#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Küresel

Küresel Dönüşümün Ana Motoru Güneş Enerjisi Oldu

Küresel Güneş Enerjisi Konseyi Üst Yöneticisi Sonia Dunlop, geçen yıl küresel elektrik talebindeki net artışın %75’inin güneş enerjisinden karşılandığını açıkladı. Küresel elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının ilk kez kömürü geride bıraktığını belirten Dunlop, “Bence kritik bir dönüm noktasındayız ve 2025 verileri gerçek bir iyimserliği haklı çıkarıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel Güneş Enerjisi Konseyi Üst Yöneticisi (CEO) Sonia Dunlop, geçen yıl küresel elektrik talebindeki net artışın %75’inin güneş enerjisinden karşılandığını açıkladı. Değerlendirmede bulunan Dunlop, güneş enerjisi kurulum hızının son 10 yılda önemli ölçüde arttığını dile getirdi. Güneş enerjisi kurulumlarındaki artışı “muazzam ve olağanüstü” olarak nitelendiren Dunlop, geçen yıl bu alanda bir kez daha rekor kırıldığını söyledi.

Küresel yenilenebilir enerji kurulumlarının artmaya devam edeceğini ve elektrik üretimindeki payının yükseleceğini belirten Dunlop, şunları söyledi: “Güneş enerjisi bir kez daha rekor kıran bir yıl geçirdi. 2025’te küresel elektrik talebindeki net artışın %75’i tek başına güneş enerjisi tarafından karşılandı. Bunu somutlaştırmak gerekirse, güneş enerjisi üretimi, geçen yıl Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm LNG ihracatına eşdeğer gazla çalışan elektrik üretimini ikame etmeye yetecek düzeydedir.”

“Maliyet Devrimi, Güneş Enerjisinin Hızla Yaygınlaşmasının En Büyük İtici Gücü”

Gelişimi destekleyen başlıca unsurlar arasında maliyet düşüşü ve batarya teknolojilerindeki ilerlemelerin öne çıktığını aktaran Dunlop, “Güneş fotovoltaik (PV) maliyetleri 2010’dan bu yana %90 düştü ve güneşi çoğu ülkede yeni elektrik üretiminin en ucuz kaynağı haline getirdi. Bu maliyet devrimi, güneş enerjisinin hızla yaygınlaşmasının en büyük itici gücüdür. İkincisi, güneş enerjisiyle birlikte batarya depolamanın hızla entegre edilmesi. Küresel batarya depolama kapasitesi artışları 2025’te %40 büyüyerek onu bugün en hızlı büyüyen enerji teknolojisi haline getirdi” dedi.

Dunlop, çatı ve dağıtık güneş paneli kurulumlarının enerji üretiminde daha geniş bir kullanıcı tabanına erişim sağladığını, bu sayede farklı piyasa dinamiklerine sahip ülkelerde güçlü büyüme görüldüğünü ifade etti. Dunlop, güneş enerjisinin enerji dönüşümünde belirleyici rol üstlendiğini vurgulayarak, bu sistemlerin fosil yakıt kaynaklı maliyet baskılarını azaltarak önemli tasarruf sağladığını ifade etti.

“Kömürün Küresel Üretimdeki Payı Tarihte İlk Kez Üçte Birin Altına Düştü”

Küresel elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının ilk kez kömürü geride bıraktığını belirten Dunlop, şu ifadeleri kullandı: “Bence kritik bir dönüm noktasındayız ve 2025 verileri gerçek bir iyimserliği haklı çıkarıyor. Son 100 yılda ilk kez, geçen yıl küresel elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kömürü geçti. Kömürün küresel üretimdeki payı tarihte ilk kez üçte birin altına düştü. Bu bir tahmin ya da hedef değil, gerçekleşmiş bir durum. Bu dönüşümün ana motoru güneş enerjisi oldu, tek bir yılda %30 büyüyerek küresel yeni elektrik üretiminin büyük kısmını oluşturdu. Elektrik sektöründe fosil yakıt egemenliği sona eriyor. Bu muazzam bir fırsat.”

Dunlop güneş enerjisinin batarya depolama ile entegrasyonunun sistem çözümleri açısından önemine dikkati çekerek, bu alandaki gelişmelerin hızla devam ettiğini söyledi. Öte yandan, yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki en büyük engelin şebeke altyapısı olduğuna işaret eden Dunlop, birçok projenin bağlantı kısıtları nedeniyle geciktiğini belirtti.

Zorlukların gerçek olduğuna ve küçümsenmemesi gerektiğine değinen Dunlop, “En büyük darboğaz küresel ölçekte şebeke altyapısıdır. Ekonomik olarak mantıklı olmasına rağmen, şebeke kısıtları nedeniyle birçok yenilenebilir enerji projesi bağlantı sıralarında bekliyor. Bu acil bir altyapı ve düzenleme sorunudur. Teknolojiler hazır, yatırım mevcut, ancak şebekeler ve izin süreçleri geride kalıyor. Gelişmekte olan ülkelerde sermaye maliyetinin hâlâ yüksek olması da bir diğer önemli sorun. Bu farkın kapatılması, enerji dönüşümünün gerçekten küresel olmasını sağlamak açısından kritik öneme sahip. Yön bellidir ve ivme gerçek. Şimdi yapılması gereken, hiçbir ülkenin geride kalmamasını sağlamak” dedi.