DEVA Partili Karal, Karadeniz başta olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinde yaşanan kitlesel arı ölümlerini Meclis gündemine taşıdı. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde arı kolonilerinin kış sonrası %50’den fazlasının yok olduğuna ilişkin saha gözlemlerine ve akademik raporlara işaret eden Karal, “Arıcılık, iklim değişikliğiyle mücadelede stratejik bir sektördür. Arıların yok oluşu sadece bal kaybı değil, gıda zincirinin çöküşüdür. Bu nedenle arıcılığa özel tedbirleri içeren bir yol haritası artık ertelenemez” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi verdi. Tarımın görünmeyen ama vazgeçilmez aktörlerinden biri olan arıların, iklim krizinin ve kontrolsüz pestisit kullanımının kurbanı olduğunu belirten Karal, Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aslı Özkırım’ın açıklamalarına işaret etti.
“Arıların Yok Oluşu Gıda Zincirinin Çöküşüdür”
Karadeniz Bölgesi’nde kış sonrası arı kolonilerinin %50’den fazlasının yok olduğuna dair iddiaları gündeme getiren Karal, bu durumun yalnızca bir sektör sorunu olmadığını aynı zamanda gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma ve ekosistem dengesi açısından da bir “alarm” niteliği taşıdığını söyledi.
Karadeniz’in yanı sıra Trakya, Kırklareli ve Akdeniz bölgelerinde de benzer kayıpların yaşandığını, bazı bölgelerde koloni kayıplarının %50’ye ulaştığını vurgulayan Karal, “Arıcılık, iklim değişikliğiyle mücadelede stratejik bir sektördür. Arıların yok oluşu sadece bal kaybı değil, gıda zincirinin çöküşüdür. Bu nedenle arıcılığa özel tedbirleri içeren bir yol haritası artık ertelenemez” diye konuştu.
“Küresel Tarım Üretiminin %75’i Tozlayıcı Canlılara Bağlı”
Karal, Birleşmiş Milletler verilerine göre küresel tarımsal üretimin %75’inin tozlayıcı canlılara bağlı olduğunu, Türkiye’nin de 8 milyon kovanla dünyada ilk üçte yer aldığının altını çizdi. Arıların yok olmasının tarımsal üretimde de ciddi risk oluşturacağını ifade eden Karal, şöyle konuştu: “Üreticiler bu süreci ‘göz göre göre gelen çöküş’ diye tanımlıyor. Bu sessiz felaket karşısında Bakanlık sessiz kalmamalı. Arı ölümlerine ilişkin veri, denetim, destekleme ve önleme politikalarının açıklığa kavuşturulması, arıcılık sektörünün iklim krizine karşı nasıl korunacağına dair kamuoyu bilgilendirilmelidir.”
Karal’ın yaşanan arı ölümleriyle ilgili Bakan Yumaklı’ya yönelttiği sorulardan bazıları şöyle:
- Dr. Aslı Özkırım’ın Karadeniz Bölgesi’nde arı kolonilerinin %50’den fazlasının kış sonrası yok olduğu yönündeki açıklamaları Bakanlığınızca doğrulanmakta mıdır? Elinizde bu durumu destekleyen bilimsel veya saha verileri var mıdır?
- 2025 yılı itibarıyla arı ölümleri en yoğun hangi illerde görülmüştür? Bu kayıpların aylık ve yıllık dağılımına ilişkin Bakanlığınızda güncel veri mevcut mudur?
- İklim kaynaklı etkilerin yanı sıra pestisit kullanımı ve tarım ilaçlarının arı sağlığı üzerindeki etkilerini izleyen bir ulusal ekosistem izleme sistemi mevcut mudur? Varsa hangi kurumlarca yürütülmekte, ne tür veriler toplanmaktadır?
- Arı ölümleriyle mücadelede Bakanlığınız tarafından yürütülen veya planlanan erken uyarı sistemi, mevsimsel risk haritalaması, bölgesel takip takvimi gibi bir yapı var mıdır?
- Arıcılara ve tarım sektörü çalışanlarına yönelik eğitim, bilgilendirme ve danışmanlık
- 2025 yılında mevsimsel arı ölümleri nedeniyle bal üretiminde öngörülen kayıp miktarı nedir? Bu kaybın iç piyasada gıda fiyatlarına, üretici gelirine ve arz güvenliğine etkisi analiz edilmiş midir?
- İklim değişikliğiyle mücadele stratejileri ve tarımsal destek mekanizmaları içerisinde arıcılığa yönelik özel tedbirler planlanmakta mıdır? Bakanlığınız bünyesinde bu kapsamda hazırlanmış bir stratejik yol haritası bulunmakta mıdır?








