#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Atık Midye

Atık Midye Kabuklarından Yapay Resifler Üretildi

Davos 2026 Dünya Ekonomik Forumu’nun ardından küresel ticaret dünyasında, mavi ekonomi ve su güvenliği kavramları, önümüzdeki 10 yılın ekonomik düzenini belirleyecek ana kolonlar olarak tanımlanırken, Türkiye’de atık midye kabukları ileri dönüştürülerek yapay resifler üretildi. Deniz altına yerleştirilen malzemelerde, sekiz ay gibi bir sürede sünger ve canlı yaşamı oluşumu gözlemlendi.

Davos 2026 Dünya Ekonomik Forumu’nun ardından küresel ticaret dünyası radikal bir rota değişikliğine hazırlanıyor. Zirvede ilk kez bu denli güçlü bir vurguyla dile getirilen mavi ekonomi ve su güvenliği kavramları, önümüzdeki 10 yılın ekonomik düzenini belirleyecek ana kolonlar olarak tanımlandı.

Su Güvenliği, Bir Arz Güvenliği Meselesi

Dünya ticaretinin büyük bir kısmının deniz yollarıyla gerçekleştiği bir ekosistemde, su güvenliği artık sadece bir çevre sorunu değil, doğrudan bir arz güvenliği meselesi olarak kabul ediliyor. Zirvede öne çıkan Mavi Davos yaklaşımı, okyanus sağlığının korunmasını küresel GSYH’nın sürdürülebilirliği için temel şart koşuyor.

kabuklar

İklim krizine bağlı su seviyesi değişimleri ve kirlilik, stratejik limanların işleyişinden ham madde sevkiyatına kadar tüm tedarik zincirini tehdit ederken, zirve panellerinde deniz ekosistemini restore eden yatırımların trilyonlarca dolarlık bir ekonomik değer yaratacağı öngörüldü.

Ekosistem Onarımı Sağlanıyor

NESEA Biyo Malzeme ve Deniz Teknolojileri A.Ş. kurucusu Nermin Sena Özger öncülüğünde, atık midye kabuklarını ileri dönüştürerek yapay resifler üretiyor. NESEA, TÜBİTAK destekli Ar-Ge süreçleri ve patentli biyomalzeme reçetesiyle dikkat çekerken, İZDENİZ A.Ş. ile yürütülen projelerde, deniz altına yerleştirilen malzemelerde sekiz ay gibi kısa bir sürede sünger ve canlı yaşamı oluşumu gözlemlenerek ekosistem onarımında somut bir başarı elde edildi.

Geleceğin ticaret düzeni, denizleri sadece bir ulaşım yolu olarak gören değil, onu yaşayan bir sermaye olarak koruyan ve iyileştiren yapılar üzerinden yükselecek. Özger’in NESEA ile ortaya koyduğu “denizden aldığını denize geri verme” modeli, Davos 2026’nın en önemli çıktısı olan restoratif ticaret anlayışıyla uyumlu. Mavi ekonomi ise sadece karbon ayakizini azaltmakla kalmayıp deniz ekosistemini aktif olarak onararak, küresel ticaretin ve insanlığın gelecekteki refahı için kritik bir değer kaynağı oluyor.