DSÖ tarafından gerçekleştirilen bir çalışma, dünya genelindeki ölüm vakalarının yaklaşık %24’ünün büyük ölçüde önlenebilir çevresel sağlık riskleri kaynaklı olduğunu gösteriyor. 26 Eylül Dünya Çevre Sağlığı Günü, 2026 yılı kampanyasında bilimsel kanıtın, araştırmanın ve uzmanlığın önemini öne çıkararak, çevresel risklere karşı bilimin gücünü vurguluyor.
Her yıl 26 Eylül tarihi Dünya Çevre Sağlığı Günü olarak kabul edilirken, günün 2026 teması “Çevre Sağlığı: Toplumları Korumak için Bilimin Yanında Durmak” olarak belirlendi.
Başta hava ve su kalitesiyle gıda güvenliği olmak üzere atıklar, sanitasyon, iklim değişikliği, yaşanılan konutların ve toplumların çevresel risklere karşı dayanıklılığı gibi başlıklara odaklanan bu özel gün, temel olarak çevre ile insan sağlığı arasındaki ilişkiye dikkat çekmeye çalışıyor.
Dünya Çevre Sağlığı Günü, ilk olarak Uluslararası Çevre Sağlığı Federasyonu (International Federation of Environmental Health – IFEH) tarafından 2011 yılında ilan edildi. IFEH bu özel günle, insanların maruz kaldıkları fiziksel, kimyasal ve biyolojik çevresel faktörlerin değerlendirilmesi, kontrol edilmesi ve bu yollarla da hastalıkları önleyerek sağlığı destekleyici yaşam ortamlarının oluşturulmasını hedefliyor.
Bilimsel Bilgiye Dayalı Karar Almaya Vurgu Yapılıyor
Dünya Çevre Sağlığı Günü 2026 yılındaki kampanyasında ise bilime odaklanıyor. “Çevre Sağlığı: Toplumları Korumak için Bilimin Yanında Durmak” sloganını benimseyen kampanya, bu vurguyla, çevre sağlığı politikaları ve uygulamalarında bilimsel kanıtın, araştırmanın ve uzmanlığın önemini öne çıkarıyor.
Çevresel risklerin toplum sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirirken, bilimsel bilgiye dayalı karar alma ve toplumların korunması arasındaki bağlantıya odaklanıyor. Yanı sıra kampanya, çevre sağlığı profesyonellerinin bilim ile uygulama arasındaki köprüyü kurdukları ve toplumları çevresel risklerden esasen bilimin koruduğu mesajını veriyor.
Ölümlerin Yaklaşık Dörtte Biri Önlenebilir Çevresel Riskler Kaynaklı
Çevre sağlığı meselesine küresel çapta en kapsamlı şekilde bakan son çalışma ise Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından gerçekleştirildi. DSÖ ve Diğer BM Kuruluşlarının Sağlık ve Çevre Rehberleri Derlemesi adlı çalışma, hava kirliliğinden iklim değişikliğine, su ve sanitasyondan kimyasallara, atıklardan sürdürülebilir ulaşıma kadar uzanan 400’den fazla uluslararası rehber ve dokümandan 500’den fazla eylemi bir araya getiriyor.
Söz konusu çalışmada, dünya genelindeki ölüm vakalarının yaklaşık %24’ünün büyük ölçüde önlenebilir çevresel sağlık riskleri kaynaklı olduğunun altı çiziliyor. Yanı sıra kalp hastalığından kaynaklanan ölümlerin %31’inin, inme vakalarının %25’inin, akciğer kanserlerinin %20’sinin, akut solunum yolu enfeksiyonlarının %43’ünün ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) vakalarının %33’ünün hava kirliliğinin azaltılmasıyla önlenebileceğine dikkat çekiliyor.







