#ekoIQ Enerji AB Net Sıfır Geçişini Bir Enerji Güvenliği Aracı Olarak Kullanıyor
Enerji

AB Net Sıfır Geçişini Bir Enerji Güvenliği Aracı Olarak Kullanıyor

enerji güvenliği

Bir analize göre Avrupa Yeşil Mutabakatı’ndaki yasaların hayata geçirilmesiyle birlikte Avrupa Birliği’nin fosil yakıtlardan geri dönülemez şekilde uzaklaşması ve ekonomisinde büyük dönüşüm yaşanması bekleniyor. Uzmanlar, Avrupa Birliği’nin jeopolitik tehditlere karşı net sıfır geçişini bir enerji güvenliği aracı olarak kullanarak doğru stratejik seçeneği benimsediğini belirtiyor.

Enerji düşünce kuruluşu Strategic Perspectives’in Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın bloğun enerji güvenliği, elektrik fiyatları, istihdam ve yatırım ihtiyaçlarını nasıl etkileyeceğine ilişkin analizine göre, temiz enerji dönüşümüyle Avrupa Birliği (AB) ekonomisinde büyük dönüşüm bekleniyor.

Ana Elektrik Kaynakları Olarak Rüzgar ve Güneş

Yeşil Mutabakat kapsamında 2030’a dek en az %55 net emisyon azaltımına ulaşılmasını sağlayacak yasaların uygulanmasıyla rüzgar ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretiminin %55’ini karşılayarak ana elektrik kaynakları olacağı hesaplanıyor. AB’nin fosil yakıtlardan geri dönülemez şekilde uzaklaşacağı ve AB genelinde gaz tüketiminin en az %31 düşeceği öngörülüyor. Bu düşüşün Almanya’nın Ukrayna savaşından önceki yıllık gaz tüketimiyle yaklaşık aynı seviyede olduğu hesaplanıyor.

Yaklaşık 29 Milyon Elektrikli Araç Yola Çıkacak

Yeşil Mutabakat sonrasında AB ülkelerinde en az 58 milyon ısı pompasının kurulması ve yaklaşık 29 milyon elektrikli aracın yollarda olması öngörülüyor. Temiz enerji çözümlerinin benimsenmesiyle Avrupa’da hane halkının ortalama enerji harcamalarının bütçeleri içinde geçen yıl %8,6 olan payının 2030’da %6,1’e düşeceği tahmin ediliyor. Bu dönemde ortalama elektrik fiyatlarının %7 düşeceği hesaplanıyor. Temiz enerji dönüşümünün AB ülkelerinde en az net 447 bin istihdam yaratma potansiyeli de bulunuyor.

“Tüketim Geri Dönülmez Bir Şekilde Azalıyor”

Strategic Perspectives İcra Direktörü Linda Kalcher, analize ilişkin değerlendirmesinde, Yeşil Mutabakat’ın gerçeğe dönüştürülmesinin daha fazla enerji güvenliği ve ekonomik refah getireceğini belirtti. Kalcher, “Güneş ve rüzgar enerjisi son 20 yıla oranla üç kat daha hızlı bir şekilde kullanılmaya başlanacak. Bu da sanayi için elektrik fiyatlarını düşürecek ve rekabet gücünü artıracaktır. AB’ye gaz, kömür ve petrol ihraç etmek isteyen ülkeler kendilerini kandırmasınlar, tüketim geri dönülmez bir şekilde azalıyor” dedi.

“Petrol, Gaz ve Kömür Enflasyonun Ana Nedenleri”

Strategic Perspectives Direktörü Neil Makaroff mutabakatın hayat pahalılığına karşı bir kalkan görevi gördüğünü belirterek petrol, gaz ve kömürün yüksek enflasyonun ana nedenleri olduğunu vurguladı. Makaroff şunları söyledi: “Sınırlı gaz ve petrol kaynaklarına sahip bir kıta olarak AB, jeopolitik tehditlere karşı net sıfır geçişini bir enerji güvenliği aracı olarak kullanarak doğru stratejik seçeneği benimsiyor. Yeşil Mutabakat, Almanya’nın yıllık gaz tüketimine eşdeğer bir miktarı sadece yedi yılda azaltacaktır.”

About Post Author