#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Nepal
Reuters

Nepal Sel Afeti: 2026

Yüksek dağlık alanlarda ortaya çıkan ani seller her zaman yalnızca şiddetli yağışlarla açıklanamaz. Kalıcı kar ve buzulların hızlı erimesi, buzul kütlelerinin dengelerini yitirmesi, kaya düşmeleri, heyelanlar ve çığlar bir araya gelerek çok aşamalı tehlike zincirleri oluşturabilir. Bu nedenle bu tür olaylarda erken uyarı sistemlerinin tasarımı ve risk azaltma stratejileri, yalnızca meteorolojik değişkenleri değil, kriyosferik ve jeomorfolojik süreçleri de kapsamalıdır.

Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İklimBU) ve Fizik Bölümü

Nepal-Tibet sınırında oluşan afet üzerine yayımlanan haberler ve bilimsel açıklamalar incelendiğinde, olayın yalnızca tekil bir doğal tehlike olarak değil, yüksek dağ ortamlarında iklim değişikliğiyle birlikte giderek karmaşıklaşan risk zincirlerinin bir örneği olarak değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Reuters, CNN, USGS ve EarthSky gibi uluslararası kaynaklarda yer alan bilgiler ile kendi bilimsel öngörülerimiz birlikte dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirme yapılabilir.

Tetikleyici Düzenek

Reuters tarafından aktarılan uydu görüntüsü değerlendirmelerine göre, afetin başlangıcında bir buzulun alt bölümünden kopan büyük bir kütlenin yüzlerce metre aşağıdaki vadi tabanına çarpması etkili olmuş olabilir. Bu çökme sürecinin yalnızca buz kütlesiyle sınırlı kalmadığı; beraberinde kaya, moren ve tortul malzeme de sürükleyerek aşağı havzada yıkıcı bir moloz akışı ve ani taşkın dalgası oluşturduğu değerlendirilmektedir.

USGS verilerine göre olay, yerel sismometrelerde 5.2 büyüklüğünde bir sismik sinyal olarak kaydedilmiştir. Ancak bu kayıt, tektonik kökenli bir depremi değil, buzul ve kaya kütlesinin ani çöküşüyle ortaya çıkan enerjiyi yansıtmaktadır. Bu ayrım, olayın jeolojik ve jeomorfolojik niteliğini doğru yorumlamak açısından önemlidir.

Olayın Hızı ve Ölçeği

CNN’in aktardığı üzere, Planetary Science Institute’tan kıdemli bilim insanı Jeffrey Kargel, sel dalgasının ilk 22 kilometrelik mesafeyi ortalama yaklaşık 193 km/saat hızla katettiğini belirtmiştir. Bu hız, söz konusu mesafenin yaklaşık 6 dakika 50 saniye içinde aşılmış olabileceğine işaret etmektedir. Bu büyüklükteki bir hız, yüksek dağ vadilerinde gelişen buzul kökenli ani taşkınların neden kısa sürede geniş alanlarda yıkıcı sonuçlar doğurabildiğini göstermektedir.

Yüksek dağlık alanlarda ortaya çıkan ani seller her zaman yalnızca şiddetli yağışlarla açıklanamaz. Kalıcı kar ve buzulların hızlı erimesi, buzul kütlelerinin dengelerini yitirmesi, kaya düşmeleri, heyelanlar ve çığlar bir araya gelerek çok aşamalı tehlike zincirleri oluşturabilir. Bu nedenle bu tür olaylarda erken uyarı sistemlerinin tasarımı ve risk azaltma stratejileri, yalnızca meteorolojik değişkenleri değil, kriyosferik ve jeomorfolojik süreçleri de kapsamalıdır.

İklim Değişikliğinin Rolü
  1. Olayın doğrudan tetikleyicisi düzeyinde

Orta ve özellikle kötümser iklim değişikliği (yüksek ve çok yüksek emisyon) senaryolarına dayalı projeksiyon verileriyle üretilen iklim tipi ve buzul çalışmaları, yüzyılın sonlarında orta ve subtropikal kuşak Alpin dağ vadi buzullarının çoğunun eriyip kaybolacağını, ani sel ve taşkınların artacağını gösteriyor. 5000 m ve üzerindeki buzulların bazıları, kuzey bakılarda ya da özel hidroklimatolojik-kar koşulları altında, küçülüp kısalarak varlıklarını gösterebilecek.

Reuters ve BBC’ye göre bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin bu buzul çöküşünü tetiklemede muhtemelen önemli bir faktör olduğunu söyledi.

  1. Genel/yapısal arka plan düzeyinde-yüksek kesinlik:

Birleşmiş Milletler’in (BM) 2023 verilerine göre, Nepal’in karla kaplı dağları küresel ısınma nedeniyle son 30 yılda buzlarının yaklaşık üçte birini kaybetti; Hindistan ve Çin gibi iki büyük karbon emisyoncusu arasında sıkışan Nepal’deki buzullar, son 10 yılda bir öncekine göre %65 daha hızlı eridi.

  1. Bölgesel eğilim düzeyinde:

Hızla eriyen Alpin vadi ve takke buzullarındaki çökme ve heyelanlar birçok faktörden kaynaklanabilse de iklim değişikliği çoğu zaman bunlarda rol oynuyor. Dünya ısındıkça Nepal iklim felaketlerinin merkez üssü haline geliyor, Himalayalar’daki devasa buz kütleleri eriyor ve dağ yamaçları giderek daha az sağlam, daha akışkan ve duraysız hale geliyor.

Özet

– Doğrudan tetikleyici (bu olay): buzul çöküşü + kaya/moloz akışı (kesinleşti).

– İklim değişikliğinin bu tetikleyicideki payı: “olasılıkla önemli faktör” (araştırılıyor, henüz kesinleşmedi).

– İklim değişikliğinin arka plan/yapısal etkisi: eriyen buzullar, dengesizleşen dağ yamaçları, artan glasiyal göl/çöküş riski-bu düzeyde bilimsel kanıt güçlü ve tartışmasız.

– Can kaybının büyüklüğünü artıran faktör: vadilerin yoğun yerleşim, ulaşım ve turizm güzergahı olması vb.