ANATOLİVAR Projesi kapsamında düzenlenen “Zeytinâlem: Anadolu’nun Dirençli Zeytinleri – İklim Değişikliği Çağında Zeytincilik Zirvesi” Anadolu’nun köklü zeytin mirasını geleceğe taşımak ve iklim krizinin etkilerine karşı yapılabilecekleri tartışmak amacıyla düzenlendi. Zirvede; zeytinlik ekosisteminin iklim krizine karşı en güçlü kalkan olduğu belirtilerek, kararlı politikalarla hem ekolojik açıdan hem de kırsal ekonominin kalkındırılmasında önemli kazanımlar elde edilebileceği vurgulandı.
Proje Evi Kooperatifi tarafından Avrupa Birliği’nin (AB) finansal desteği, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) ile Slow Food ortaklığında yürütülen ANATOLİVAR Projesi kapsamında, Anadolu’nun köklü zeytin mirasını geleceğe taşımak ve iklim krizinin etkilerine karşı yapılabilecekleri tartışmak amacıyla Zeytinâlem: Anadolu’nun Dirençli Zeytinleri – İklim Değişikliği Çağında Zeytincilik Zirvesi düzenlendi.
Zirve, 17 Haziran’da Tarım ve Orman Bakanlığı TAGEM Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Zirvede, Türkiye’nin geleneksel zeytinciliğinin stratejik önemi ve Anadolu’nun binlerce yıllık zeytin mirasını güvence altına alacak politika önerileri katılımcılarla paylaşıldı. Zirveye kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademi temsilcileri katıldı. Zirvenin açılış konuşmaları ise Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Dr. Mustafa Tan, AB Türkiye Delegasyonu Yeşil Kalkınma ve Bağlantı Bölümü Başkan Vekili Christian Ballaro ve ev sahibi TAGEM Bahçe Bitkileri Araştırmaları Daire Başkanı Dr. Davut Keleş tarafından yapıldı.

Hayati Ekosistemler ve Karbon Yutak Alanları
Zirvenin Yerinde Koruma, Karbon Yutak Alanları ve Teşvik Mekanizmaları başlıklı ilk oturumunda, geleneksel zeytinliklerin yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda birçok canlı türüne ev sahipliği yapan hayati ekosistemler ve iklim krizine karşı önemli karbon yutak alanları olduğu ortaya kondu. Oturumda söz alan Proje Evi Kooperatifi ortaklarından Itri Levent Erkol, Türkiye’nin nadir yerel zeytin çeşitlerinin yerinde (in-situ) korunması gerektiğine dikkat çekerek bu alandaki stratejik yol haritasını katılımcılara aktardı.
Aynı oturumda Proje Evi Kooperatifi ortağı ve Yeşil Dönüşüm Uzmanı Ferdi Akarsu, zeytinliklerin güçlü bir karbon yutağı olduğunu belirterek, bu alanların biyoçeşitlilik ve karbon tutma kapasitelerinin ülkenin “net sıfır” hedeflerine doğrudan katkı sunan ekonomik bir fırsata çevrilebileceğini aktardı. Akarsu, mevcut 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’nun hedefli düzenlemelerle “koruyucu” bir çerçeveden üreticiyi kalkındıran “dönüştürücü” bir güce ulaşabileceğini belirtti.
Etkinliğin bir diğer başlığı, Proje Evi Kooperatifi’nden Esra Başak tarafından sunulan zeytinliklerin OECM (Diğer Etkili Alan Bazlı Koruma Önlemleri) potansiyeli oldu. Başak, geleneksel ve doğayla uyumlu yöntemlerle üretim yapılan zeytinliklerin OECM statüsünde tescil edilerek Türkiye’nin Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi’ndeki karasal alanların %30’unun korunması (30×30) hedefine doğrudan katkı sunabileceğinin altını çizdi.
Uluslararası Çalışmalar ve İyi Uygulamalar Değerlendirildi
Zirvenin ikinci bölümünde Türkiye’nin zeytin mirasından yola çıkarak uluslararası arenadaki benzer çalışmalar ve destek mekanizmaları ele alındı. Avrupa Komisyonu IPARD Türkiye Masası Sorumlusu Krzystof Sulima, AB Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda geleneksel tarıma sağlanan kırsal kalkınma desteklerini ve çevre tedbirlerini anlattı.
Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC) Zeytinyağı Teknolojisi ve Çevre Bölümü Başkanı Juan Antonio Polo Palomino, sektörü iklim krizine karşı dirençli kılacak Gönüllü Karbon Kredisi Sertifikasyon Şeması’nı tanıttı. Slow Food Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Francesco Sottile ise küresel ölçekteki doğa dostu iyi uygulama örneklerini paylaştı.
Proje sürecini anlatan belgeselden kısa bir gösterimin de yer aldığı etkinlikte, Proje Koordinatörü Alen Mevlat tarafından, Anatolivar Projesi kapsamında hazırlanan çevrimiçi Zeytin Atlası’nın tanıtımı gerçekleştirildi. Çalışma, Türkiye’nin iklime dirençli yerel zeytin çeşitlerini ve bu mirası yaşatan doğa dostu üreticileri dijital bir haritada buluşturdu. Zirve, Anadolu’nun eşsiz zeytin çeşitliliğinin deneyimlendiği Zeytin Çeşitleri Sergisi ve Tadımı ile sona erdi.
“Tarımsal Mirasımızı Korumak Kararlı Politika Adımları Atmayı Gerektiriyor”
Proje Evi Kooperatifi ortağı ve Anatolivar Projesi Koordinatörü Alen Mevlat, “Ankara’da gerçekleştirdiğimiz Zeytinâlem Zirvesi’nde sadece bir tarım ürününü değil, iklim krizine karşı en güçlü kalkanımızı, yani zeytin çeşitlerimizi, zeytinlik ekosistemini konuştuk. Geleneksel zeytinliklerimiz yalnızca üretim yaptığımız tarlalar değil; zengin biyoçeşitlilik barındıran, ‘net sıfır’ hedeflerimize ulaşmamıza destek olan karbon yutak alanları ve küresel 30×30 hedeflerinin anahtarı olabilecek doğal alanlarıdır” dedi.
Proje Evi Kooperatifi’nin sunduğu stratejik politika önerilerine ve Zeytin Atlası’na değinen Mevlat, şunları söyledi: “İklim krizinin etkilerini artırdığı günümüzde, tarımsal mirasımızı korumak kararlı politika adımları atmayı gerektiriyor. Binlerce yıllık bu mirası yaşatmak, biyoçeşitliliğimizi korumak istiyorsak koruma ezberlerini bozmalı, doğa dostu üreticilerimizi desteklemeli ve yasalarımızı dönüştürücü bir güce ulaştırmalıyız. Anadolu’nun dirençli zeytinleri, kararlı politikalarla hem ekolojimizin hem de kırsal ekonomimizin kurtuluşunda önemli rol oynayabilir.”







