#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
jiwon-kang-yzLohaDh9Hs-unsplash

Gıda Sisteminde Yapısal Dönüşüm İhtiyacı: Doyuyoruz ama Beslenemiyoruz!

Kapımıza dayanan gıda krizinin görünen yüzü gıda enflasyonu olmakla birlikte sorun çok daha derin: İklim değişikliğine neden olan karbon salımının neredeyse üçte birinden gıda sistemi sorumlu. Yetiştirilen her 3 ton gıdadan 1 tonu tarladan tezgaha giden yolda heba oluyor. Tarımda kullanılan zehirli kimyasallar toprak ve suyla birlikte hem üreteni hem de tüketeni zehirliyor. Biyoçeşitliliğini yitiren toprak yavaş yavaş ölüyor. İklim değişikliği tarımsal üretimde kayıplara yol açıyor. Emeğinin karşılığını alamayan çiftçi nüfusu yaşlanarak azalıyor. Üretilen gıdaların besleyici değeri azalıyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, uzun zamandır eşikte görünen gıda krizini yaratan nedenleri araştırıp analiz ediyor, kronik hale gelen sorunlara yönelik çözümler üretiyor. Bunun yanı sıra ekolojik, sağlıklı, adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için uygulanabilir örnekler oluşturuyor.

Gıda krizindeki sorunlar ne yalnızca çiftçilerin ne sivil toplumun ne de akademik çevrelerin çabalarıyla çözülebilir. Üretimden tedarik zincirine; ekolojik, ekonomik, sosyal ve politik bir değişim gerektiren sorunların çözümü için üreticiler, uzmanlar, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları ve karar vericilerin ortak bir anlayış etrafında işbirliği yapmaları gerekiyor.

Bu gereklilikten yola çıkan Buğday Derneği, İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği Çözüm Agroekoloji başlıklı toplantıda, konunun uzmanları ile iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Toplantıda mevcut gıda sisteminin iklim krizinin de etkisiyle neden ve nasıl bir çıkmazda olduğu; gıda sisteminin sadece ekonomik değil, ekolojik, sosyolojik ve politik olarak da değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca agroekolojik bir yaklaşımın gıda sistemini nasıl iyileştirebileceği ele alındı.

bugday iceride

“Üretimden Tüketime Uzanan Yolda Agroekolojik Yaklaşımlar Benimsenmeli”

Toplantıda konuşan CERES Tarım Okulu Kurucusu Mine Pakkaner, sistemin en önemli halkası olan üreticinin zayıflamasıyla, sistemi oluşturan zincirin kırıldığını belirterek öncelikli olarak bu halkanın onarılması gerektiğini söyledi. Üretimden tedarike ve tüketime uzanan yolda agroekolojik yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini belirten Pakkaner, “Agroekolojik üretim yaklaşımını en kolay benimseyip dönüşümü en hızlı gerçekleştirecek olanlar da yine küçük çiftçiler” dedi.

“Toprağın Organik Madde Miktarını Artırmalıyız”

Pakkaner konuşmasında toprak onarımının önemine dikkat çekti: “Anadolu toprakları 1960’larda başlayan yeşil devrimle birlikte verimliliğini yavaş yavaş yitirdi. Topraktaki organik madde miktarı %1’in altına indi. Bu arada geleneksel tarım bilgisine sahip üreticilerimizi de kaybettik. Topraktan yeniden verim alabilmek için toprağın organik madde miktarını artırmalıyız. Bunu ancak agroekolojik üretim yöntemleriyle ve küçük çiftçinin sosyoekonomik koşullarını iyileştirip tarıma devam etmesini sağlayarak başarabiliriz.”

“Ekolojiye Geri Dönüşsüz Zararlar Veriyoruz”

Toplantıda konuşan Tarım Ekonomisi Derneği Başkanı İpek Toğuzoğlu ise mevcut sistemde üreticinin ne üreteceği ürüne ne tarımsal girdilerin içeriğine ve miktarına ne de ürünün fiyatına karar verebildiğine dikkat çekti. Topuzoğlu şöyle devam etti: “Ürettiğimiz gıdanın üçte birini lojistik zincirlerde kaybediyor, tarım diye yaptığımız faaliyetin sonucunda ekolojiye geri dönüşsüz zararlar veriyoruz. Doğal kaynaklar dahil her şeyi metalaştıran ve insanın doğanın hakimi olduğunu savunan anlayış yerini hepimizin doğanın bir parçası olduğu anlayışına bırakırsa, oluşturduğumuz ekonomik ve politik modeller de değişecektir.”

Topuzoğlu, tüketiciler olarak doğal yaşamın ve gıda sisteminin bir parçası olduğunu hatırlamamız ve marketten ürün seçerken nelere etki ettiğimizin farkında olmamız gerektiğini dile getirdi.

bugday kapak

Agroekolojinin Sunduğu Katkılar

Sürdürülebilir tarım uygulamaları ile sosyal hareketleri bir araya getiren agroekoloji, sürdürülebilir gıda sistemleri için bir anlayış değişikliği öneriyor ve uzun vadeli çözümler sunuyor. Dış girdi ihtiyaçlarını en aza indirirken ürün ve hizmet çeşitliliğini mümkün kılıyor, gelir olanaklarını çeşitlendiriyor, endüstriyel tarımın neden olduğu doğal yaşam alanları tahribatının kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına katkı sağlıyor.

“Ekolojik Yaşam Alışkanlıklarını Yaygınlaştırmak için Binlerce Tohum Attık”

Toplantıda Buğday Derneği adına söz alan Strateji Kurulu Üyesi Oya Ayman, derneğin felsefesini ve agroekolojik yöntemler de dahil olmak üzere gıda sistemlerini dönüştürmek için bugüne kadar derneğin geliştirdiği modelleri ve uygulamaları anlattı: “Yaşam dönüşümdür, şiarını benimseyen Buğday Hareketi olarak 30 yıldır dönüşüyor ve dönüştürüyoruz. Bir restorandan dergiye, dergiden derneğe dönüşürken ekolojik yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak için binlerce tohum attık. Sağlıklı, adil, ekolojik ve ekonomik anlamda dayanıklı gıda sistemlerinin kurulması için çiftçiler, akademisyenler, araştırmacılar, uzmanlar, sivil inisiyatifler ve tüketiciler, topluluklar, konuya duyarlı şirketler ve yerel yönetimlerden oluşan işbirliği ve dayanışma ağları kuruyoruz.”

Buğday Derneği’nin %100 Ekolojik Pazarlardan Ekolojik Çiftlik Ziyaretleri programına, Zehirsiz Sofralar kampanyasından Gıda Toplulukları’na kadar yürüttüğü pek çok model proje, sağlıklı gıda üretimini destekliyor ve binlerce insanın sağlıklı gıdaya erişmesini sağlıyor. Son olarak Hatay’da başlatılan Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm projesi; iklim krizinin etkilerini derinden yaşamamız ve aynı zamanda deprem kuşağında bulunmamız nedeniyle ihtiyaç duyduğumuz Afetlere ve Krizlere Dayanıklı Gıda Sistemleri konusunda, Türkiye’nin diğer bölgelerinde de uygulanabilir bir model oluşturdu. Bununla birlikte dernek; agroekolojiyi, üretimden tedarik zincirine kadar gıda sisteminin hemen tüm halkalarında yaşanan bozulma ve kırılmaları onarıp sürdürülebilir sistemler kurmak üzere çözüm olarak öneriyor, agroekolojik uygulamaların bir an önce hayata geçmesi için çalışmalarına devam ediyor.