#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
İnovasyon

Sürdürülebilir Dönüşümün Taşıyıcısı Olarak İnovasyon

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) sürdürülebilir dönüşüm için küresel ölçekte ortak bir pusula sunuyor. İnovasyon; SKA’lara ulaşmada mevcut yaklaşımların işe yaramadığı durumlarda yenilikçi bir bakış açısıyla, daha hızlı ve geniş kitlelere ulaşan çözümler üretiyor. Bu bağlamda SKA’lar çerçevesinde inovasyon, şirketlerin karşı karşıya oldukları çevresel ve toplumsal sorunların yeniden tanımlamasına, bu sorunlara yönelik farklı çözüm alternatifleri geliştirmesine ve bu çözümleri daha geniş ölçekte hayata geçirmesine imkan tanıyor.

UN Global Compact Türkiye

İnovasyon uzun süredir iş dünyasının rekabet gücünü belirleyen unsurların başında geliyor. Günümüzde bu kavram, yalnızca yeni ürünler geliştiren ya da verimliliği artıran değil, aynı zamanda gezegenimizin küresel çapta karşı karşıya kaldığı sorunlara çözüm sunan bir yaklaşımı tanımlıyor. İnovasyonu geliştirme ve ölçeklendirmede kilit rol üstlenen şirketlerin bu yeteneklerini nasıl kullandığı, hangi sorunlara çözüm üretmeyi seçtiği, çevreye ve topluma nasıl bir katkı sunduğu giderek daha fazla önem kazanıyor. İş yapış biçimlerinden tedarik zincirlerine, karar alma süreçlerinden paydaşlarla kurulan ilişkilere kadar pek çok alanda inovasyon, sürdürülebilir dönüşümün taşıyıcısı olarak öne çıkıyor.

Dönüşümün Yol Haritası SKA’lar

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) sürdürülebilir dönüşüm için küresel ölçekte ortak bir pusula sunuyor. İnovasyon; SKA’lara ulaşmada mevcut yaklaşımların işe yaramadığı durumlarda yenilikçi bir bakış açısıyla, daha hızlı ve geniş kitlelere ulaşan çözümler üretiyor. Bu bağlamda SKA’lar çerçevesinde inovasyon, şirketlerin karşı karşıya oldukları çevresel ve toplumsal sorunların yeniden tanımlamasına, bu sorunlara yönelik farklı çözüm alternatifleri geliştirmesine ve bu çözümleri daha geniş ölçekte hayata geçirmesine imkan tanıyor.

SKA’lara ulaşmada inovasyonu kilit konuma getiren bir diğer unsur da ölçeklenebilir bir etki yaratmasıdır. İş dünyası, inovasyon yapma ve inovasyonu ölçeklendirme kapasitesi sayesinde uzun yıllara yayılabilecek değişimleri hızlandırarak gündelik hayatın bir parçası haline getirebiliyor. Bugün eğitimden sağlığa, tarımdan ulaşıma, finansal hizmetlerden hayatımızı kolaylaştıran dijital araçlara kadar birçok alanda bunun örneklerini görüyoruz.

2009-2019 yılları arasında yapılan yatırım sayesinde güneş enerjisinden elde edilen elektriğin fiyatı %90, rüzgarınsa %70 düştü. Teknoloji maliyetlerinin hızlı düşüşü ve yenilenebilir enerji pazarlarının ölçeklenmesi sayesinde bugün, dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik tüm tahminleri aşarak tüm elektrik arzının %30’una ulaştı. Benzer şekilde elektrikli araç sektöründeki hızlı inovasyon ve yatırımlar sayesinde elektrikli araç satışı tahminlerin üç katına çıkarak dünya genelinde 60 milyona yaklaştı. Bugün satılan her beş araçtan biri elektrikli.

SDG-Innovation-Banner

Sürdürülebilir Çözümlerle İş Değeri Yaratmak

UN Global Compact tarafından Accenture işbirliğiyle yürütülen 1.900 CEO’nun değerlendirmelerini içeren 2025 CEO Araştırması’na göre CEO’ların %96’sı inovasyon ve teknolojiyi sürdürülebilir kalkınma için kritik görüyor. Yine aynı araştırmaya göre CEO’ların sürdürülebilirliğe bakışını bugün şekillendiren başlıklar arasında teknoloji ve inovasyon ilk sırada geliyor. Her dört CEO’dan biri ise inovasyon ve dijital yetkinlikleri ilk üç stratejik önceliği arasında konumlandırıyor.

Toplumsal ve çevresel ihtiyaçlara yönelik geliştirilen yeni ürün, hizmet, süreç ve iş modelleri bir yandan SKA’lara katkı sağlarken aynı zamanda şirketler için ekonomik bir değer yaratıyor. Kaynak ve enerji verimliliğini artıran çözümler maliyetleri düşürürken sürdürülebilir ürün ve hizmetlere yönelik artan talep yeni pazarların önünü açabilir. Dijitalleşme ve otomasyonla birlikte operasyonel riskler ve kayıplar azalır, sürdürülebilir ürünlerle marka algısı ve müşteri sadakati güçlenir, regülasyona uyum ve tedarik zinciri şoklarına karşı dayanıklılık artar. Böylece SKA uyumu bir maliyet kalemi değil, gelir artışı, kârlılık ve uzun vadeli rekabet avantajı üreten stratejik bir kaldıraç haline gelir. Kısacası, SKA’larla uyumlu inovasyon yaklaşımı şirketlerin hem bugünün risklerine karşı daha dirençli olmasını hem de geleceğe hazırlanmasını mümkün kılar.

Yapay Zeka ve Sorumlu Kullanımı

Yapay zeka, iş dünyasında teknoloji ve inovasyonun en hızlı değer üreten başlıklarından biri haline geldi. Sürdürülebilirlik perspektifinden bakıldığında; emisyonların izlenmesi, enerji ve kaynak kullanımının optimize edilmesi, tedarik zinciri risklerinin öngörülmesi ve raporlama süreçlerinin sadeleştirilmesi gibi pek çok alanda yapay zeka çözümleriyle şirketler hem operasyonel verimlilik sağlıyor hem de karar alma kalitesini yükseltiyor. Ancak sunduğu bu potansiyel, sorumlu kullanım ve güçlü yönetişim çerçeveleriyle birlikte ele alınmadığında önemli riskleri de beraberinde getiriyor. Kullanılan verilerin niteliği, algoritmaların şeffaflığı ve karar alma süreçlerindeki insan gözetimi, bu teknolojinin nasıl bir etki yarattığını doğrudan belirliyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Risk Raporu’na göre yapay zeka ve benzeri gelişmiş dijital teknolojiler ancak şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan odaklı yaklaşımlarla desteklendiğinde sürdürülebilir ve güvenilir bir değer yaratabiliyor. Bu nedenle yapay zeka ve benzeri teknolojiler sürdürülebilir dönüşümün önemli bir parçası olsa da bu katkı ancak sorumlu kullanım yaklaşımlarıyla kalıcı bir etkiye dönüşebilir.

UN Global Compact SKA İnovasyonu Programı

UN Global Compact Türkiye’nin 2019 yılından bu yana yürüttüğü SKA İnovasyonu (SDG Innovation) Programı ile iş dünyasının SKA’ları itici bir güç olarak kullanarak inovatif çözümler geliştirmesini destekliyor. Program kapsamında şirketler; sürdürülebilirlik sorunlarını tanımlama, bu sorunlara odaklanan yenilikçi ve pazar payı olan çözümler geliştirme ve bu çözümleri farklı paydaşlarla birlikte test etme imkanı buluyor. Katılımcılar, girişimcilik ekosisteminden mentörlerle birebir çalışarak hem yenilikçi bir bakış açısı kazanıyor hem de işbirlikleri ile çözümlerinin etki alanını genişletiyor.

Küresel UN Global Compact ağıyla bağlantılı olarak yürütülen program, katılımcılara farklı ülkelerden ekiplerle deneyim paylaşımı ve işbirliği fırsatları da sunuyor. Program kapsamında geliştirilen çözümler, New York’ta düzenlenen UN Global Compact Liderler Zirvesi’nde uluslararası paydaşlarla paylaşılma imkanı buluyor.

SKA İnovasyonu Programı bu yıl Türkiye’de beşinci kez Şubat-Eylül ayları arasında hayata geçecek ve genç profesyonelleri sürdürülebilir kalkınma bağlamında kalıcı değer yaratmaya katkı sunabilecek şekilde destekleyecek.

UN Global Compact Türkiye