#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Mikroplastik

Akdeniz Kıyılarında Mikroplastik Alarmı: Mevcut Kirliliğin 60-65 kat Üzerinde!

Yeni bir rapor, Akdeniz kıyılarında son dönemde artan plastik kirliliğinin plastik atık ithalatı, geridönüşüm tesisleri ve yoğun yağışların etkisiyle oluştuğunu gösterdi. Raporun kamuoyuna duyurulduğu toplantıda, mikroplastik kirliliğinin ciddi bir çevre sorunu haline geldiği vurgulanarak, özellikle bazı noktalarda kirlilik miktarının Akdeniz’deki mevcut kirliliğin 60-65 kat üzerinde olduğu aktarıldı.

Akdeniz kıyılarındaki plastik atık sorunu insan sağlığını, çevreyi ve bölge ekonomisini tehdit ediyor. Bu yaz özellikle Antalya’nın Alanya ilçesindeki plastik kirliliği dikkat çekerken, Akdeniz kıyılarında 2026’da artan mikroplastik kirliliğinin Alanya’daki etkilerine ilişkin bir bilimsel rapor hazırlandı.

Acil Önlem Çağrısı

Rapor, Alanya Belediyesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Akdeniz Kıyılarındaki Plastik Kirliliğine İlişkin Bilimsel Araştırma Raporu, kirliliğin büyük ölçüde bölge dışındaki kaynaklardan taşındığını ortaya koydu. Uzmanlara göre kirlilik; plastik atık ithalatı, geridönüşüm tesisleri ve yoğun yağışların etkisiyle oluştu. Bilimsel verilerin paylaşıldığı toplantıda; deniz kirliliğinin nedenleri, bölgeye etkileri ve çözüm önerileri ele alınırken, ilgili kurumlara acil önlem çağrısı da yapıldı.

Mikroplastikler Ciddi Bir Çevre Sorunu Haline Geldi

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile İstanbul Politikalar Merkezi Sabancı Üniversitesi Araştırmacısı Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Akdeniz’de yaşanan mikroplastik kirliliğinin ulaştığı boyutun ciddi bir çevre sorunu haline geldiğini belirtti.

Kış ve ilkbahar aylarındaki aşırı yağışların yıkama etkisiyle kaçak deşarjlar ve yasa dışı dökümlerle biriken mikroplastiklerin denize taşındığını anlatan Gündoğdu, akıntı dinamikleriyle kirliliğin Adana ve Mersin’den Alanya ve Fethiye’ye kadar ulaştığını ifade etti.

Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki 140’tan fazla geridönüşüm tesisinin etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini söyleyen Gündoğdu, kirliliğin önlenebilmesi için acil durum ilan edilmesi, yasa dışı uygulamaların önüne geçilmesi, tesislere filtre sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi ve yasal düzenlemelerin vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Akdeniz’deki Mevcut Kirliliğin 60-65 kat Üzerinde”

Dört farklı istasyondan ve iki arıtma tesisi çıkış suyundan örnek aldıklarını anlatan Gündoğdu, araştırma ile ilgili şu bilgileri verdi: “Arıtma tesisinin birinde çok az bir sorun çıktı. Oysa denizden elde ettiğimiz bulguların bazı istasyonlarda %60, bazı istasyonlarda %93 oranında plastik geridönüşüm tesislerinde özel olarak parçalanmış plastiklerden kaynaklandığını tespit ettik.” Gündoğdu, özellikle bazı noktalarda bu miktarın Akdeniz’deki mevcut kirliliğin 60-65 kat üzerinde olduğuna dikkat çekti.

Turizmin Türkiye ekonomisi için taşıdığı öneme dikkat çeken Gündoğdu, Türkiye’nin yıllık turizm gelirinin yaklaşık 62 milyar dolar olduğunu, bunun yaklaşık 17 milyar dolarlık bölümünün Antalya’dan elde edildiğini ifade etti.

Gündoğdu, yaklaşık 200 milyon dolarlık atık ithalatı gelirinin, milyarlarca dolarlık turizm ekonomisini riske atmaması gerektiğini belirterek, Avrupa basınında da Türkiye’deki plastik kirliliğinin gündeme geldiğini hatırlattı. Gündoğdu, çevre kirliliğine ilişkin haberlerin ülkenin turizm algısını olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi.

“Kirlilik Katı Atık Geridönüşüm Tesislerinden Kaynaklanıyor”

Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ise denizlerde bu yıl yoğun şekilde görülen mikroplastik atıkların kaynağının bilimsel olarak araştırılması amacıyla Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ile ortak çalışma yürüttüklerini söyledi. Araştırma sonuçlarının, kirliliğin önemli bölümünün katı atık geridönüşüm tesislerinden kaynaklandığını ortaya koyduğunu belirten Özçelik, derelere bırakılan plastik atıkların yüzey akıntılarıyla Alanya, Manavgat, Serik, Kemer ve Akdeniz’in farklı noktalarına kadar taşındığını ifade etti.

Denizlerimizde oluşan kirliliğin tüm Akdeniz’in geleceğini ilgilendirdiğini vurgulayan Özçelik, “Çok yoğun bir kirlilik var. 2025 yılında 62 milyar doların üzerinde turizm geliri elde eden Türkiye’de, Antalya’nın payı yaklaşık 17 milyar dolar. Ama bu yıl turistlerimizden o kadar yoğun tepki aldık ki gelecek yıl ve sonraki yıllarda bu kirlilik böyle devam ederse Akdeniz çanağında bizler tercih edilmeyeceğiz. Biz otellerimizin turistik tesislerden huzurevine dönüşmesini istemiyoruz. Dolayısıyla bu kirliliğe sebep olan Mersin ve Adana taraflarındaki katı atık geridönüşüm tesislerinin, çok güçlü bir denetim altında denizlerimize kirlilik bırakmayacak şekilde çalışmasının sağlanmasını istiyoruz” dedi.