Nükleer silah denemelerinin 16 Temmuz 1945’te başlamasından bu yana 2000’den fazla nükleer deneme gerçekleştirilirken, 29 Ağustos Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Gün, bu denemelere yönelik yasaklar getiren ama henüz yürürlüğe girmeyen anlaşmanın uygulanmasına yönelik kamuoyu baskısını artırmayı amaçlıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, nükleer denemelerin yol açtığı “insanların yaşamı ve sağlığı ile çevre üzerindeki yıkıcı ve zararlı etkilerin” daha fazla ortaya çıkmasını önlemek amacıyla 2009 yılında 29 Ağustos tarihini “Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Gün” olarak ilan etti.
Nükleer silah denemelerinin 16 Temmuz 1945’te başlamasından bu yana 2000’den fazla nükleer deneme gerçekleştirildi. Bu denemeler de insani, çevresel ve sosyoekonomik açıdan ağır bir miras bıraktı. Öyle ki bu kötü miras, günümüzde dördüncü nesle ulaşan mağdurların yaşamlarını hâlâ etkilemeye devam ediyor.
Nükleer Silahlar Bugün Çok Daha Güçlü ve Yıkıcı
Nükleer denemelerin ilk yıllarında, bunların insan yaşamı üzerindeki yıkıcı etkilerine çok az önem veriliyordu; atmosferde gerçekleştirilen denemelerin yol açtığı radyoaktif serpintinin tehlikeleri ise neredeyse hiç dikkate alınmıyordu. Geçmişe dönüp baktığımızda ve tarihin gösterdiği üzere, nükleer silah denemelerinin, özellikle kontrollü koşulların ters gitmesi durumunda, ne kadar korkunç ve trajik sonuçlara yol açabileceğini biliyoruz. Üstelik bugün çok daha güçlü ve yıkıcı nükleer silahlar bulunuyor.
Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Gün’ün ilan edilmesinden bu yana, çok sayıda ikili ve çok taraflı hükümetler arası gelişmenin yanı sıra sivil toplumdaki geniş çaplı hareketler, nükleer denemelerin yasaklanması hedefinin ilerletilmesine katkıda bulundu. Örneğin uluslararası çabaları harekete geçirerek nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması hedefini ilerletmek adına 26 Eylül’ü “Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması Uluslararası Günü” ilan edildi.
Nükleer Deneme Yasağına Hâlâ Uyulmuyor
Her türlü nükleer denemeye son vermeyi amaçlayan uluslararası hukuki bir araç olarak da 1996 yılında Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması imzalandı. Ancak ne yazık ki antlaşma henüz yürürlüğe girmedi. Söz konusu antlaşmayla nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik taahhütlerini ihlal ederek nükleer silah geliştirmek, üretmek ve daha sonra edinmek isteyebilecek devletlere karşı güçlü bir normatif engel oluşturmak hedefleniyor.
Antlaşmanın yürürlüğe girmesi süreci tıkanmış olsa da “Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Gün” kapsamında düzenlenen etkinlikler de dahil olmak üzere kamuoyu savunuculuğu güç kazanıyor. Kamuoyu savunuculuğunun güç kazanması ise devletlerin antlaşmayı onaylamaları konusunda üzerlerindeki baskıyı artıyor.







