#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Adalet

Sosyal Adalet ve İnsan Hakları Ayrılmaz Bir Bütün

Kasım 2025’te düzenlenen İkinci Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi’nde kabul edilen Doha Siyasi Bildirgesi sosyal adaleti ve kalkınmayı küresel öncelik haline getiren önemli taahhütler içeriyor. 20 Şubat Dünya Sosyal Adalet Günü’nün 2026 teması da bu taahhütlerin ışığında, “Yenilenmiş Sosyal Kalkınma ve Sosyal Adalet Taahhüdü” olarak belirlendi. 2026 yaklaşımı, sosyal adalet ve sosyal kalkınmanın barış, güvenlik ve insan haklarıyla ayrılmaz biçimde bağlantılı olduğunu vurguluyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu 2007 yılında, işsizlik, toplumsal dışlanma ve yoksullukla mücadeleye yönelik çabaları teşvik etmek amacıyla 20 Şubat tarihini “Dünya Sosyal Adalet Günü” olarak kabul etti. Ardından da Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2008 yılında Adil Bir Küreselleşme için Sosyal Adalet Bildirgesi’ni kabul ederek küreselleşen ekonomide insana yakışır iş, eşit fırsatlar ve adil sonuçların teşvik edilmesi gereğini güçlendirdi.

Gün ile sosyal kalkınma ve sosyal adaletin hem ulusların içlerinde hem de kendi aralarında barış ve güvenliğin sağlanması ve sürdürülmesi için vazgeçilmez olduğu kabul ediliyor. Bir yandan da barış ve güvenliğin yokluğunda sosyal adaletin gerçekleşemeyeceğinin de altı çiziliyor.

Ortak Küresel Sorumluluk

Dünya Sosyal Adalet Günü; eşitsizlik, istihdam, yoksulluk ve kapsayıcılık odağıyla da Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA’lar) ile doğrudan ilişkili. Dolayısıyla günün 2026 teması “Yenilenmiş Sosyal Kalkınma ve Sosyal Adalet Taahhüdü” olarak belirlendi. Tema; sosyal kalkınmayı ilerletme, yoksulluğu ortadan kaldırma, insana yakışır işi yaygınlaştırma ve herkes için sosyal korumayı güçlendirme yönündeki ortak küresel sorumluluğu vurguluyor.

Tema, kasım ayında, Katar’ın Doha kentinde düzenlenen İkinci Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi ve Doha Siyasi Bildirgesi’nin kabulünün ardından belirlendi. 2026 yaklaşımı, sosyal adalet ve sosyal kalkınmanın barış, güvenlik ve insan haklarıyla ayrılmaz biçimde bağlantılı olduğunu vurgularken diğer yandan uluslararası gündemde bu konuların yeniden öncelik kazanması gerektiği ifade ediliyor.

Tema aynı zamanda Doha Siyasi Bildirgesi’nin yoksulluğun ortadan kaldırılması, tam ve üretken istihdam ile insana yakışır iş ve sosyal bütünleşme ve eşitlik gibi üç temel öncelik konusunda yaptığı çağrıyı hatırlatarak, tüm bunların SKA’lar açısından da kritik olduğunu vurguluyor. Ayrıca geçmiş ilerlemelere rağmen eşitsizlikler, cinsiyet farkları, kayıt dışı çalışma ve dijital bölünmeler gibi sorunların devam ettiği, bu nedenle taahhütlerin somut politikalara dönüştürülmesi gerektiği belirtiliyor.

Ekonomik Büyüme Tek Başına Yeterli Değil

Dünya Sosyal Adalet Günü’nün 2026 perspektifi, sosyal politikaların parçalı değil; eşgüdümlü, kapsayıcı ve adil biçimde yürütülmesini de öne çıkarmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, sosyal koruma tabanlarının geliştirilmesi, risk altındaki grupların desteklenmesi, istihdam ve refahın artırılması gibi hedeflerle ilişkili. Dolayısıyla genel amacın eşitlik, dayanışma ve insan onuruna dayalı bir küresel düzen kurmak olduğu vurgulanırken yalnızca ekonomik büyümeden ziyade, adil paylaşım ve toplumsal kapsayıcılığı da içeren sürdürülebilir kalkınma anlayışının güçlendirilmesi hedefleniyor.