#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Denize Kıyısı Bulunmayan

Denize Kıyısı Bulunmayan Gelişmekte Olan Ülkeler İklim Adaleti Talep Ediyor

Kendilerine özel kalkınma sorunları ve iklim değişikliğinin sonuçlarına karşı son derece kırılgan durumda bulunan ülkelere dikkat çekmek amacıyla 6 Ağustos tarihi, “Denize Kıyısı Bulunmayan Gelişmekte Olan Ülkelerin Özel Kalkınma İhtiyaçları ve Zorlukları Uluslararası Farkındalık Günü” olarak kabul ediliyor. Bu ülkeler, Antalya’da düzenlenecek COP31’de iklim adaleti ve iklim finansmanı tartışmalarının önemli başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, geçen yıl Afrika, Asya, Avrupa ve Güney Amerika’da bulunan 32 denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkenin karşı karşıya oldukları yapısal eşitsizliklere dikkat çekmek amacıyla, 6 Ağustos tarihini “Denize Kıyısı Bulunmayan Gelişmekte Olan Ülkelerin Özel Kalkınma İhtiyaçları ve Zorlukları Uluslararası Farkındalık Günü” olarak ilan etti.

Bu özel günle denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkelerin, denize erişim eksikliği, coğrafi izolasyon, yüksek ulaşım ve ticaret maliyetleri gibi özel kalkınma sorunlarına küresel düzeyde dikkat çekmek ve bu ülkelere yönelik uluslararası işbirliğini güçlendirmek amaçlanıyor.

Sosyal ve çevresel açıdan son derece kırılgan durumda olan bu ülkeler; küresel eşitsizlikler, yoksulluk, borç yükü, altyapı eksiklikleri, teknolojik gerilik ve uluslararası ticaretteki dezavantajların yanı sıra son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerine de eşitsiz bir şekilde maruz kalıyorlar.

Ticaret Maliyetleri Diğer Ülkelere Göre %30 Daha Yüksek

Afrika, Asya, Avrupa ve Güney Amerika’da bulunan 32 denize kıyısı bulunmayan gelişmekte olan ülke açısından kritik bir dönemeç: Toplamda 600 milyondan fazla insanın yaşadığı bu ülkeler, denize erişimlerinin olmaması, coğrafi olarak izole konumda bulunmaları ve kıyı ülkelerine kıyasla yaklaşık %30 daha yüksek ticaret maliyetleriyle karşı karşıya olmaları nedeniyle ciddi kalkınma engelleriyle mücadele ediyorlar.

Bu ülkelerin 16’sı Afrika’da, 10’u Asya’da, dördü Avrupa’da ve ikisi Latin Amerika’da bulunurken, en küçükleri nüfusu 1 milyonun altında olan Bhutan, en büyüklerini ise yaklaşık 135 milyon nüfuslu Etiyopya oluşturuyor. Aralarında Kazakistan ise 3750 km ile denize en uzak olan ülke olma özelliğini taşıyor.

Bu ülkelerin 16’sı aynı zamanda en az gelişmiş ülke kategorisinde olduğu için daha da kötü durumdalar. Yanı sıra denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kentsel nüfusun yaklaşık %40’ı gecekondu bölgelerinde ve yetersiz barınma koşullarına sahip yerleşim yerlerinde yaşarken, bu ülkelerde yetersiz beslenen insanların oranı, dünyanın geri kalanındaki ortalamanın iki katından daha fazla.

Mevcut İklim Finansmanı Fonlarına Erişimleri Sınırlı

Denize kıyısı bulunmayan gelişmekte olan ülkelerin şimdilerde en büyük sorunlarından biri ise iklim değişikliğine uyum için gereken finansman konusunda yaşanıyor. Bu ülkeler, küresel seragazı emisyonlarına sınırlı etki etmelerine karşın iklim krizinin yol açtığı olumsuzluklara orantısız biçimde maruz kalıyorlar.

İklim finansmanına erişimde de ciddi dezavantajlarla karşı karşıya olan bu ülkelerin birçoğu, kuraklık, çölleşme, su stresi, sel ve aşırı hava olaylarından yoğun şekilde etkileniyorlar. Ayrıca iklim projeleri için gerekli teknik kapasite ve kurumsal altyapı çoğunda yetersiz olduğundan, mevcut fonlara erişimleri de sınırlı kalabiliyor.

Denize kıyısı bulunmayan gelişmekte olan ülkeler, Antalya’da düzenlenecek COP31 iklim zirvesinde de doğrudan ve dolaylı olarak gündeme gelmeye aday gruplardan birini oluşturuyor; çünkü iklim finansmanı, uyum, kayıp ve zarar finansmanı ile kırılgan ülkelerin finansmana erişimi Antalya zirvesinin temel başlıkları arasında görülüyor. Söz konusu ülkeler, geçen yıl Bakü’de gerçekleştirilen COP30 sırasında ilk kez küresel iklim gündemi kapsamında özel bir toplantıda bir araya gelerek görünürlüklerini artırmaya çalışmıştı.