Su… Dünyanın en değerli kaynağı. Yediklerimizden giydiklerimize, tükettiğimiz enerjiye kadar yaşamımızın her alanında su var. Ancak çoğu zaman hiç tükenmeyecek gibi gördüğümüz bu kaynağın da bir sonu var. İklim değişikliği, nüfus artışı, değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle temiz su kaynakları giderek ciddileşen bir tehditle karşı karşıya. UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmasına göre ise dünya çapındaki okulların sadece %69’unda temel içme suyu, %66’sında temel sanitasyon, %53’ünde temel hijyen hizmeti mevcut.
Her çocuğun kaliteli bir eğitim alma hakkı var, buna okulda bulundukları süre içinde içme suyu, sanitasyon ve hijyene erişim de dahil. Günlerinin büyük bölümünü okulda geçiren çocuklar (özellikle de kız çocukları için) bu hizmetlerin varlığı, onların öğrenmeleri, sağlıkları ve saygınlıkları üzerinde etkili oluyor. İçme suyu, sanitasyon ve hijyen (WASH) verilerini küresel ölçekte toplayan Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF JMP (Ortak İzleme Programı) tarafından hazırlanan “Okullarda İçme Suyu, Sanitasyon ve Hijyen: 2018 Durum Raporu”, WASH ile Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) ve göstergeleri ilişkisini ortaya koyuyor. UNICEF 90’dan fazla ülkede Okullarda WASH programları uyguluyor ve bu programlarla her yıl ortalama 3 milyon çocuğa ulaşıyor. 2016 verilerini içeren rapora göre:
-Okulların sadece %69’unda temel içme suyu hizmeti mevcut. 570 milyon çocuk okullarında bu hizmetten yoksun. Her dört ilkokuldan birinde içme suyu hizmeti bulunmuyor. Ortaöğretim düzeyinde bu oran altıda bire düşüyor. Temel içme suyu hizmeti, suyun geliştirilmiş bir kaynaktan temin edilen ve araştırma yapıldığı sırada okulda kullanılabilen su anlamına geliyor.
-Okulların yalnızca %66’sında temel sanitasyon hizmeti mevcut. 620 milyon çocuk, okullarında bu hizmetten yoksun. Her beş ilkokuldan birinde ve her sekiz ortaokuldan birinde sanitasyon hizmeti bulunmuyor. Temel sanitasyon hizmeti, araştırma sırasında okullarda kız ve erkek çocukların ayrı ayrı kullanabilecekleri geliştirilmiş sanitasyon imkanlarının varlığı anlamına geliyor.
-Okulların sadece %53’ünde temel hijyen hizmeti mevcut. Yaklaşık 900 milyon çocuk okullarında bu hizmetten yoksun. Her üç ilkokuldan birinde herhangi bir hijyen hizmeti bulunmazken ortaokulların dörtte birinden fazlasında bu hizmet yok. Temel hijyen hizmeti, araştırma sırasında okullarda su ve sabunla el yıkama imkanlarının bulunması anlamına geliyor.
Temiz su, insan hayatı için olmazsa olmaz. Ancak genel anlamda dünyada 1,1 milyar insanın bu kaynağa erişimi bulunmuyor. 2,4 milyar insan ise uygun hijyen koşullarından yoksun. Kirli suyun ve hijyen koşullarının neden olduğu hastalıklar her yıl savaş da dahil şiddet uygulamalarından daha fazla insanın hayatına mâl oluyor. Ve bu durumun daha da kötüleşmesi bekleniyor: 2025’te dünya nüfusunun üçte biri su kıtlığıyla karşı karşıya kalabilir. Sözün kısası, sağlıklı toplumlar sağlıklı bir gezegenin korunmasına yardımcı olurken, sağlıklı bir gezegen de sağlıklı toplumların temelini oluşturuyor.








