Muğla’nın Milas ilçesinde kömür madeni sahasının genişletilmesi kararına karşı yıllardır direnen İkizköylüler, mücadelelerini Ankara’ya taşıdı. Altı köyde 679 parselin acele kamulaştırılmasına karşı çıkan köylüler, Anayasa Mahkemesi önünden seslendi: “Doğduğumuz, karnımızı doyurduğumuz topraklarımızda yaşamak, üretmek ve orada var olmak istiyoruz. O topraklardan sökülüp atılmak istemiyoruz.”
İkizköylüler, Akbelen Ormanı çevresindeki arazilerinin acele kamulaştırma kararına karşı dün (7 Nisan), Ankara’da Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde bir araya geldi. Zeytinliklerin madenciliğe açılmasına olanak sağlayan Maden Kanunu’nun geçici 45. Maddesi’nin iptal edilmesini isteyen İkizköylüler, Danıştay’dan da 10 Ocak tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Milas’ın altı köyünde 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının yürütülmesinin durdurulmasını talep etti.

“Şimdi Sırada Topraklarımız Var”
İkizköy Muhtarı olan, keşif heyetini protesto ettiği için tutuklanan Esra Işık’ın annesi Nejla Işık, “Tutuklu olan kızımın dışarıya bir an evvel çıkması için, adalet için, bir anne olarak sesleniyorum” dedi ve ekledi: “Talebimiz tek. Altında hiçbir şey aranmasın. Doğduğumuz, karnımızı doyurduğumuz topraklarımızda yaşamak, üretmek ve orada var olmak istiyoruz. O topraklardan sökülüp atılmak istemiyoruz. Rızamız yok, diyoruz bu üstümüze kesilen darbelere.”
Nejla Işık şunları söyledi: “Maden Yasası Meclis’ten geçirildiğinde bunların olacağını biliyorduk. Bu yasa sadece zeytinlerimizin değil, topraklarımızın, köylerimizin, ormanlarımızın, hepimizin ölüm fermanıdır dedik. Yapmayın dedik. Bizi görün, duyun dedik. Ama görülmedik, duyulmadık. Yasa geçti ve zeytinler kesilmeye, sökülmeye başladı. Şimdi sırada topraklarımız var. Ürettiğimiz, yaşadığımız mülklerimiz var, evlerimiz var. Hayvanlarımızın barınağı var.”
Acele kamulaştırma kararına karşı açtıkları iptal davalarını hatırlatan Işık, “Bugüne kadar karar çıkmış değil. Bugün bunun için buradayız. Hem topraklarımız hem tutuklanan kızım Esra için buradayız. Unutmayın geç gelen adalet, adalet değildir. Bir an evvel yürütmeyi durdurma verilmesini, acele kamulaştırma kararlarının iptalini talep ediyoruz” diye konuştu.
“Yaşam Her Canlının Anayasal Hakkıdır”
Doğa Derneği de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla İkizköylülerin mücadelesine destek verdi: “10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Akbelen Ormanları çevresindeki altı köyde yer alan 679 tarım arazisi ve yerleşim alanı için başlatılan acele kamulaştırma süreci, mülkiyet hakkını fiilen ortadan kaldıran bir noktaya ulaştı. Kamulaştırma için bilirkişilerin 15 gün içinde raporlarını sunmasının ardından mahkeme tarafından belirlenen bedel, mülk sahibinin hesabına yatırılacak ve taşınmazlara el konulacak. El koyma kararına karşı hiçbir itiraz yolu olmayacak. El koymanın ardından, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gönderilecek ihtarnamelerle yurttaşlardan evlerini ve arazilerini 15 gün içinde boşaltmaları istenecek. Bu süre içinde tahliye gerçekleşmezse, 16. günden itibaren bölge halkı kolluk kuvvetleri zoruyla evlerinden çıkarılabilecek. Yaşam her canlının anayasal hakkıdır. Doğa ve yaşamı savunanlar olarak Akbelen’deki maden projelerinin iptal edilmesini ve acele kamulaştırmanın durdurulmasını istiyoruz.”








