Çevre örgütleri, yerel yönetimler ve eğitim kurumları her yıl 17 Mayıs Uluslararası Geridönüşüm Günü kapsamında dünyanın dört bir yanında etkinlikler düzenliyor. Temel yaklaşım ise “Azalt, Yeniden Kullan ve Geri Dönüştür”. Böylelikle bir yandan döngüsel ekonomi bilinci oluşturmaya çalışılırken diğer yandan da “Kullan-At” yerine “Yeniden Kullan ve Dönüştür” prensibi teşvik ediliyor.
Geridönüşüm, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) yolunda önemli bir pratik olarak öne çıkarken, özellikle 2010’lu yıllardan bu yana çevre örgütleri 17 Mayıs tarihini “Uluslararası Geridönüşüm Günü” olarak kabul ediyor.
Çevre örgütlerinin yanı sıra eğitim kurumları, sürdürülebilirlik odaklı kurumlar ve yerel yönetimlerin de etkinlikler düzenledikleri bu günle, atıkların çevreye zarar vermeden yeniden değerlendirilebileceği konusunda farkındalık yaratılmaya çalışılıyor.
Öte yandan bu özel günle, geridönüşümün yalnızca kurumların ve çevre örgütlerinin sorumluluğunda olmadığı, her bireyin bu hayati uygulamaya katkı sunması fikri de benimsetilmeye çalışılıyor. Nitekim geridönüşüm, iklim değişikliğinin hızını yavaşlatmak ve doğal kaynakları korumaya katkı sunmak için de etkili bir yöntem.
Üç Aşamalı Bir Yaklaşım
“Uluslararası Geridönüşüm Günü” bu uygulamaya dair bir yöntemi, UNESCO’nun çerçevesini çizdiği bir yaklaşım olan, “Azalt, Yeniden Kullan ve Geri Dönüştür” üçlü hedefini benimseniyor. Bu yaklaşımla bir yandan döngüsel ekonomi bilinci oluşturmaya çalışılırken bir yandan da “Kullan-At” yerine “Yeniden Kullan ve Dönüştür” prensibi teşvik ediliyor.
Bu yaklaşımda ilk aşamayı, ürünlerin kullanımının ve tüketimini azaltılması oluşturuyor. Örneğin bez çanta kullanmak, ambalajsız ya da en az ambalajlı ürünleri tercih etmek bunlardan bazıları.
İkinci aşama olan yeniden kullanmak ise şişe, karton kutu gibi ürünleri alternatif amaçlarla tekrar kullanmayı içeriyor. Son aşamada da yeni ürünleri üretmek için atıkları dönüştürmek ve böylece yeni ham madde üretimini azaltmak anlamına gelen geri dönüştürmek yer alıyor.








