#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Aromatik

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Yaban Hayatını Destekliyor

3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü’nün 2026 teması “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler: Sağlığın, Mirasın ve Geçim Kaynaklarının Korunması” olarak belirlendi. Temayla bu bitkilerin sağlık hizmetlerinden gıdaya kadar birçok alandaki kullanımına, ekosistemlere sağladığı faydalara ve toplulukların geçim kaynağı olarak önemine dikkat çekilmeye çalışılıyor.

Her yıl 3 Mart tarihi “Dünya Yaban Hayatı Günü” olarak kabul edilirken, bu özel günün 2026 teması, hem insan sağlığı hem de ekolojik denge açısından hayati öneme sahip olan aromatik bitkilere dikkat çekiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Aralık 2013’te, gezegenimizin yabani faunasını ve florasını korumak ve bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla, 3 Mart tarihini “Dünya Yaban Hayatı Günü” olarak kabul etti. Bu tarih aynı zamanda 1973 yılında Nesli Tehlike Altındaki Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme’nin (Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and Flora – CITES) kabul edildiği gün olma özelliği de taşıyor.

20. yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren, sanayi ve konut gelişimi, ağaç kesimi, tarım, hayvancılık, madencilik, yol ve baraj inşası ve pestisit kullanımı başta olmak üzere insan kaynaklı faaliyetler habitat tahribatına ve yaban hayatı popülasyonlarının yıkımına neden oluyor. Dolayısıyla bir yandan tüm bu tehditlere dikkat çekmek bir yandan da yaban hayatı için koruma alanları yaratmak gibi pratik faaliyetleri teşvik edip artırmak her zamankinden daha fazla önem taşıyor.

Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinde Yaygın Kullanılıyor

Yaban Hayatı Günü’nün bu yılki teması ise “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler: Sağlığın, Mirasın ve Geçim Kaynaklarının Korunması” olarak belirlendi. Temayla hastalıkların tedavisi ve önlenmesi amacıyla toplanan ve kullanılan bu bitkilerin önemine odaklanılıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre, gelişmekte olan ülkelerde nüfusun %70 ila 95’i arası, birinci basamak sağlık hizmetleri için geleneksel tıptan yararlanıyor. Yanı sıra sentetik kimyadaki ilerlemelere rağmen birçok etkin ilaç bileşiği doğrudan ya da dolaylı olarak doğal kaynaklardan elde edildiği için bu bitkiler pek çok sağlık sisteminin temelini oluşturuyor ve modern ilaç sanayisi için önemini koruyor.

Bu bitkiler, tıbbi kullanımın ötesinde kozmetik ve gıda gibi başka farklı sektörlere de katkı sağlıyor. Yine söz konusu bitkilerden elde edilen genetik kaynaklar ve bu bitkilere ilişkin geleneksel bilgiler; tarım, tıp ve koruma alanlarında farklı uygulamalarda kullanılıyor. Bu kullanımdan doğan faydaların adil paylaşımının sağlanması da büyük önem taşıyor.

50 bin ila 70 bin Arasında Tıbbi ve Aromatik Bitki Türü Hasat Ediliyor

Tıbbi ve aromatik bitkiler, bir yandan da toprağı stabilize ederek, biyoçeşitliliği destekliyor, arılar ile sinek kuşları gibi tozlaştırıcılar için temel kaynaklar sağlayarak ekosistemleri desteklemede kritik rol oynuyor. Ancak bu değerli türlerin birçoğu habitat tahribatı, aşırı hasat ve yasa dışı ticaret nedeniyle artan tehditlerle karşı karşıya olduğu için korunmalarına yönelik girişimleri küresel bir öncelik haline getiriyor. Tıbbi ve aromatik bitkilerin korunması ve sürdürülebilir ticareti, Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi’nin önemli hedeflerinin gerçekleştirilmesini doğrudan destekliyor.

Son verilere göre dünya genelinde yaklaşık 50 bin ila 70 bin arasında tıbbi ve aromatik bitki türü hasat ediliyor. Bunların yaklaşık 1.500’ü CITES kapsamında listelenmiş, 800’den fazlası ise yine CITES’in ek listelerinde yer alıyor.  Yanı sıra tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği ve hasat uygulamaları, dünya genelinde birçok hane için hayati geçim kaynağı sağlıyor.  Örneğin dünyada her 5 kişiden 1’i gıda ve gelir için yabani bitkiler, algler ve mantarlara bağımlı durumda.

Yaban Hayatı Günü’nün 2026 teması tüm bunların yanı sıra yerli halklar, kırsal topluluklar, hükümetler ve koruma ortaklarının karşılaştığı zorluklar ile bu bitkilerin gelecek kuşakların da yararlanabilmesi için korunması ve sürdürülebilir kullanımı adına gerekli işbirliği ve ortak eylemleri de ele almaya çalışıyor.