#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
matt-palmer-K5KmnZHv1Pg-unsplash kapak

Nanoteknoloji Sürdürülebilirliğe Nasıl Fayda Sağlıyor?

Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında lise öğrencileri ile bir araya gelen Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu, dünya nüfusunun her 10-15 yılda 1 milyar arttığını belirterek öte yandan su, enerji ve tarım alanlarının ise aynı oranda artmadığına dikkat çekti. Geleceğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sürdürülebilir çözümlerin önemine vurgu yapan Menceloğlu, öğrencilere nanoteknolojinin rolünü ve sürdürülebilirlikle ilişkisini anlattı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında Sabancı Üniversitesi Lise Yaz Okulu Girişimcilik dersi öğrencileri, Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve NanoMühendislik Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu ile bir araya geldi. Menceloğlu, üniversitenin Tuzla kampüsünde gerçekleştirilen etkinlikte “sürdürülebilirlik ve nanoteknoloji” temalı bir sunum yaptı.

bilim kafe

“Her 10-15 Yılda Bir Dünya Nüfusu 1 milyar Artıyor”

“Geleceğin Meslekleri Ekseninde Yeni İş Alanları: Sürdürülebilirlik ve Nanoteknoloji” başlıklı sunumunda Menceloğlu, nanoteknolojinin sürdürülebilirliğe nasıl fayda sağladığına değinerek, “Her 10-15 yılda bir dünya nüfusu 1 milyar artıyor. Ancak nüfus artarken su, enerji ve tarım alanları aynı oranda artmıyor. Bu nedenle geleceğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çevresel, ekonomik ve sosyal dengeyi birlikte gözeten, sürdürülebilir çözümler büyük önem taşıyor. Nüfus artışı ve iklim değişikliği; su, gıda ve enerji gibi kaynaklara olan talebi her geçen gün artırırken, bu ihtiyaçları çevreyi koruyarak karşılayabilecek teknolojiler geliştirmeliyiz” dedi.

“Doğal Sistemleri Destekleyen Uygulamalar Geliştirmek Gerekiyor”

Döngüsel ekonominin, sürdürülebilir hedeflere ulaşmak için kaynak kullanımını iş büyümesinden ayıran somut ve işlevsel bir araç olduğuna dikkat çeken Menceloğlu, “Döngüsel ekonomi, tasarım odaklı üç ilkeye dayanıyor. Bunlardan birincisi atık ve kirliliği ortadan kaldırmak. Atıklar sistemin sonundaki bir hata değil, henüz tasarım aşamasındayken engellenmesi gereken bir unsurdur. İkincisi, ürün ve malzemeleri döndürmek. Malzemeler tamir, yeniden kullanım, yenileme ve geridönüşüm yoluyla en yüksek değerde tutulur. Üçüncüsü ise doğayı yenilemek. Sadece daha az zarar vermek yerine, doğal sistemleri destekleyen ve biyoçeşitliliği artıran uygulamalar geliştirmek gerekiyor” dedi.

“Nanoteknoloji, SKA’lara Katkı Sağlayabilecek Önemli Fırsatlar Sunuyor”

Nanoteknolojinin sürdürülebilirlik konusunda önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Menceloğlu, şunları söyledi: “Nano ölçekte geliştirilen malzemeler sayesinde daha az malzeme kullanarak daha etkili fonksiyonlar elde etmek ve uygun maliyetli çözümler geliştirmek mümkün oluyor. Tarımda bitki koruma, gübreleme, toprak iyileştirme ve su arıtma uygulamalarından gıda ambalajlarına, temiz su, yenilenebilir enerji ve atıkların ileri dönüşümüne kadar birçok alanda nanoteknoloji, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA) katkı sağlayabilecek önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle sürdürülebilir tarım ve gıdada nanoteknolojiyi nerelere adapte edebileceğimize bakıyoruz. Bu teknolojileri toplumun ihtiyaçlarına çözüm üreten uygulamalara dönüştürebilmek amacıyla araştırmalar yapılıyor. Nanoteknolojiyle birçok alanda sürdürülebilir çözümler geliştirmek mümkün.”

Küresel sorunlara çözüm üretebilmek için araştırma temelli bir yaklaşımın büyük önem taşıdığını sözlerine ekleyen Menceloğlu, “21. yüzyılda problemler değişti. Artık enerji problemi, çöp problemi, su gibi problemler var. Bu problemleri tek bir disiplinle çözmek mümkün değil. İklim değişikliği, su ve enerji kaynaklarının kullanımı, gıda güvenliği ve nüfus artışı gibi makro sorunları çözmek için minik sistemlere yani Nano bio information sistemlerine ihtiyaç var” dedi.