#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Tüketim

Biyoçeşitlilik Kaybında Geriye Dönüş Yok! Yüksek Gelirli Ülkeler Üretim ve Tüketimi Azaltmalı

Gelir ve servet dağılımındaki uçurumların azaltılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Fikret Adaman, özellikle zengin ülkelerin imkan sağladığı sürekli tüketim üzerinden giden yaşam tarzının değişmediği sürece çözüm yollarına ulaşmanın zor olduğunu belirtti.

AA’nın haberine göre, yüksek gelir ve servete sahip kişilerle ülkeler tarafından yapılan harcamaların ekolojik etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Adaman, gelir ve servet dağılımındaki uçurumların azaltılması gerektiğini, zenginlerin tüketimini kısmanın en basit yolunun gelir eşitliğinden geçtiğini ifade etti.

“Yüksek Gelirli Ülkeler Büyümelerinde Frene Basmalı”

Yüksek gelirli ülkelerin büyümelerinde de frene basmaları, üretim ve tüketim seviyelerini aşağıya çekmeleri gerektiğini vurgulayan Adaman, bu adımların her sektörde aynı şekilde yapılamayacağını, örneğin ulaşım, demir-çelik sektörü ve çimento gibi ekolojik izi büyük sektörlerde kısıtlama ve yavaşlamalara gidilebileceğini dile getirdi.

“Yaşam Tarzı Değişmediği Sürece Çözüm Yollarına Ulaşmak Zor”

Özellikle zengin ülkelerin imkan sağladığı sürekli tüketim üzerinden giden yaşam tarzının değişmediği sürece çözüm yollarına ulaşmanın zor olduğuna dikkati çeken Adaman, “Parasal karşılık getirmenin şöyle de bir sıkıntısı var, ‘Neyse parası dökeriz, kirletiriz’ yaklaşımı doğru değil. Dolayısıyla parasal karşılık getirdiğiniz zaman sanki o parayı biz başka alanlardan oraya kanalize ettiğimizde bu meseleyi çözecekmişiz gibi bir algı oluşuyor” dedi.

Özellikle biyoçeşitlilik kaybında geriye dönüş olmadığını vurgulayan Adaman, şunları söyledi: “Bir orman gittiğinde şu ya da bu nedenlerle gidiyor ve ‘Biz orada 50 bin ağaç kestik, 100 bin ağaç diktik. Bak iki kat ağaç diktik’ demekle olmuyor. Orman dediğiniz şey öyle ağaç sayısıyla ölçülmüyor, oranın kendi ekolojik sistemi var. Bütün bunları topladığımız zaman bu gelir ve servet adaletsizliğinin sürdüğü bir ortamda ve bu büyüme çılgınlığının devam ettiği politik arenada çözüm görmek biraz bana zor geliyor açıkçası.”

Adaman, büyüme esnasında sosyal ve ekolojik maliyetlerin dikkate alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.