#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Mikroplastikler

Plastiğin Görünmeyen Yüzü: Mikroplastikler ve Yeni Düzenleme Süreci

Avrupa Birliği Döngüsel Ekonomi Eylem Planı’na (2020) göre; plastik tüketiminin önümüzdeki 20 yıl içinde iki katına çıkması bekleniyor. 2050 yılına kadar plastiklerin petrol tüketimindeki payının %20’ye ulaşabileceği, aynı zamanda seragazı emisyonlarının %15’ini oluşturabileceği ve okyanuslarda plastik miktarının balıkları aşabileceği öngörülüyor. Bu doğrultuda, uygun alanlarda tek kullanımlık ürünlerin kademeli olarak kaldırılması ve yerlerine dayanıklı, yeniden kullanılabilir alternatiflerin yaygınlaştırılması planlanıyor.

Prof. Dr. Ahu ERGEN, Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölüm Başkanı, [email protected]

Tek kullanımlık plastikler; gelişmekte olan ülkelerde tüketiciye çoğu zaman kolaylık, hızlı temizlik, modern yaşamın bir parçası olarak konumlandırılarak pazarlanan, yalnızca bir kez kullanılmak üzere tasarlanmış ürünlerdir. Örneğin, bazı sofra ürünleri (çatal, tabak, bardak, pipet), ıslak temizlik havluları ve mendiller, ambalaj ürünleri tek kullanımlık plastik formunda üretiliyor ve tüketiliyor. Pek çok ıslak temizlik havlusu ve ıslak mendilin içerdiği kimyasallar ve mikroplastik fiberler su ve biyolojik hayatı olumsuz yönde etkiliyor.

Mikroplastiklerin Çevredeki Birikimleri Sürekli Artıyor

Tek kullanımlık plastiklerin UV ışınları, ısı veya mekanik etkiyle çapı 5 mm’den küçük parçalara ayrılarak ikincil mikroplastiklere dönüştüğü biliniyor. Mikroplastikler, büyük plastiklere kıyasla daha kolay yayılabildikleri ve toplanmaları daha zor olduğu için çevredeki birikimleri sürekli artıyor. Son araştırmalar, mikroplastiklerin tatlı su gölleri ve nehirlerde bulunduğunu, hatta içme suyunda dahi tespit edildiğini ortaya koyuyor. Amsterdam Vrije Üniversitesi’nden bilim insanları, insanlar üzerinde yürüttükleri araştırmada, deneklerin %77’sinin kanında mikroplastik buldu. 2021 yılında yazılan “Plasticenta: First evidence of microplastics in human placenta” başlıklı makalede araştırmacılar, doğmamış bebeklerin plasentalarında ilk kez mikroplastik parçacıkların bulunduğunu tespit etti. Bu bulgular, tek kullanımlık plastiklerin yalnızca çevre için değil, insan sağlığı açısından da giderek artan bir tehdit oluşturduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Okyanustaki Plastik Miktarı Balıkları Aşabilir!

Plastik kullanımındaki artışla birlikte Avrupa Birliği (AB) tarafından kapsamlı politika ve eylem planları geliştirildi. AB Döngüsel Ekonomi Eylem Planı’na (2020) göre; plastik tüketiminin önümüzdeki 20 yıl içinde iki katına çıkması bekleniyor. 2050 yılına kadar plastiklerin petrol tüketimindeki payının %20’ye ulaşabileceği, aynı zamanda seragazı emisyonlarının %15’ini oluşturabileceği ve okyanuslarda plastik miktarının balıkları aşabileceği öngörülüyor. Bu doğrultuda, uygun alanlarda tek kullanımlık ürünlerin kademeli olarak kaldırılması ve yerlerine dayanıklı, yeniden kullanılabilir alternatiflerin yaygınlaştırılması planlanıyor. Ayrıca mikroplastik kirliliğiyle mücadele kapsamında, ürünlere kasıtlı olarak eklenen mikroplastiklerin sınırlandırılması ve ürünlerin tüm yaşam döngüsü boyunca mikroplastiklerin izlenmesi ve tespitinin artırılması da hedefleniyor.

Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi, Avrupa Birliği’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki döngüsel ekonomi ve sıfır kirlilik hedeflerinin önemli bir bileşenidir. Bu direktif, plastik atıkların çevre üzerindeki etkilerini azaltmayı amaçlayan 2019 tarihli bir düzenlemedir. Özellikle tek kullanımlık plastik ürünlerin üretimini ve tüketimini sınırlayarak deniz kirliliğiyle mücadelede önemli bir adım oluşturur. Ülkeler AB’nin tek kullanımlık plastik direktifini farklı şekillerde uyguluyor. Ülkeler, üreticilerden çevresel temizlik maliyetlerine katkı talep edebilir ve tüketici farkındalığını artırıcı önlemler almak zorundadır. Örneğin Fransa, tek kullanımlık plastik ürünlerin birçoğunu ülke genelinde yasakladı. Almanya ve İspanya yasakların yanında raporlama, fon ve vergi gibi mekanizmalarla dönüşümü destekliyor. İtalya bazı alanlarda kompostlanabilir plastiklere esneklik tanıyor.

Türkiye’de Tek Kullanımlık Plastiklere Yönelik Düzenleme Neler Getiriyor?

Ülkemiz Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı’nda stratejik hedeflerden biri “Döngüsel ekonomi, öncelikli sektörlerdeki ürün yaşam döngülerine entegre edilecektir” şeklindedir. Bu hedeften yola çıkarak, Amaç 2.5. “Plastik sektöründe üretim, tüketim ve atık yönetimini kapsayan tüm aşamalarda döngüselliği artırmaktır” ve Eylem 2.5.1.Tek kullanımlık plastikler ve mikroplastiklere ilişkin yasal altyapıların geliştirilmesi” olarak belirlenmiştir. Çıktılar ise “Tek kullanımlık plastiklere ilişkin düzenleme” ve “Mikroplastiklere yönelik düzenleyici çerçeve” şeklinde yer alıyor. Bunların da “AB Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi (EU 2019/904) ve ürünlere kasıtlı olarak eklenen mikroplastiklerin kısıtlanmasına yönelik Tüzük (EU 2023/2055) dikkate alınarak” gerçekleşeceği planda belirtiliyor.

Bu kapsamda önemli bir gelişme gündeme geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik Taslağı” hazırlayarak, dış paydaş görüşlerine açtı. Yönetmeliğin amacı; “belirlenen tek kullanımlık plastik ürünlerin sıfır atık vizyonu kapsamında çevreye olan olumsuz etkilerini önlemek, azaltmak, ayrıca yenilikçi ve sürdürülebilir iş modelleri, ürünler ve malzemelerle döngüsel ekonomiye geçişe katkıda bulunmaktır”. Yönetmelik taslağında kapsama dahil olabilecek ürünler şu şekilde sıralanıyor: okso-bozunur plastik ürünler ve tek kullanımlık olan kapakları dahil içecek bardakları, kapakları dahil içecek şişeleri ve içecek kapları, kapaklı veya kapaksız gıda kapları, tabaklar, pipetler, çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, içecek karıştırıcıları, genleştirilmiş polistirenden (EPS) yapılmış kapaklı veya kapaksız gıda kapları ile kapakları dahil içecek kapları ve içecek bardakları, pamuklu çubuklar, hijyenik pedler, tamponlar ve tampon aplikatörleri, ıslak mendiller ve ıslak yüzey temizleme havluları, balonlara takılacak ve balonları destekleyecek çubuklar ve bu çubukların mekanizmaları, filtreli tütün ürünleri ve tütün ürünleriyle birlikte kullanılmak üzere pazarlanan filtreler ve kargo poşetleri.

Taslak Yönetmelik kapsamında; belirlenen tek kullanımlık plastik ürünlerin kısıtlanması veya yasaklanması, gıda ambalajları ve içecek kaplarında tüketimin azaltılması, kapakların kaplara sabitlenmesi gibi tasarım kriterlerinin getirilmesi, içecek kapları, ıslak mendiller ve tütün ürünlerinde plastik içeriği ve çevresel etkilerine ilişkin etiketleme zorunluluğunun uygulanması ile yeniden kullanılabilir alternatiflerin yaygınlaştırılmasına yönelik farkındalık artırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi öngörülüyor.

Yönetmeliğin son halini almasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. Çevre ve insan sağlığı açısından önemli bir adım olan bu sürecin etkinliğinin artırılması için tüketici davranışlarında da kademeli bir dönüşümün desteklenmesi gerekiyor. Bu dönüşümün; farkındalık artırıcı çalışmalar, kamu teşvikleri, eğitim faaliyetleri ve toplumsal etkisi yüksek aktörlerin katkısıyla birlikte yürütülmesi önem taşıyor. Atık oluşumunu azaltmayı ve kaynakları daha verimli kullanmayı amaçlayan Sıfır Atık projesinin de temel fikri atığı oluşmadan azaltmak, yeniden kullanımı artırmak ve geridönüşümü yaygınlaştırmaktır. Bu projenin toplumun geniş kesimlerince benimsenmesi ve uygulamalarının çeşitlenmesi de tek kullanımlık plastiklerin azaltılması konusunda önemli bir araç olarak değerlendiriliyor.

Prof. Dr. Ahu Ergen

Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölüm Başkanı | Sürdürülebilir Marka, Sürdürülebilir Tüketim, Döngüsel Ekonomi