Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) belirlediği 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü bu yıl “İş sağlığı ve Güvenliğinde Devrim: Yapay Zekâ ve Dijitalleşmenin Rolü” temasıyla kutlanıyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş kaynaklı kaza ve hastalıkları konsunuda farkındalık yaratmak amacıyla 2003’ten bu yana her yıl 28 Nisan’ı Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü olarak kabul ediyor. Dünya sendikalarının da “İş Kazalarında Hayatlarını Kaybeden İşçileri Anma Günü” olarak kabul ettikleri gün kapsamında, işyerlerini etkileyen acil durum ve krizlere yanıtlar üretmek, iş sağlığı ve güvenliğine yatırım yapmanın önemi konusunda diyaloğu teşvik etmek amaçlanıyor.
Her yıl dünyada milyonlarca çalışan, işle ilgili kaza ve hastalıklar nedeniyle hayatını kaybeder ya da sağlıklarını yitiriyor. İşyerlerinde güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı, çalışanların temel hakları olarak giderek önem kazanıyor. Bu nedenle, ILO’ya üye olan tüm ülkelerin, yalnızca ILO üyeliklerinden kaynaklanan bir yükümlülük olarak, bu temel ilke ve hakla ilgili prensiplere saygı göstermeleri, iş güvenliğini teşvik etmeleri ve hayata geçirmeleri bir zorunluluk olarak karşımızda duruyor. Yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) ‘insana yakışır iş ve ekonomik büyüme’ maddesi için de son derece önemli.
Fırsatları ve Riskleriyle Yapay Zeka
Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’nün 2025 teması ise “İş sağlığı ve Güvenliğinde Devrim: Yapay Zekâ ve Dijitalleşmenin Rolü” olarak belirlendi. Temayla, işyerlerindeki görevlerin otomasyonu, akıllı iş sağlığı ve güvenliği araçlarının ve izleme sistemlerinin kullanımı ve artırılmış gerçeklik (augmented reality; AR) uygulamaları aracılığıyla yeni teknolojilerin bu alanı nasıl dönüştürebileceğine yönelik fırsatlar ele alınacak.
Nitekim yapay zekâ ve dijital araçlar, iş sağlığı ve güvenliğini köklü bir şekilde dönüştürmeye devam ediyor. Günümüzde robotlar tehlikeli ortamlarda çalışıyor, ağır yükleri kaldırıyor, toksik maddeleri yönetiyor ve iklim değişikliği nedeniyle çalışma ortamlarında maruz kalınan aşırı sıcaklıklarda görev yapıyor. Bu robotlar tekrar eden ve monoton işleri üstlenirken, dijital cihazlar ve sensörler tehlikeleri önceden tespit edebiliyor.
Öte yandan yeterli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmadığında, dijital teknolojiler kazalara, ergonomik risklere, iş yoğunluğunun artmasına, iş üzerindeki kontrolün azalmasına ve iş-özel hayat sınırlarının belirsizleşmesine de yol açabiliyor. Dolayısıyla 2025 teması bu risklere de dikkat çekiyor.
Ölümcül Üç Kazadan Biri Tarım Sektöründe Yaşanıyor
İş sağlığı ve güvenliği alanında küresel çapta kaydedilen tüm ilerlemelere rağmen işe bağlı kazalar ve hastalıklar hâlâ sıklıkla yaşanabiliyor. ILO’nun verilerine göre her yıl yaklaşık 3 milyon kişi iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını kaybediyor. Yine ILO’nun tahminleri, her yıl dünya çapında 395 milyon çalışanın, ölümcül olmayan iş yaralanmalarına maruz kaldığını tahmin ediyor.
Dolaşım hastalıkları, kötü huylu tümörler ve solunum yolu hastalıkları işle ilgili ölüm vakalarının ilk üç nedeni arasında yer alıyor. Asya ve Pasifik bölgesi ise işe bağlantılı ölüm oranlarında %63 ile ilk sırada yer alırken, yine küresel çapta tarım, inşaat, ormancılık ve balıkçılık ile imalat en tehlikeli sektörler olarak öne çıkıyor. Yılda 200 bin ölümcül yaralanmaya yol açan bu sektörler, tüm ölümcül iş kazalarının %60’ından fazlasını temsil ediyor. Beraberinde dünya genelinde her ölümcül üç kazasından biri tarım çalışanları arasında meydana geliyor.









