#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Temizlik

Üniversite Öğrencisinden Sudaki Yaşama Çevre Dostu Katkı

İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğrencisi Gözde Türkmen, Oclean mezuniyet projesi kapsamında deniz yüzeyindeki atıkları temizlemeye yönelik, çevre dostu bir temizlik cihazı geliştirdi. Marina ve iskelelerde denize karışan atıkları otonom ve sürdürülebilir bir sistemle toplayarak deniz kirliliğini azaltmayı ve mavi ekosistemin korunmasına katkı sağlamayı amaçlayan projenin detaylarını Türkmen’den öğrendik.

Elif YAŞAR ÖZYÜREK

Dünya üzerindeki yaşamın büyük bir bölümüne ev sahipliği yapan deniz ekosistemleri, canlılığın devamı için hayati bir öneme sahip. Öte yandan tüm önemine karşın deniz ekosistemleri, antropojenik kaynaklı kirlilik sorunu nedeniyle yoğun baskı altında. Bu yönüyle projeniz*, Sudaki Yaşam’a hangi katkıları sağlayacak?

Marina ve iskele alanlarında ortaya çıkan motor yağı, yakıt kalıntıları, hidrolik yağlar ve sintine suyu karışımları gibi yağ bazlı sıvı kirleticiler, deniz yüzeyinde ince film tabakaları oluşturarak oksijen alışverişini engellemekle birlikte deniz yaşamı üzerinde ciddi ekolojik baskı yaratıyor. Bu tür kirlilikler küçük ölçekli ve sürekli olması nedeniyle çoğu zaman fark edilmeden hızla yayılıyor ve uzun vadeli çevresel hasara yol açıyor. Bu proje ise yağ bazlı sıvı kirleticilerin su kolonuna karışmadan önce deniz yüzeyinden fiziksel olarak toplanmasını sağlayan, çevresel etkisi düşük ve sürdürülebilir bir müdahale modeli sunuyor. Kirliliğin kaynağında ve erken aşamada kontrol altına alınması sayesinde deniz ekosistemlerinin korunmasına, su kalitesinin iyileştirilmesine ve sudaki yaşamın sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sağlıyor.

GozdeTurkmen k
Gözde Türkmen
Cihazın çalışma sistemini ve cihazı “çevre dostu” yapan özelliklerini öğrenebilir miyiz?

Oclean, marina ve iskele gibi yağ bazlı sıvı kirliliğin yoğun olarak oluştuğu alanlarda, kullanıcı tarafından belirlenen temizlik bölgesinde otonom olarak çalışacak şekilde tasarlandı. Sistem, gerçek zamanlı izleme ve uzaktan kontrol imkanı sunarak temizlik sürecinin yönetilmesini sağlıyor. Belirlenen rota doğrultusunda ilerleyen cihaz, deniz yüzeyinde biriken yağ ve yakıt bazlı kirleticileri yalnızca yağı alıp suyu bırakan bir çalışma prensibiyle yüzeyden topluyor. Böylelikle kirliliğin su kolonuna karışması ve yayılması önleniyor.

Temizlik süreci tamamlandığında veya atık kapasitesi dolduğunda cihaz otomatik olarak istasyonuna geri dönüyor. İstasyonunda, güneş enerjisi destekli sistem sayesinde kendi kendine şarj olurken, toplanan atıklar kapalı bir sistemle güvenli şekilde boşaltılıyor. Anlattığım otonom döngü, insan müdahalesini minimuma indirerek sürekli ve verimli bir operasyon sağlıyor. Şunu da eklemek isterim ki, acil sızıntı ve ani kirlilik durumlarında sistem uzaktan kontrol moduna alınarak manuel olarak yönlendirilebiliyor ve hedefli temizlik yapılabiliyor. Kimyasal madde kullanılmaması, yenilenebilir enerjiyle çalışması, yalnızca yağ bazlı kirleticileri hedeflemesi ve kapalı atık yönetimi sayesinde cihaz, ekosistemle uyumlu ve çevresel etkisi düşük bir temizlik çözümü sunuyor.

Mikroplastikler başta olmak üzere plastik atıklar, ağır metaller, kimyasal kirleticiler, petrol sızıntıları ve radyoaktif atıklar deniz yaşamını tehlikeye atmakla birlikte gıda zinciri yoluyla sağlık riskleri de oluşturuyor. Yoğun kirlilik içerisinde cihazı tasarlarken sizi özellikle marina ve iskele temizliğine yönlendiren ne oldu?

Deniz kirliliği çok çeşitli kaynaklardan oluşsa da marina ve iskele alanları özellikle petrol ve yağ bazlı sıvı kirleticilerin en yoğun ve süreklilik gösterdiği bölgeler arasında. Tekne trafiği, yakıt ikmali, motor çalışmaları, sintine boşaltımları ve bakım faaliyetleri sırasında ortaya çıkan bu tür kirlilikler genellikle küçük ölçeklidir, ancak düzenli olarak tekrarlandığı için zamanla ciddi çevresel baskı oluşturur. Bu alanlarda oluşan yağ bazlı kirleticiler deniz yüzeyinde ince bir film tabakası oluşturarak oksijen alışverişini engellemenin yanı sıra kirliliğin hızla yayılmasına ve ekosistem üzerinde kümülatif etkilere de yol açıyor.

Oclean K

Marina ve iskeleler, kirliliğin henüz açık denizlere taşınmadan ve gıda zincirine karışmadan önce müdahale edilebileceği en kritik temas noktaları. Bu nedenle tasarım sürecinde, geniş ölçekli ve geç müdahaleler yerine, kirliliğin kaynağında ve erken aşamada kontrol altına alınmasını mümkün kılan marina ve iskele temizliğine odaklandım. Bu yaklaşım hem çevresel etkinin azaltılmasını hem de sürdürülebilir ve uygulanabilir bir temizlik sisteminin geliştirilmesini sağlıyor.

Projenizin saha denemeleri, bir pilot bölge ve ölçümleme çalışması var mı? Yanı sıra kıyı temizliğinde cihazın yaygın kullanımı mümkün müdür?

Proje, marina ölçeğinde bir pilot uygulama senaryosu üzerinden geliştirildi. Şu an için planlanan saha denemelerinde cihazın yüzey kirliliğini giderme verimliliği, operasyon süresi ve enerji kullanımı gibi temel performans kriterlerinin ölçümlenmesi hedefleniyor. Elde edilecek ölçümleme çalışmaları, sistemin operasyonel güvenilirliğini ve çevresel etkinliğini değerlendirmek amacıyla kullanılacak.

Cihazın yaygın kullanımı, benzer kirlilik koşullarına sahip marina, iskele ve kıyıya yakın alanlarda mümkün. Standart bir çalışma döngüsüne ve otonom operasyon yapısına sahip olması, cihazın farklı lokasyonlarda tekrar edilebilir ve sürdürülebilir biçimde kullanılabilmesini sağlıyor. Bu yönüyle projenin tekil bir uygulamanın ötesinde, düzenli ve yaygın temizlik ihtiyacına cevap verebilecek bir sistem yaklaşımı sunduğunu belirtebilirim.

*Proje Danışmanları: Bilgi Endüstriyel Tasarım Bölümü’nden Prof. Dr. Özlem Er, Refik Burak Atatür, Yeşim Eröktem, Suat Batuhan Esirger ve Efe Barayda Tunca.