Belirlendi
2026 temasıyla üç temel eylem alanı öne çıkarılıyor: Bunların ilkinde, güvenli konutu bir insan hakları önceliği haline getirerek, bu konuya yönelik kamu politikalarında ve bütçelerde gereken önceliğin verilmesi gerekliliği vurgulanıyor.
Bir diğer eylem alanı ise politikaları yoksulluk yaşayan insanlarla birlikte tasarlamak üzerine kurulu. Kampanya kapsamında, sembolik istişarelerin ötesine geçerek yoksulluk ve barınma dışlanması yaşayan insanların konut politikalarının tasarımına, uygulanmasına ve değerlendirilmesine doğrudan dahil edilmeleri gerekliliğine dikkat çekiliyor.
Yanı sıra herkes için güvenli konutlar sağlamak üzere kaynakları harekete geçirmek de bir diğer amaç olarak öne çıkıyor. Hiç kimsenin geride bırakılmamasını güvence altına alırken güvenli, erişilebilir ve karşılanabilir konutlara erişimi genişletmek için kamu finansmanını ve diğer kaynakları güçlendirme gerekliliğinin altı çiziliyor.







