#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
buz dağı
FOTO: Alexander Hafemann / Unsplash

Dünyanın En Büyük Buz Dağı Parçalanarak Londra Büyüklüğüne Geldi

Okyanusta sürüklenen dünyanın en büyük buz dağı A23a, hızlı bir şekilde parçalanmaya başladı ve “dünyanın en büyük buzulu” unvanını kaybetti. Kopan parçalar sonrası buz dağı, Londra’nın büyüklüğüne yaklaşık şekilde 1700 kilometrekare boyutuna geldi. İklim değişikliği sonucu devasa buz dağlarının görülme sıklığının artabileceğine dikkat çeken uzmanlar, bu durumun çevredeki ekosistemi etkileyebileceğini söyledi.

Okyanus akıntılarıyla harekete geçerek 2020’de Weddell Denizi’nin batı kısmına ilerleyen, son bir senedir de kapıldığı girdap sonucu bilim insanlarının odağında olan A23a buz dağı parçalanmaya başladı.

AA’nın haberine göre, İngiliz Antarktika Araştırmaları Enstitüsü (BAS) Kutup Okyanusları Bölümü Bilim Lideri Yardımcısı Dr. Andrew Meijers, A23a buz dağının hızlı bir şekilde parçalara ayrıldığını ve bu parçaların ABD Ulusal Buz Merkezi tarafından kayda alındığını belirtti. Meijers, kopan parçalar sonrası A23a’nın Londra’nın büyüklüğüne yaklaşık şekilde 1700 kilometrekare boyutuna geldiğini söyledi.

“Parçalanmanın Giderek Hızlanmasını Bekliyorum”

Meijers, A23a’nın parçalanmasıyla dünyanın en büyük buzulunun artık D15A olduğunu dile getirerek, “A23a, dünyanın en büyük buzulu unvanını kaybetti. Çünkü yaklaşık 3 bin kilometrekare büyüklüğündeki D15a, A23a’nın neredeyse iki katı. D15a, Antarktika kıyısında Avustralya’ya ait Davis Üssü yakınlarında büyük ölçüde hareketsiz durumda bulunuyor” dedi.

A23a’nın dünyanın en büyük ikinci buz dağı olduğunu ifade eden Meijers, “Öte yandan, parçalanmasının giderek hızlanmasını bekliyorum. Weddell Denizi’nin batı kısmına doğru ilerlemeye başladığından beri erimesi hızlanarak artıyordu. Şimdiyse donma derecesinin üzerindeki sularda. Buna ek olarak, kuzeye doğru ilerlemesi ve güney yarım kürede baharın gelmesi, buz dağının hızla daha küçük parçalara ayrılarak artık takip edilemeyecek kadar ufalması ihtimalini güçlendiriyor” diye konuştu.

Meijers, tüm bu süreçlerin buz dağlarının doğasına uygun şekilde ilerlediğini belirterek, binlerce yıl boyunca biriken karların zamanla sıkışarak buz tabakası haline geldiğini ve sonrasında okyanusa karışarak buz sahanlıkları oluşturduğunu anlattı.

Bu buz kütlelerinin erime ve gelgit gibi birçok sebepten kırılabileceğini belirten Meijers, “Çoğunlukla ön kısımlarından küçük parçalar kopsa da bazen A23a’nın ana parçası A23 gibi dev buz dağları da oluşabilir” dedi.

“Buz Sahanlıkları 1997’den Bu Yana Yaklaşık 6 trilyon ton Buz Kaybetti”

Meijers, iklim değişikliğinin mega buz dağlarının oluşmasındaki etkisini, bu gibi buz dağlarının sık gerçekleşmemesi sebebiyle istatistiksel olarak ölçmenin henüz mümkün olmadığını dile getirerek, “Ancak biliyoruz ki buz sahanlıkları 1997’den bu yana artan buz dağı kopmalarıyla yaklaşık 6 trilyon ton buz kaybetti ve aynı dönemde benzer miktarda kayıp da artan erimeyle gerçekleşti. Bu kayıpların büyük bölümünün, okyanus dolaşımındaki değişiklikler ve sıcak suyun buz sahanlıklarına daha fazla erişim sağlamasından kaynaklandığı düşünülüyor” diye konuştu.

Bu buz dağlarının kaybının, halihazırda denizde sürüklenmeleri sebebiyle deniz seviyesi yükselmesini etkilemediğini ifade eden Meijers, yine de bu gibi kayıpların geride kalan buzulların kopuşunu hızlandırabileceğini söyledi.

Meijers, Antarktika’daki erimelerin devam etmesi halinde deniz seviyesinin 15 metreyi aşması olasılığının bilim insanları tarafından yadsınmadığını belirterek, “Buzullarda yaşanan değişimler zaten gelecekte 2 metrelik deniz seviyesini garantiledi. Bunun ne zaman olacağı ise insan kaynaklı emisyonların oranına bağlı” dedi.

“Büyük Buz Dağları Güney Georgia’da Daha Sık Görülen Bir Olgu Haline Gelebilir”

BAS Ekosistem Bölümü Lideri Dr. Geraint Tarling de A23a erimesinin ekosisteme olası etkisini ölçmek amacıyla buz dağından Güney Georgia’da takılı kaldığı süreçte örnekler alındığını ifade etti.

Bu analizlerin şu anda İngiltere’de incelendiğini belirten Tarling, “Buz dağının karaya oturması ve devasa miktarda soğuk tatlı su salımı, muhtemelen deniz tabanındaki ve çevresindeki sulardaki canlılar üzerinde büyük etki yaratmıştır. Bu etkileri anlamak önemli çünkü küresel ısınma nedeniyle büyük buz dağları Güney Georgia’da daha sık görülen bir olgu haline gelebilir” dedi.

EkoIQ Editör