#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Taş Ocağı

Danamandıra’daki Taş Ocağı Projesinin ÇED Kararı Geçersiz Sayıldı

Danamandıra’da yaklaşık 150 dönümlük alanı kapsayan taş ocağı projesi için 2017’de verilen ÇED gerekli değildir kararı, projenin yasal süre içerisinde hayata geçirilmediğinin belgelenmesi üzerine geçersiz sayıldı. Bölge halkı, ormanların yanı sıra su kaynakları, tarım alanları ve tarihi mirasın da tehdit altında olduğunu belirterek yaklaşık 150 dönümlük alanda binlerce ağacın kesildiğini söylüyor.

İstanbul’un su kaynakları ve Kuzey Ormanları’nın önemli bir bölümünü barındıran Silivri, maden projeleri, taş ve kum ocakları tehdidiyle karşı karşıya. Özellikle Danamandıra köyü ve çevresinde mevcut ocakların genişletilmesine yönelik girişimler sürerken, yeni projeler de gündeme geliyor. Ormanların yanı sıra su kaynakları, tarım alanları ve tarihi mirasın da tehdit altında olduğunu belirten bölge halkının mücadelesinden önemli bir sonuç çıktı.

“Direndik ve Kazandık”

BirGün’ün haberine göre, Danamandıra’da yaklaşık 150 dönümlük alanı kapsayan taş ocağı projesi için 2017’de verilen ÇED gerekli değildir kararı, projenin yasal süre içerisinde hayata geçirilmediğinin belgelenmesi üzerine geçersiz sayıldı. Böylece 150 dönümlük alanın yeni bir taş ocağı çukuruna dönüşmesinin önüne geçildi. Köylüler karara ilişkin, “Direndik ve kazandık” dedi.

Bölge halkının aktardığına göre Danamandıra ve çevresinde halen yedi aktif taş ocağı bulunuyor. Danamandıra Çevre Derneği’nden Umut Er, köyün taş ocaklarıyla kuşatıldığını belirterek “Matkim 2017 yılında ÇED gerekli değildir kararını aldı. 2026’da yeniden faaliyete geçmek istedi ve ağaçları kesmeye başladı. Yaklaşık 150 dönümlük alanda kesimler yapıldı” dedi.

ÇED mevzuatındaki beş yıllık süreye dikkat çeken Er, projeye bu süre içerisinde başlanmadığını belgelediklerini söyledi. Er, “Hazırladığımız dilekçe, geçmiş ve güncel uydu görüntüleri ile köylülerimizin beyanları sayesinde projenin yıllarca faaliyete geçmediğini ortaya koyduk. Yürüttüğümüz mücadele sonucunda karar geçersiz sayıldı” diye konuştu.

“Yaklaşık 150 dönümlük Alanda binlerce Ağaç Kesildi”

Kararın önemli bir kazanım olduğunu belirten Er, yaklaşık 150 dönümlük alanda binlerce ağacın kesildiğini söyledi. “Ağaçlarımızı geri getiremeyiz ancak alanın taş ocağı çukuruna dönüşmesini engelledik” diyen Er, şöyle devam etti: “Toprak yapısı değişmedi. Ağır müdahaleler devam etmezse alanın ormanlaşmasını umuyoruz. Belki 10-15 yıl içerisinde yeniden yeşerecek. En azından taş ocağı çukuruna dönüşmesini engelledik.”

Er, bölgede başka taş ocaklarının genişletilmesine ilişkin başvuruların da sürdüğünü belirterek, “Yıl başından bu yana köyümüzde yaklaşık 600 dönüm orman diğer ocakların genişlemesi nedeniyle gitti. Bölgede çok sayıda taş ocağı faaliyeti var. ÇED süreci yeni başlayan ocaklar da bulunuyor. Burası yağmalanıyor” dedi.

“Önemli Bir Kazanım”

Kuzey Ormanları Savunması da Danamandıra’daki gelişmeyi önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Açıklamada “150 dönüm alan taş ocağı çukuru olmaktan kurtuldu. Kesilen ağaçların acısı taze ama bu alan taş ocağı olmayacak, toprak yeniden yeşerecek. Takip edersek, yan yana durursak kazanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“Patlatmalar Sırasında Halk Deprem Oluyor Sanıyor”

Danamandıra’daki tehdit yalnızca ormanlarla sınırlı değil. Köyün yakınındaki taş ocaklarında gerçekleştirilen patlatmaların yurttaşları da endişelendirdiğini belirten Er, “Patlatmalar sırasında halk deprem oluyor sanıyor. Yetkililere şikayette bulunuyoruz ancak işlem yapılmıyor” dedi.

Bölgede tarihi bir su kanalı hattının da bulunduğunu belirten Er, İstanbul’a su taşıdığı belirtilen tarihi kanal üzerinde yapılan incelemelerin ardından koruma kararı alındığını söyledi. Buna rağmen kanalın yakınında taş ocağı genişleme girişimlerinin gündeme geldiğini aktaran Er, patlatmaların tarihi yapıya zarar verme riski taşıdığına dikkat çekti.