Orman ürünleri değer zinciri; sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve pazar erişimi başlıklarının giderek daha fazla bütünleştiği bir dönemden geçiyor. Duyurusu yapılan yeni bir rapor ise sürdürülebilir tedarik, izlenebilirlik, FSC Gözetim Zinciri (CoC) sertifikasyonu, EUDR hazırlığı ve ihracat rekabetçiliği açısından öncelikli çalışma alanlarını ortaya koyuyor.
FSC Türkiye, 16 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da düzenlediği FSC Sürdürülebilir Orman Ürünleri Değer Zinciri Buluşması’nın çıktı raporunu yayımladı. 140’tan fazla kurum, şirket ve kuruluşu temsil eden 188 katılımcının bir araya geldiği buluşmada; sürdürülebilir tedarik, izlenebilirlik, Avrupa Birliği Ormansızlaşmayı Önleme Tüzüğü’ne (EUDR) hazırlık ve ihracat rekabetçiliği ele alındı.
Kamu kurumları, çatı kuruluşlar, sektör dernekleri, özel sektör temsilcileri, FSC sertifika sahipleri ve uluslararası uzmanların katkılarını bir araya getiren rapor; sektörlerin ihtiyaçlarını ve iş birliği önerilerini ortak bir çerçevede sunuyor. Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderasyonundaki kamu ve özel sektör panelleri, politika gündemi ile işletmelerin sahadaki deneyimlerini buluşturdu.
Türkiye, 14 milyon hektarı aşkın FSC sertifikalı orman alanı ve 1.000’e yaklaşan FSC Gözetim Zinciri (CoC) sertifikalı işletmesiyle önemli bir başlangıç avantajına sahip. Güçlü üretim kapasitesi ve Avrupa Birliği pazarlarıyla ticari bağları da bu potansiyeli destekliyor.
Raporun temel mesajı bu avantajın ekonomik, çevresel ve sosyal değere dönüşmesi için değer zincirinin halkaları arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi gerektiği. Sertifikalı ham madde tedarikinin üretim süreçleri, izlenebilirlik, veri yönetimi ve alıcı beklentileriyle birlikte ele alınması; KOBİ’lerin bu dönüşüme katılımının desteklenmesi öne çıkan ihtiyaçlar arasında yer alıyor.
Raporda öne çıkan başlıklar şöyle:
– Türkiye’nin başlangıç avantajı: FSC sertifikalı orman varlığı ve gelişen Gözetim Zinciri ağı, sorumlu kaynak kullanımını üretim ve pazarla buluşturmak için güçlü bir temel sunuyor.
– Uyumdan operasyonel kapasiteye: EUDR ve diğer uluslararası sürdürülebilirlik gerekliliklerine uyum; veri yönetimi, izlenebilirlik, risk değerlendirmesi ve güvenilir bilgi akışının işletme süreçlerine entegre edilmesini gerektiriyor.
– Kapsayıcı dönüşüm: KOBİ’lerin sürece etkin katılımında odalar, birlikler ve sektör derneklerinin eğitim ve kapasite geliştirme desteği kritik önem taşıyor.
– Talep, güven ve ortak dil: Değişen pazar beklentilerinin doğru anlaşılması, sertifikalı arz ile talebin buluşturulması ve kamu-özel sektör diyaloğunun güçlendirilmesi öncelikli çalışma alanları arasında yer alıyor.







