Önceki neslin yaptığı her seçimin doğrudan gezegenimizin yarınını şekillendirdiğini söyleyen Econova Youth Kurucusu Asmin Petekbaşı, “Sürdürülebilir bir geleceğin sadece teknolojik gelişmelerle değil, toplumun bilinç düzeyiyle de şekilleneceğine inanıyoruz. Gençler değişimin kalbidir. Ancak gençlerin değişim ve yaratma gücünü ortaya çıkarabilmek için onlara bilginin yanı sıra inisiyatif ve alan da verilmesi gerekiyor” dedi.
Elif YAŞAR ÖZYÜREK
Bilinçli ve sürdürülebilir bir geleceğin inşasında gençlerin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu bağlamda bir gençlik topluluğu olarak Econova Youth’u tanımak isteriz.
Her şeyden önce gençlerin gücüne ve değişim yaratma potansiyeline inanıyoruz. Aslında gençler geleceğin yükünü omuzlarında taşıyorlar. Önceki neslin yaptığı her seçim -ne tükettikleri, nasıl seyahat ettikleri, kaynakları nasıl kullandıkları- doğrudan gezegenimizin yarınını şekillendiriyor. Bu nedenle gençlerin bilinçli tüketim ve yenilikçi çözümler üretme konusundaki öncü rolünü çok kıymetli buluyoruz.
Gençler yalnızca problemler hakkında farkındalık sahibi olmakla kalmıyorlar. Aynı zamanda çözüm de üretiyorlar. Sosyal medyada seslerini duyuruyor, projeler geliştiriyor ve gönüllülük çalışmaları yapıyorlar. Yani gençler sadece geleceğin değil, bugünün de aktif aktörleri. Biz de bir gençlik topluluğu olarak tüm bu çabaların daha çok umut tarafına odaklanıyoruz.
Üstelik gençlerin rolü sadece bireysel davranışlarla da sınırlı değil. Kolektif hareket ettiklerinde, yani topluluklar kurduklarında, kampanyalara öncülük ettiklerinde çok daha büyük bir etki yaratabiliyorlar. Biz ise gençlerin fikirlerini, projelerini ifade edebilecekleri, sürdürülebilirlik kavramı üzerine çalışabilecekleri bir topluluğuz. Çünkü sürdürülebilir bir gelecek için gençlerin enerjisinin, merakının ve cesaretinin kritik öneme sahip olduğunu düşünüyoruz.
Topluluğunuz ile sürdürülebilir bir yaşam ve gelecek hedefi arasında nasıl bir bağ var?
Topluluğumuz sürdürülebilir bir geleceğin temeli olan umudun ve değişimin somut bir yansıması. Yalnızca bugünü değil, yarını da düşünen bir gençlik hareketiyiz. Sürdürülebilir bir geleceğin sadece teknolojik gelişmelerle değil, toplumun bilinç düzeyiyle de şekilleneceğine inanıyoruz.
Sürdürülebilir bir yaşam anlayışı varoluş amacımızın merkezinde yer alıyor. Bugünün çevresel sorunlarına çözüm aramakla birlikte yarının bilinçli bireylerini yetiştirmeyi öncelikli hedef olarak görüyoruz. Bu doğrultuda gençlerin enerjisini, yaratıcılığını ve sorumluluk bilincini bir araya getirerek hem yerel hem küresel düzeyde somut projeler üretiyoruz. Şu anda plan aşamasında olan çeşitli webinar ve gelişim programlarımız var. Ideathon ve proje yarışmalarımız, vaka çalışması etkinliklerimiz, eylül ayında gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz çocuklar için sürdürülebilirlik workshop’u ve ulusal- uluslararası işbirliklerimizle gençleri tüketici konumundan çıkarıp çözüm üreten bireyler haline getirmeyi amaçlıyoruz.
Sürdürülebilir bir gelecek için gençler farkındalık sahibi olmaktan başka harekete geçen bireyler de olmalı ve biz de bunu sağlamayı istiyoruz. Bu dönüşümün hem başlangıç noktası hem de itici gücü olmayı hedefliyoruz.
Küresel sorunların yanı sıra özellikle iklim ve çevre krizleri karşısında gençlerin gücünden ve değişim yaratma potansiyelinden daha fazla nasıl yararlanılabilir? Bu konuda sizler topluluğunuzun çatısı altında neler yapıyorsunuz?
Gençler değişimin kalbidir. Ancak gençlerin değişim ve yaratma gücünü ortaya çıkarabilmek için onlara bilginin yanı sıra inisiyatif ve alan da verilmesi gerekiyor. Risk almaktan çekinmeyen, yenilikçi fikirler üreten gençler, farklı bakış açıları sunabilecek bir yapıya sahipler. Bu potansiyeli değerlendirmek için onların fikirlerini hayata geçirecek projeler, küresel çapta işbirlikleri ve seslerini duyurabilecek platformlar oluşturulmalı.
Bu noktada biz de bu dünyayı inşa etmeye küçük ama güçlü adımlarla başlıyoruz. Gençlere fikirlerini eyleme dönüştürebilecekleri ortamlar sunuyoruz. Planladığımız eğitim programlarımız ile bilinç oluşturmayı, gerçekleştireceğimiz sosyal sorumluluk projelerimizle toplumsal etki yaratmayı hedefliyoruz. Henüz yeni bir topluluk olmamıza rağmen bu hedefleri gerçekleştirmek, planladığımız projeleri organize etmek için tüm ekip beraber çalışıyoruz. YSI gibi uluslararası organizasyonlar ile yaptığımız işbirlikleri sayesinde gençlerin sesini dünyaya duyuyoruz. Böylelikle gençlerin yalnızca değişimi konuşan değil, değişimi başlatan öncüler olmalarını sağlamayı amaçlıyoruz.
Şuna inanıyoruz ki geleceği beklemeye gerek yok. Gelecek, gençlerin bugün attıkları adımlarla başlıyor. Econova Youth ise bu adımların en güçlü seslerinden biri olmaya kararlı.

Farkındalık çalışmalarınız kapsamında çıkardığınız, ilk sayısı doğa temalı derginizden söz edebilir misiniz?
Dergimiz yalnızca kelimelerden ve görsellerden ibaret değil, aynı zamanda bir çağrı. İlk sayımızda doğanın kendi hem ilham kaynağımız oldu hem de çağrımızın merkezinde yer aldı.
Yaz ayının sonuna yaklaştığımız bu günlerde ne yazık ki Türkiye’nin dört bir yanından yükselen yangın haberleriyle içimiz yanıyor. Ormanlarımız oksijen kaynağımız olmakla birlikte birçok canlıya ev sahipliği yapan, iklimi dengeleyen, bizim de bir parçamız olan yaşamsal varlıklar. Yaşadığımız yangınlar bize doğanın ne kadar hassas olduğunu ve mutlaka korunması gerektiğini bir kez daha gösterdi.
Dergimizin ilk sayısında sürdürülebilirliğin en çok yüzleştiğimiz hali olan “doğa” temasını merkezimize alarak doğayla olan bağımızı yeniden kurmamız gerektiğini, onu sadece sevmenin değil, korumanın da sorumluluğumuz olduğunu hatırlatmak istedik. Yazılarımızla doğanın ekolojik dengesinden psikolojik etkilerine, farkındalık yaratacak denemelerden insanın doğayla olan ilişkisine kadar geniş bir alanı sizlerle buluşturduk. Dergimizin yakın zamanda uluslararası bir site olan YSI’de de yayımlanacağını ekoIQ okurlarıyla paylaşmak isterim.








