Enerji

Akbelen’de Mahkeme Maden Ocağı Davasını Reddetti: “Kararı Kabul Etmiyoruz”

Akbelen

Akbelen’de köylülerin ve tüzel kişilerin açtığı maden işletme ruhsatı iptali ve YK Enerji’ye verilen iznin iptali davalarını mahkeme itiraz yolu açık olmak üzere reddetti. Kararın taraflara tebliğ edilmesinin ardından İkizköy Çevre Komitesi Akbelen Ormanı’nı katletmenin kılıfı olarak gördüğü bu kararı kabul etmediğini açıkladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı 28 Kasım 2020 tarihinde Akbelen Ormanı’nı linyit madeni açılması için 28 Aralık 2021’e kadar YK Enerjiye tahsis etti. İkizköylüler ve yaşam savucuları açtıkları davalar ve Akbelen Ormanı’nda tuttuğu nöbet ile yıkımın önüne geçmeye çalıştı.

İkizköy Çevre Komitesi dava kararlarının taraflara tebliğ edilmesinin ardından Akbelen Ormanı’ndaki sürece dair açıklamada bulundu. Açıklamaya göre, yapılan birinci keşifte hakim, İkizköylüleri savunan avukat ve uzmana hakaretlerde bulundu. İkinci keşif ise Resmi Gazetede yayımlanan zeytinlikleri madenciliğe açan Maden Yönetmeliği değişikliğinin tehdidi ile gerçekleştirildi. 1 Mart 2022’de yapılan keşif sonucunda işini tarafsız şekilde gerçekleştiren bilirkişiler dava konusu tahsis izninin açıkça hukuka aykırı olduğunu şu gerekçelerle ortaya çıkarttı:

  • “Akbelen Ormanının ekolojik koridor olarak muhafaza edilmesi zaruriyeti ve rehabilitasyon çalışmaları ile mevcut orman yapısının tekrar geri getirilmesinin mümkün olmadığndan, madencilik faaliyetleri nedeniyle önemli düzeyde ormanlık alanın ve orman ekosistem bütünlüğünün zarar göreceği”
  • “Ocak alanı ile Akbelen ormanı alanı arasındaki tarım alanlarının zarar göreceği, madencilik faaliyetleri nedeniyle önemli düzeyde toz emisyonunun oluşacağı”
  • “Bilhassa yörede çıkan orman yangınları alan da ve yakın çevresinde bulunan hayvan türlerinin barınma, üreme ve beslenme faaliyetlerinin devamlılığı açısından bu doğal ormanları kullanıyor olmaları sebebiyle önem arz ettiği, Alanda yürütülecek maden faaliyeti sonucunda söz konusu orman ve içerisinde var olan ekosistem geri dönüşümü olmayacak şekilde ortadan kalkacağı”
Bilirkişi Keşifine Gidildi

İkinci keşifin ardından İkizköylüler ve yaşam savunucuları davanın kabulünü bekliyordu ancak 3. Keşfe gidilme kararı verildi. Yapılan 3. Keşif sonrasında düzenlenen raporu görünce neden bu keşife gerek duyulduğunun anlaşıldığını açıklamasında aktaran İkizköy Çevre Komitesi şu yorumda bulundu: “Bilirkişiler kendi uzmanlık alanlarını ve varlık nedenlerini unutarak, sadece Akbelen Ormanı’nın maden ocağı haline getirmeyi amaçlayan, bilimsellikten uzak, çevre hukukunun ilke ve kurallarından bihaber rapora imza atabildiler. Bizce bilirkişilerin görevlerini kötüye kullanarak düzenledikleri raporla Akbelen Ormanın idam fermanı hazırlandı. 1 Aralık 2022 tarihinde yangın bahanesiyle ormana kesim için girilmesi üzerine verilen 8 Ağustos 2021 tarihinden beri devam eden yürütmeyi durdurmanın kaldırılması kararı verildi.”

Bu süreç devam ederken Akbelen Ormanı’nın da bulunduğu 23.307,48 Hektarlık alan için verilen ve süresi aslından 28 Aralık 2021’de biten maden işletme ruhsatı ve işletme izninin süresinin 2041 yılına kadar uzatıldığı ortaya çıktı. İkizköylüler bu uzatma işlemi için de dava açtı.

Seçimin Ardından Tıraşlama Başlatıldı

İkizköy Çevre Komitesi’nin yaptığı açıklamaya göre bu yılın ilk yarısında Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekiliği seçimlerinin yaklaşması nedeniyle Akbelen Ormanı’na giriş yapma cesareti gösterilemedi. Ancak seçimlerden aynı iktidarla devam etme sonucunun çıkması ardından 24 Temmuz 2023 sabahı saat 05.30’da yüzlerce kolluk kuvvetinin korumasında kesim ekipleri ormana girdi ve kesime karşı çıkanlara en temel insan hakları ihlal edilerek müdahale edildi. Tahsis izninin ise 2031’e kadar uzatıldığı sonradan ortaya çıktı. Hem yurt içinden hem yurt dışından gelen toplumsal tepkilere karşın süratle orman tıraşlama işlemi gerçekleştirildi. Kesimin başlamasının ardından geçen ilk 6 günde Akbelen Ormanı’nın yaklaşık %75’lik bölümü yok edildi. Bu sırada mahkeme Akbelen savunucularının yürütmeyi durdurma taleplerine karşı sessiz kaldı.

Anayasanın 2., 36., 56., 125. ve 169. maddelerinin yok sayıldığı ve demokratik hukuk devletinde olmaması gereken “ben yaptım, oldu” tavrının uygulanması gerekçesiyle TBMM 8 Ağustos 2023’te olağanüstü toplantı gerçekleştirdi.

Nöbet Alanı Talan Edildi

Ormanın tıraşlanmasının ardından linyit maden ocağının çabucak açılması adına 12 Eylül 2023’te kolluk kuvvetleri sözleşmeyle kullanılan özel mülk üzerinde kurulu nöbet alanına hukuka aykırı olmasına karşın müdahale etti. Yapılan müdahalede Milas Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri çadırları, konteynırı ve diğer eşyaları alandan tahliye etti ve uluslararası basına yansımış olan sivil orman nöbeti dağıtıldı. Müdahale sırasında alanda tek başına nöbette olan Ahmet Tatar ise kötü muamele ile gözaltına alındı. Bu işlemler sırasında nöbet alanını kullanma hakkı olan, oradaki eşyaların emanet edildiği direnişçiler alana alınmadı.

14 Eylül günü Milas Sulh Hukuk Mahkemesi ile delil tespiti için alana gidildi. Ancak avukatların dahi alana girişi engellendi. İkizköy Çevre Komitesi delil tespiti ardından karşılaştıkları manzarıyı şu kelimelerle anlattı: “Orası artık orman nöbet alanı değildi, ilmek ilmek dokunan alandaki yaşamı savunma evi dağıtılmıştı. Alanın zeminine mıcır dökülmüş, iki tane yeni konteynır konulmuş, bir tanesinin üzerine bayrak çekilmiş, üzerine ‘TC Milas Kaymakamlığı Jandarma Asayiş Noktası’ yazılmıştı. Yakından bakıldığı zaman bir metal etikette  ‘YENİKÖYKEMERKÖY’ (barkod) ‘703384’ yazılıydı. Şimdi bu hukuksuzlukları, suçları örtmek için, ormanı yok eden Orman İşletme Müdürlüğü’nün başvurusu ile orman savunucularına karşı ormana zarar vermekten soruşturmalar açılıyor.  Nöbet alanından alınan eşyalar hakkında ise el koyma kararı verildi. Ormanı yok edenlerin şikayeti ile ormanı koruma eylemi ormana zarar verme suçuna dönüştürülmeye çalışılıyor.”

Duruşma Süreçleri

11 Ekim’de maden işletme ruhsatı iptali ve YK Enerji’ye verilen iznin iptali davalarının duruşmaları gerçekleştirildi. Duruşmalar sırasında Akbelen’deki sürecin mahkemeye tek tek anlatıldığını ifade eden İkizköy Çevre Komisyonu, “Demek ki boşa konuşmuşuz, Mahkemeden iki davamız için de ‘davanın reddi’ kararını aldık” diyerek mahkeme kararını paylaştı. Karara göre Akbelen Ormanı’ndaki alanın maden olarak işletilmesi “kamu yararı” taşırken “ÇED kapsam dışı” kararına bir aykırılık bulunmadı. Maden işletme ruhsatı ve maden işletme izni ise 10.03.2041 tarihine dek uzaltıldı. Yapılan açıklamanın sonunda meşru ve haklı mücadeleye devam edileceğinin vurgulanmasıyla birlikte mahkeme kararına dair şu bölümlere yer verildi:

  • “Akbelen Ormanı sahasından çıkarılacak madenin termik santral işletimi ve bu santraldeki ciddi oranda elektrik üretimi için zorunlu hammadde teşkil ettiği, enerji tedariki ve güvenliği açısından bu alandaki madenin/kömürün çıkarılmasının zorunluluk ve büyük önem arz ettiği, bu alanın maden olarak işletilmesinde açık ve önemli kamu yararı bulunduğu, ayrıca orman sahasındaki maden/kömür çıkarımı sonrasında müdahil şirketin gerekli orman rehabilitasyonunu yapmasının mevzuata göre meburi olduğu, bu hususta hazırlanan rehabilitasyon projesinde de aykırı/eksik bir durumun tespit edilemediği”
  • “ÇED Yönetmeliği’ne göre davaya konu açık ocak kömür madencilik faaliyetinin Yönetmelik hükümlerinden muaf durumda olduğu ve işletme hakkında “ÇED KAPSAM DIŞI” kararının bulunduğu, dolayısıyla bu yönüyle dava konusu işlemde çevre (ÇED) mevzuatına aykırı bir durumun bulunmadığı”
  • “Maden işletme ruhsatının ve maden işletme izninin dayanağı olan asıl ruhsat ve iznin temdit edildikleri tarihe kadar geçerli olduğu hususları dikkate alındığında, 3213 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında usulüne uygun olarak düzenlenen ve son olarak da ruhsat bitim tarihi olan 10/03/2041 tarihine kadar temdit edildiği (uzatıldığı) anlaşılan davaya konu işlemlerde (maden işletme ruhsatında ve maden işletme izninde) hukuka aykırılık bulunmadığı”
TİP Kötü Muamele Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu

Türkiye İşçi Partisi Muğla İl Yönetimi ise, Akbelen Ormanı’nda gerçekleştirilen tıraşlama işlemini protesto ederken gözaltına alınan 2 kişinin kötü muamele ve işkence uygulanmasına maruz kalması üzerine kötü muamelede sorumluluğu bulunan yetkililer ve bu hukuksuzluğa göz yumanlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

29 Temmuz’da dayanışmaya destek vermeye giden iki parti üyesinin maruz kaldığı şiddet hakkında basın açıklamasında bulunan Avukat Alev Öztürk 19 Ekim 2020’te yapılan bu suç duyurusunun yalnızca kötü muameleyle karşı karşıya kalan iki parti üyesi için değil tüm yaşam savunucuları için yapıldığını vurguladı.

About Post Author