#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Arabasız

Arabasız Kentlerle İstikrarlı Bir İklim

Ulaşım sektörü küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık %15’inden sorumlu ve bu emisyonların yaklaşık %75’ini karayolu taşımacılığı oluşturuyor. Araç kullanımının yanı sıra araçların üretimi ve bertaraf edilmesi de önemli miktarda emisyona yol açıyor. 22 Eylül Dünya Arabasız Günü’nün 2026 yılı teması, arabalar yerine insanların kamusal yaşamlarına odaklanan kentlerin, iklimi istikrarlı bir hale getirebileceğini vurguluyor.

Dünya ölçeğinde arabasız yaşam biçimlerini ve sürdürülebilir şehir planlamasını desteklemek için çeşitli projeler ve kampanyalar yürüten bir organizasyon olan Arabasız Şehirler Koalisyonu, Dünya Arabasız Günü’nün 2026 temasını “İklimi İstikrarlı Bir Dünya için Arabasız Kentler” olarak belirledi.

Her yıl 22 Eylül tarihi, Dünya Arabasız Günü olarak kabul ediliyor. Günün çıkış noktası ise hiç de yeni değil: 1950’lerin sonlarında, Hollanda ve Belçika’da kentlerde farklı ulaşım seçeneklerini teşvik etmek amacıyla arabasız pazar günleri etkinliği başlatıldı. Etkinlik yıllar içinde farklı ülkelere ve kentlere yayıldı ve 2000 yılında, sürdürülebilir ulaşım çözümlerini teşvik etmeyi amaçlayan bir hareket olan Carbusters, 22 Eylül tarihini “Dünya Arabasız Günü” ilan etti.

Gün, temel olarak sokakların yalnızca arabalar için değil, yayalar ve kent içinde kamusal yaşam için de kullanılabileceğini göstermeyi amaçlıyor. Yanı sıra gün, toplu taşımayı ve sürdürülebilir ulaşım yollarını teşvik etmekle birlikte arabaların yarattığı hava kirliliğine, gürültüye ve elbette emisyonlara dikkat çekiyor.

İklim Krizi Kentlerin Dönüşümü için Fırsat Olabilir mi?

Ulaşım sektörü küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık %15’inden sorumlu ve bu emisyonların yaklaşık %75’ini karayolu taşımacılığı oluşturuyor. Ayrıca seragazı emisyonlarını artıran yalnızca araçların kullanımı değil; otomobillerin ve diğer motorlu araçların üretimi ve bertaraf edilmesi de önemli miktarda emisyona yol açıyor.

Günün 2026 teması, giderek derinleşen iklim krizi ile ulaşımın bu krize etkisine ve uygulamaya konulan çözümlerin çoğu zaman sorunun boyutuyla başa çıkmak için yetersiz kaldığına vurgu yapıyor. İklim krizi ile ulaşım ilişkisine dikkat çeken gün, bir yandan da bu krizi kentler için bir fırsata dönüştürmek gerektiğine işaret ediyor.

Çocukların okula güvenli bir şekilde yürüyerek ya da bisikletle gidemediklerini, yetişkinlerin ise her gün kabusa dönüşen işe gidiş-gelişlerle karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan yeni tema, kent genelinde parklar gibi kamusal alanlardan çok otoparklara daha fazla alan sağlandığını ve yol altyapısına büyük miktarlarda kamu kaynağı harcandığını belirtiyor. Tüm bu sorunlar ışığında da “kentlerde sürdürülebilir bir yaşamı inşa edecek cesareti gösterme” çağrısı yapılıyor.

Bir Hafta Boyunca Herkes için Hareketlilik Çağrısı

Arabasız Şehirler Koalisyonu’nun 2026 teması dışında, Avrupa’da 16-22 Eylül tarihleri arasında Avrupa Hareketlilik Haftası düzenleniyor. Kentlerde otomobil kullanımına alternatif ulaşım biçimlerini görünür kılmak ve insanların ulaşım alışkanlıklarını daha sürdürülebilir seçeneklere yönlendirmeyi amaçlayan Avrupa Hareketlilik Haftası’nın 2026 teması “Herkes için Hareketlilik: Kuşaklararası Adalet” olarak belirlendi.

Temayla, çocuklar, gençler, yetişkinler ve yaşlıların ihtiyaçlarına uygun, gelir veya fiziksel kapasiteden bağımsız, sürdürülebilir ve erişilebilir ulaşım sistemleri oluşturmaya vurgu yapılıyor. Bu kapsamda hafta boyunca Avrupa genelinde yeni hareketlilik fikirleri deneniyor ve arabasız günler organize edilerek sürdürülebilir kentlere yönelik farkındalık artırılmaya çalışılıyor.