İklim

ekoIQ’nün 109. Sayısı Yayında: COP28 Kazanım mı Hezimet mi?

Türkiye iklim politikalarında da ve ona bağlı olarak enerji politikalarında da rasyonel dışı bir zemine kaymış durumda. Bir yandan kömürlü termik santrallar inşa ederek, var olan kömürlü termik santralların kapasitelerini büyüterek; bunun için Akbelen gibi orman alanlarını tahrip ederek, fosil yakıtlara yönelik sübvansiyonları sürdürerek, her gün yeni kararnamelerle yeni orman alanlarını kullanıma açarak, tutarlı bir iklim politikası izleyemez.

Türkiye resmi rakamlara göre %60’ın, çeşitli araştırma kurumlarının verilerine göre %100’ün üzerinde bir enflasyon yaşıyor. Bundan 3-4 sene önce %10 civarlarında seyreden bir enflasyona sahipti. Aradaki büyük farkın ise ekonomi biliminin rasyonellerinin dışında, “Ortodoks” olmayan mali politikalardan kaynaklandığı genel kabul görüyor. Türkiye iklim politikalarında da ve ona bağlı olarak enerji politikalarında da rasyonel dışı bir zemine kaymış durumda. Bir yandan kömürlü termik santrallar inşa ederek, var olan kömürlü termik santralların kapasitelerini büyüterek; bunun için Akbelen gibi orman alanlarını tahrip ederek, fosil yakıtlara yönelik sübvansiyonları sürdürerek, her gün yeni kararnamelerle yeni orman alanlarını kullanıma açarak, tutarlı bir iklim politikası izleyemez. 2053 yılına verdiği karbon nötr olma sözünü tutamaz…

COP28’i yerinden izleyen ekoIQ Yayın Yönetmeni Dr. Barış Doğru, Türkiye müzakere heyetine ilettiği ancak bugüne dek bir cevap alamadığı sorularını, Türkiye’nin COP28’deki Pasif-Agresif İklim Politikasına Sorular! başlığı altında bir kez daha sordu.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde gerçekleştirilen 28. Taraflar Konferansı (COP28) kimilerinin “tarihi” kimilerinin ise “hezimet” olarak tanımladıkları bir anlaşmayla sona erdi. Yaklaşık 200 ülkeden temsilci, iklim değişikliğinin en kötü etkilerini önlemek için fosil yakıtlardan uzaklaşma çağrısı yaptı. Türünün ilk örneği olan bu anlaşma, petrol çağının sona ereceğinin sinyalini verdi. Öte yandan anlaşmanın fosil yakıtlardan “uzaklaşma” çağrısı yaparken herhangi bir tarih belirtmemesi çok büyük bir soruna da işaret etti. Biz de, ekoIQ’nün 109. sayısında, “COP28, tarihi kazanım mı yeni bir hezimet mi?” diye sorduk. Ve sorularımızın yanıtlarını uzman isimlerden; Dr. Ümit Şahin, Özlem Altıparmak, Yunus Arıkan, Elif Cansu İlhan, Cenk Narter,  Prof. Dr. E. Didem Evci Kiraz, Dr. Ezgi Ediboğlu Sakowsky’den aldık.

Yeni sayımızda yazarlarımız Arzu Deniz Aksoy, Elif Gökçe Şahin, Gülin Yücel, Zeynep Özler, Aynur Kolbay Hülya, Sibel Bülay, Prof. Dr. Ahu Ergen ve Arif Ergin, gündeme dair görüşlerini sayfalarına aktardılar.

Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, iş süreçlerinin uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uygun hale gelmesi için yürüttükleri çalışmaları anlattı. Gelecekte daha yaşanabilir bir dünya için enerji kullanımının azaltılması gerektiğini belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, var olan kaynakların çok daha verimli kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

Konferansın öne çıkan başlıklarını değerlendiren UN Global Compact Türkiye, COP28’in iş dünyası için taşıdığı anlamı yorumladı. Prof. Dr. E. Didem Evci Kiraz, 35 yıllık bir çabanın sonucu olarak Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Sağlıklı Şehirler Projesi hakkında bilgi paylaşımında bulundu.

İyi Bak sayfasında, Nivogo CEO’su Arnas Akbaş, bugüne dek yeniledikleri yaklaşık iki milyona yakın ürünü döngüsel ekonomiye tekrar, nasıl kazandırdıklarını anlattı. Orkun Çakar’dan tüketilebilir ve demokratikleştirilmiş verilerle üretime dair operasyonları iyileştirmenin yollarını dinledik. Gözde İvgin bu sayımızda da çevremizde olup bitenleri mercek altına aldı. Bir de Nihat Nuyan’ın perspektifinden film kritiklerinin sunulduğu Politik Kamera, dergimizin sayfaları arasında yer aldı.

Keyifli okumalar dileriz.

ekoIQ’nün 109. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

 

About Post Author