#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
İklim Ağı

İklim Ağı: “Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı Yeniden Düzenlenmeli”

Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı’nın “katılımcılık”, “istihdam güvencesi” ve “kömür bölgelerinin ekonomik dönüşümü” açısından önemli eksiklikler taşıdığını belirten İklim Ağı, taslağın yeniden düzenlenmesini talep etti.

İklim alanında çalışan 17 sivil toplum kuruluşundan oluşan İklim Ağı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hazırladığı Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı’nın kömür bölgelerinde adil geçiş ihtiyacına çözüm sunmadığını belirtti. İklim Ağı, taslağın “katılımcılık”, “istihdam güvencesi” ve “kömür bölgelerinin ekonomik dönüşümü” açısından önemli eksiklikler taşıdığına ve adil geçiş ihtiyacına yanıt vermediğini dile getirdi.

“İşçiler Çok Daha Kötü Çalışma Koşullarına Mahkum Ediliyor”

Sivil toplum kuruluşları yaptıkları açıklamada; 2022 yılından bu yana sürdürülen hazırlık sürecinde, iklim alanında çalışan sivil toplumun taleplerinin dikkate alınmamasının adil geçişin temel ilkelerinden biri olan katılımcılığı zedelediğine dikkat çekerek, kömür bölgelerindeki çalışma koşullarına değindi: “Son yıllarda kömür madencileri ve kömürlü termik santral işçileri Eskişehir, Ankara, Afşin Elbistan, Soma, Yatağan, Çayırhan’da özelleştirme, üretim daralması/kapanma gibi sebeplerle ya işten çıkarılıyor ya da zaten iş güvenliğinin olmadığı sektörde maaşlarının ödenmemesi, düşük maaş gibi sorunlarla çok daha kötü çalışma koşullarına mahkum ediliyor.”

İklim Ağı, kömür sektöründeki daralmadan çalışanların yanı sıra bölge halkının da etkilendiğine işaret ederek, uzun vadeli önlemlerin ortaya konulmamasının, dönüşümün yükünü krizde en az sorumluluğu olan kesimlerin taşımasına yol açtığını aktardı.

“Tespitlerin Somut Eylemlerle Desteklenmesi Gerekiyor”

İklim kriziyle mücadele sürecinin, fosil yakıtlardan aşamalı çıkışın yanında, yenilenebilir enerji temelli bir enerji dönüşümü ve ağır sanayinin yeniden yapılandırılması yoluyla yeni iş alanları yarattığını hatırlatan sivil toplum kuruluşları, öte yandan bu dönüşümün gerekli hazırlık ve planlama olmadan gerçekleşmesi durumunda ise işçilerin güvencesiz koşullarla karşı karşıya kaldıklarının altını çizdi.

İklim Ağı, taslakla ilgili şu değerlendirmede bulunuldu: “Taslak strateji belgesi kömürden elektrik üretimindeki dönüşümün çalışanlar ve yerel topluluklar üzerindeki olası etkilerini tanımlıyor. İstihdam ve gelir kayıplarına dikkat çekmesi; sosyal koruma, yeniden beceri kazandırma ve bölgesel ekonomik çeşitlendirme başlıklarını gündeme getirmesi adil geçiş politikalarının geliştirilmesi açısından önemli bir başlangıç sunuyor. Ancak, bu tespitlerin söz konusu sorunlara yanıt verecek somut eylemlerle desteklenmesi de gerekiyor.”

Taslağın kadın istihdamına ayrı bir bölüm ayırmasının ve bakım hizmetlerini adil geçişin “destekleyici sosyal altyapısı” olarak tanımlamasının önemli olduğunu belirten sivil toplum kuruluşları, bununla birlikte söz konusu yaklaşımın, dönüşümün toplumsal cinsiyet boyutunu bütünlüklü biçimde ele almak için yeterli olmadığını ifade etti: “Taslak, dönüşümden en fazla etkilenmesi beklenen gruplardan biri olarak kömür değer zincirinde çalışan 35-55 yaş arası tam zamanlı erkek çalışanlar öne çıkıyor. Buna karşılık, işten çıkarmaların ve gelir kayıplarının hanelerde yarattığı etkiler, ücretsiz bakım emeğinin artması ve kömür bölgelerinde yaşayan kadınların istihdam olanakları görünmez kalıyor.”

“Kömürü Stratejik Bir Maden Olarak Tanımlayan Taslak Temel Bir Çelişkiye Düşüyor”

Taslağın kömürü stratejik bir maden olarak tanımlayarak temel bir çelişkiye düştüğüne dikkat çeken İklim Ağı, “Metinlerde, kriz içindeki kömür sektörü ve kömür bölgelerinin dönüşümünü sağlayacak somut bölgesel eylemler yer almıyor. Kömürden planlı bir adil çıkış sürecinde hangi bölgelerde hangi yeni istihdam alanlarının yaratılacağı, çalışanların gelir ve istihdam güvencesinin nasıl sağlanacağı, yerel ekonomilerin nasıl güçlendirileceği belirsiz” ifadelerini kullandı.

İklim Ağı, Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı’nın kömürden çıkış takvimini, kömür bölgelerine yönelik somut eylemleri ve işçiler ile etkilenen toplulukların haklarını güvence altına alan politikaları içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca kömür bölgelerine yönelik planların çocuk ve yaşlı bakım hizmetlerini de içermesi gerektiğini belirterek, eylem planındaki tüm göstergelerin, uygulamanın kadınlar ve erkekler üzerindeki etkilerinin ayrı ayrı izlenebilmesini sağlayacak biçimde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.