Günümüzden 30 yıl önce Karadeniz’e kıyısı olan altı ülkenin temsilcileri İstanbul’da bir araya gelerek ortak bir eylem planını kabul ettiler ve 31 Ekim Uluslararası Karadeniz Günü resmen başlamış oldu. Gün, temel olarak Karadeniz’in korunmasının yalnızca tek tek ülkelerin değil, tüm kıyı ülkelerinin ve bölgede yaşayan insanların ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekiyor.
Karadeniz’in korunmasına yönelik bölgesel iş birliğinin hukuki temeli, 21 Nisan 1992’de Bükreş’te imzalanan Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi ile atıldı. Bükreş Sözleşmesi olarak bilinen bu anlaşmaya Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Türkiye ve Ukrayna taraf oldu. Sözleşme, deniz kirliliğinin azaltılması ve Karadeniz ekosisteminin korunması için ortak bir çerçeve oluşturdu.
31 Ekim 1996’da ise altı ülkenin çevre bakanları, İstanbul’da düzenlenen konferansta Karadeniz’in Rehabilitasyonu ve Korunması için Stratejik Eylem Planı’nı kabul etti. Bu tarih, “Uluslararası Karadeniz Günü”nün başlangıcı oldu. Bu yıl, gün kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklerde Karadeniz’in korunmasına yönelik bölgesel iş birliğinin 30. yılına varmasına dikkat çekilecek. Ve günün başlangıcının 1996 yılında, altı Karadeniz ülkesinin imzaladığı Karadeniz’in Rehabilitasyonu ve Korunması için Stratejik Eylem Planı’na dayandığı anımsatılacak.
Öncelik Kirliliği Önlemek
Uluslararası Karadeniz Günü, temel olarak Karadeniz’in korunmasının yalnızca tek tek ülkelerin değil, bütün kıyı ülkelerinin ve bölgede yaşayan insanların ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekiyor. Bu bağlamda da öncelikle karasal kaynaklardan, nehirlerden ve deniz taşımacılığından kaynaklanan kirliliği önlemek amaçlanıyor.
Deniz canlılarını, doğal yaşam alanlarını ve ekosistemleri korumak, başta balıkçılık olmak üzere deniz kaynaklarını sürdürülebilir yönetmek, altı kıyı ülkesi arasında çevre politikalarını, bilimsel araştırmaları ve izleme çalışmalarını geliştirmek de diğer amaçlar arasında yer alıyor.
Bu amaçlar doğrultusunda Karadeniz Kirliliğe Karşı Korunma Komisyonu (Black Sea Commission), Bükreş Sözleşmesi’nin uygulanmasını koordine eden bölgesel hükümetler arası kurum olmayı sürdürürken, komisyonun belirlediği öncelikler arasında kirliliğin azaltılması, deniz biyoçeşitliliğinin korunması, ötrofikasyonun önlenmesi ve su kalitesinin iyileştirilmesi bulunuyor.







