#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Assos

Assos Antik Kenti Yakınlarında Jeotermale İzin

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde planlanan jeotermal kaynak arama projesine karşı yürüttükleri hukuki mücadelede, mahkeme heyetinin Assos Antik Kenti yakınlarındaki projeye izin vermesine tepki gösterdi. Karara Danıştay nezdinde itiraz edeceklerini açıklayan dernek, Assos ve çevresindeki tarım, turizm ve kültürel mirasın telafisi mümkün olmayan zararlarla karşı karşıya kalacağını savundu.  

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, Assos Antik Kenti’ne yakın bir alanda Bakrom AŞ tarafından planlanan jeotermal kaynak arama projesine karşı yürüttükleri hukuki mücadelede mahkemenin verdiği karara sert tepki gösterdi.

Dernek tarafından yapılan açıklamada, Büyükhusun köyünde planlanan proje için ilk ÇED sürecinin 2018 yılında başlatıldığı, 2019’da verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının açılan dava sonucunda iptal edildiği hatırlatıldı. Şirketin 2022 yılında yeniden ÇED süreci başlattığı ve 2024’te “ÇED Olumlu” kararı aldığı, bu kararın da çevre örgütleri ve yöre halkı tarafından yeniden yargıya taşındığı belirtildi.

Bilirkişi Raporları Davacıları Haklı Buldu

İkinci dava kapsamında yapılan keşif ve bilirkişi incelemelerinde, uzmanların iki kez “Bu proje bu bölgede uygulanamaz, ÇED raporu uygun değildir” yönünde görüş bildirdiği ifade edildi. Ancak mahkeme heyetinin, kendi atadığı bilirkişilerin raporlarını dikkate almayarak davayı reddettiği vurgulandı.

Dernek açıklamasında, “Mahkeme heyeti, bilirkişilerin iki kez verdiği bilimsel raporu yok sayarak, bilirkişilerden daha iyi bildiğini varsaymıştır. Bu durum hem hukuki hem bilimsel açıdan kabul edilemezdir” ifadelerine yer verildi.

Çevre Davalarında Yüksek Yargı Giderleri

Mahkemenin davayı reddetmekle kalmayıp yaklaşık 130 bin TL’lik bilirkişi, yol ve avukatlık ücretlerini davacılara yüklediği belirtilerek, yüksek yargı giderlerinin çevre davalarında hak aramanın önünde ciddi bir engel oluşturduğu vurgulandı.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, kararın Danıştay’a taşınacağını açıkladı. Açıklamada dava dilekçesinde yer alan başlıca itirazlar şöyle sıralandı:

  • Proje alanının zeytinliklere yalnızca 254 metre mesafede olması ve Zeytin Kanunu’na aykırılık, Assos Antik Kenti, Lamponia Antik Kenti ve derece arkeolojik sit alanlarına yakınlık,
  • Çatak Deresi ve bölgenin hidrojeolojik yapısına olası zarar,
  • Flora-fauna raporlarının eksik ve hatalı olması,
  • Atık su ve sondaj çamuru yönetiminin belirsizliği,
  • Proje alanının 1. derece deprem bölgesinde yer alması,
  • Bölgedeki mevcut JES ve RES’lerin kümülatif etkisinin yok sayılması.
“Assos ve Çevresi Telafisi Mümkün Olmayan Zararlarla Karşı Karşıya Kalacak”

Dernek, Bakrom AŞ’nin jeotermal enerji üretimi amacıyla faaliyet gösterdiğini, sondajın devamında jeotermal santral kurulmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, Assos ve çevresindeki tarım, turizm ve kültürel mirasın telafisi mümkün olmayan zararlarla karşı karşıya kalacağını savundu. Açıklama, “Assos’a, zeytinliklere ve doğaya yönelik bu tehdide izin vermeyeceğiz. Mücadelemiz sürecek” ifadeleriyle sona erdi.