İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı (SKUP) Aşama II Projesi’nin kapanış etkinliğinde İstanbul’un ulaşım yatırımlarında gelinen aşama ve yeni hedefler paylaşıldı. 2050 yılında karbon nötr ve iklim krizine karşı dayanıklı bir İstanbul hedeflediklerini vurgulayan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, kentin sürdürülebilir ulaşım geleceğine dair bilgiler verdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) sürdürülebilir, erişilebilir ve çevre dostu ulaşım politikalarını geliştirmek amacıyla yürüttüğü İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı (SKUP) Aşama II Projesi’nin kapanış etkinliği, İstanbul’da düzenlendi. İstanbul’un sürdürülebilir ulaşım geleceğine yönelik çalışmaların değerlendirildiği etkinlikte, projenin ikinci aşamasında yürütülen faaliyetler ve uygulama hedefleri ele alındı.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan, günümüzde Paris’ten New York’a, dünyanın pek çok metropol kentinde ulaşım politikalarının yeniden düşünülerek değerlendirildiğini belirterek, “Şehircilik literatüründe 15 dakikalık şehir olarak ifade edilen bir yaklaşım var. Bu yaklaşım bize şunu anlatıyor: İnsanların günlük ihtiyaçlarına ulaşmak için sürekli uzun yolculuklar yapmak zorunda kalmadığı şehirler kurmalıyız” dedi.

“2050 Yılında Karbon Nötr Bir İstanbul Hedefliyoruz”
İstanbul’un günlük ulaşım hareketliliğine ve sürdürülebilir ulaşım hedeflerine dikkat çeken Aslan, şöyle devam etti: “Elbette, İstanbul gibi her gün yaklaşık 15 buçuk milyon toplu ulaşım yolculuğunun gerçekleştiği bir şehirde güçlü toplu taşıma sistemlerine de ihtiyacımız var. Normalde gün içinde İstanbul’daki yolculuk hareketi 34 milyon civarında, sadece toplu taşımayı kullanan insan sayısı 15 buçuk milyon. Bizim sorumluluğumuz bu büyük hareketliliği doğru yönetirken İstanbul’un geleceğini de korumak. 2050 yılında karbon nötr, iklim krizine karşı dayanıklı bir İstanbul hedefliyoruz. İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı‘nı da bu anlayışla hazırladık.”
SKUP kapsamında geliştirilen ulaşım projelerini ve yaya odaklı düzenlemeleri anlatan Aslan, şu bilgileri paylaştı: “Toplu taşımaya öncelik veren koridorlar, bütünleşik bisiklet yolları, yaya öncelikli sokaklar, düşük emisyon alanları ve erişilebilir iskeleler için projeler hazırladık. 17 ilçemizde 2 bin 400 elektrik destekli kiralık bisikleti vatandaşlarımızın kullanımına sunduk. 2019 yılından bu yana yaya ulaşımını desteklemek için 21 ilçemizde 33 meydan düzenlemesini tamamladık. Tarihi Yarımada’da da ulaşımı yeniden düzenleyerek sokaklarımızı ve meydanlarımızı İstanbullulara kazandırıyoruz.”
İBB’nin 2019 yılından bu yana gerçekleştirdiği raylı sistem yatırımlarını değerlendiren Aslan, “2019 yılında İstanbul’un toplam raylı sistem ağı 233,8 kilometreydi. Bugün 402,6 kilometreye ulaştı. Metro İstanbul’un işlettiği istasyon sayısı 158’den bugün 250’lere ulaştı. Hat sayısı 13’ten 18’e ulaştı. Dolayısıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak 2019’dan bugüne 69,5 kilometrelik yeni raylı sistem hattını ve 65 yeni istasyonu vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Açtığımız hatlarda bugüne kadar 750 milyonun üzerinde yolculuk gerçekleşti. Yani 750 milyon dediğinizde bir kıtanın nüfusundan daha fazla insanları bir noktadan bir noktaya taşıyoruz” diye konuştu. İBB’nin yerli raylı sistem aracı üretimine yönelik çalışmalarını da anlatan Aslan, TRAM34 projesi kapsamında 34 tramvayın üretildiğini, ilk araçların ise aralık ayı sonunda hizmete alınmasının hedeflendiğini belirtti.







