Son yıllarda hızla yaygınlaşan elektrikli araçlarla klima ve ısı pompası sistemleri nedeniyle konutlarda elektrik tüketimi hızla yükseldi. Bu durum, özellikle yüksek tüketimli konutlarda mesken tipi güneş enerjisi sistemlerine olan ilgiyi artırdı. Mesken GES sistemleri ise yüksek tüketimli konutlar için uzun vadeli ve stratejik bir yatırım aracı haline geliyor.
Dünya genelinde yükselen enerji maliyetleri, mesken tipi güneş enerjisi sistemlerine ilgiyi artırıyor. Özellikle elektrikli araç şarjı, ısı pompası, klima ve yoğun aydınlatma kullanımı nedeniyle elektrik tüketimi yüksek olan meskenlerde, konut sahipleri tüketimlerini çatılarında üretecekleri enerjiyle dengelemeye yöneliyor.
Doğru projelendirilen Mesken GES sistemleriyle elektrik faturalarında önemli ölçüde tasarruf sağlanabildiğini belirten Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, yatırımın geri dönüş süresinin; tüketim profili, çatı alanı, sistem gücü, bölgesel ışınım koşulları ve mahsuplaşma uygulamalarına göre değiştiğini ifade etti. Enerji sürekliliği ihtiyacı nedeniyle hibrit inverter ve batarya çözümlerine olan ilginin de son dönemde belirgin şekilde arttığını vurguladı.
Mesken GES projelerinde keşif, projelendirme, resmi başvurular, kurulum ve devreye alma süreçleri hakkında bilgi veren Yıldız, “Mesken GES projelerinde çağrı mektubu alınması, statik projenin hazırlanması, belediyeden GES uygunluk onayının alınması, bağlantı anlaşmasının yapılması, montaj, itfaiye raporu, kabul ve devreye alma gibi birçok resmi adım bulunuyor. Bu süreçlerin tamamlanma süresi dağıtım bölgesine, belediye onaylarına ve proje kapsamına göre değişmekle birlikte ortalama altı ay sürüyor. Fiziki kurulum ise sistem büyüklüğü ve saha koşullarına bağlı olarak çoğu projede yaklaşık bir hafta içinde tamamlanabiliyor. Kurulum sonrasında kabul ve devreye alma işlemleri, dağıtım şirketi koordinasyonunda yürütülerek sistemin güvenli şekilde şebekeye bağlanması sağlanıyor” dedi.
“Yatırımcılar Mevzuata Uygunluğa Dikkat Etmeli”
Yatırımcıların dikkat etmeleri gereken en kritik konulardan birinin mevzuata uygunluk olduğunu vurgulayan Yıldız, şunları söyledi: “2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan EPDK yönetmelik değişikliğiyle; çağrı mektubu, bağlantı anlaşması ve kabul süreci tamamlanmadan kurulan üretim tesislerine yönelik yaptırımlar ağırlaştırıldı.
Yönetmeliğin 37’nci maddesinin 13’üncü fıkrası uyarınca, bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu veya bağlantı anlaşması bulunmadan ya da kabul işlemleri tamamlanmadan kurulup işletmeye alındığı tespit edilen üretim tesisleri, herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın şebekeden ayrılıyor. Tespiti takip eden 60 gün içinde ekipmanların sökülerek parselden çıkarılması gerekiyor; tesisi kuran kişi ise üç yıl boyunca yeniden başvuru yapamıyor. Ayrıca bu tesisler için kaçak kullanım bedeli tahakkuk ettiriliyor.”
Bu nedenle yatırımcıların, çalışacakları firmalara; kurulumun çağrı mektubu, proje onayı, bağlantı anlaşması ve kabul süreçleri tamamlanarak yapılıp yapılmayacağını mutlaka sormaları tavsiyesinde bulunan Yıldız, “Piyasada öztüketim gerekçesiyle resmi süreçler tamamlanmadan kurulum teklif eden firmalarla karşılaşılabiliyor; ancak bu tür kurulumlar yatırımcıyı ciddi idari ve finansal risklerle karşı karşıya bırakabiliyor” dedi.
“Avrupa’da Mesken GES Kullanımı Yaygın”
Avrupa’da Mesken GES kullanımının oldukça yaygın olduğunu belirten Yıldız, sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa’da mesken tipi güneş enerjisi sistemleri; doğrudan teşvikler, öngörülebilir alım tarifeleri, düşük faizli finansman modelleri, vergi avantajları ve sadeleştirilmiş başvuru süreçleri sayesinde geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. Ancak burada iki farklı ölçütü ayırt etmek gerekiyor: Hane başına yaygınlık ve toplam pazar büyüklüğü.”
Hane başına yaygınlıkta Hollanda’nın açık ara Avrupa’nın lideri olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Yerel şebeke işletmecisi Netbeheer Nederland ve CBS verilerine göre, 2025 itibarıyla Hollanda’daki hanelerin yaklaşık üçte biri (%34) çatısında güneş paneli bulunduruyor. Bu oran Almanya’daki hane oranının (yaklaşık %10) üç katından fazla. Buna karşılık toplam pazar büyüklüğünde -yani kurulu güç ve sistem sayısında- Almanya açık ara önde. Almanya’nın nüfusu ve konut stoku, Hollanda’nın çok üzerinde olduğu için daha düşük hane oranına rağmen mutlak rakamlarda Avrupa’nın en büyük mesken GES pazarı konumunda” dedi.
“Türkiye’de Önemli Bir Pazarın Önünü Açabilir”
Avrupa örneklerinin gösterdiği gibi, teşviklerin sürekliliğinin en az varlığı kadar önemli olduğuna işaret eden Yıldız, şöyle konuştu: “SolarPower Europe’un EU Solar Market Outlook 2025-2030 raporuna göre, konut çatı sistemlerinin Avrupa Birliği genelindeki yeni kurulumlar içindeki payı, 2023’te %28 iken; İtalya, Hollanda, Avusturya ve Belçika gibi ülkelerde destek programlarının daraltılmasıyla birlikte 2025’te %14’e geriledi. Hollanda’da da uzun yıllardır uygulanan mahsuplaşma (saldering) teşvikinin 2031’e kadar kademeli olarak kaldırılması planlanıyor. Bu gelişmeler, yatırım maliyetini azaltan teşviklerin ve ihtiyaç fazlası üretim için öngörülebilir gelir modellerinin mesken tipi GES pazarının büyümesinde belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.”
Türkiye’de Mesken GES kapasite üst sınırının 2022 yılında 10 kW’tan 25 kW’a çıkarılmasının olumlu bir adım olduğunu belirten Yıldız, doğrudan devlet destekleri, düşük faizli finansman, vergi avantajları ve resmi süreçlerin sadeleştirilmesi gibi mekanizmalarla mesken tipi GES yatırımlarının çok daha geniş kitlelere ulaşabileceğini söyledi. Yıldız’a göre, Avrupa’daki Mesken GES büyümesi Türkiye için önemli bir referans niteliği taşıyor. Benzer desteklerin hayata geçirilmesi halinde, yüksek tüketimli konutlarda Mesken GES kısa sürede standart bir enerji çözümüne dönüşerek Türkiye’de önemli bir pazarın önünü açabilir.







