Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün tahminlerine göre, dünya ticaretindeki ürünlerin yaklaşık %90’ı gemilerle taşınıyor. Her yıl 25 Haziran tarihi Uluslararası Denizciler Günü olarak kabul edilirken, günün “Dünya ticaretini taşıyorlar. Riskleri de taşıyorlar” başlıklı 2026 yılı temasıyla, dünya genelindeki yaklaşık 1,5 milyon denizcinin, toplumun refahına yaptıkları ve çoğu zaman göz ardı edilen katkıları hatırlatılıyor.
Uluslararası Denizciler Günü, bu yıl 25 Haziran’da, denizcilerin yaşadıkları risklere dikkat çekiyor. Gün, ilk olarak 2010 yılında, günlük yaşamımızda kullandığımız neredeyse her şeyin doğrudan ya da dolaylı olarak deniz taşımacılığından etkilendiğini vurgulamak amacıyla Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization – IMO) tarafından ilan edildi. Kısa bir süre sonra da Birleşmiş Milletler’in (BM) uluslararası günler listesine eklendi.
Uluslararası Denizciler Günü, dünya genelindeki yaklaşık 1,5 milyon denizcinin, toplumun refahına yaptıkları ve çoğu zaman göz ardı edilen katkılarını anmayı amaçlıyor. Denizcileri onurlandırmak için önemli bir fırsat olarak görülen gün, bu çalışmaları takdir etmenin yanı sıra korsanlık gibi yaşam koşullarını etkileyen küresel sorunlara da işaret ediyor.
Dünya Ticaretindeki Ürünlerin %90’ına Yakınını Taşıyorlar
Bu yıl “Dünya ticaretini taşıyorlar. Riskleri de taşıyorlar” başlıklı tema etrafında şekillenen gün, deniz taşımacılığının ve onu sürdüren denizcilerin dünya ticaretinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunun altını çiziyor. Kampanya ayrıca, denizcilerin ekonominin işlemesini sağladıklarını, kullandığımız ürünlerin ve yakıtların taşınmasında kritik bir görev üstlendiklerini de hatırlatıyor. Böylelikle denizcilerin sundukları katkıların ardındaki riskler ve fedakarlıklar da görünür kılınıyor.
IMO’nun tahminlerine göre, dünya ticaretindeki ürünlerin yaklaşık %90’ı gemilerle taşınıyor. Denizciler yalnızca bu gemilerin işletilmesinden değil, taşınan yüklerin güvenli ve sorunsuz bir şekilde varış noktalarına ulaştırılmasından da sorumlu durumdalar. Dolayısıyla 2026 kampanyası özellikle yüksek riskli ve çatışmalardan etkilenen bölgelerde denizde yaşamın getirdiği zorluklara, baskılara ve tehlikelere dikkat çekiyor. Yanı sıra hükümetlere, limanlarda denizcilere adil muamele edilmesini sağlayacak politikalar geliştirmeleri çağrısında bulunuyor. Bir yandan da özel gemi işletmeleri ve gemi sahiplerinden çalışanlarına denizde bulundukları süre boyunca uygun imkanlar ve yaşam koşulları sağlamaları çağrısı yapılıyor. Bu sayede de denizcilerin çalışma koşulları, hakları ve gelecek beklentileri konusunda farkındalık yaratılmaya çalışılıyor.








