#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Çiftlik

Son 20 Yılda 33 milyar Çiftlik Hayvanı Sisteme Eklendi

Yeni bir araştırmanın sonuçlarına göre, küresel ölçekte çiftliklerde yetiştirilen memeli hayvanların ve kümes hayvanlarının sayısı son 20 yılda %50 artış gösterdi ve yaklaşık 33 milyar memeli çiftlik hayvanıyla kümes hayvanı daha sisteme eklendi. Dünyada ete yönelik talep artarken, tarım arazilerinin verimliliği azalıyor, sulama amacıyla doğal sistemlerden çekilen suyun yaklaşık %90’ı ise hayvan yemi yetiştirmekte kullanılıyor.

Yeni bir araştırma, dünya genelinde çiftliklerde yetiştirilen memeli hayvanların ve kümes hayvanlarının sayısının son 20 yılda %50 arttığını, hayvan yemini üretmek için kullanılan tarım arazilerinin ise yaklaşık dörtte bir oranında genişlediğini ortaya koyuyor. Bu artışlar, doğal ekosistemler üzerindeki baskıyı giderek artırırken, yaban hayatını ve bitki türlerini tehdit ediyor, ayrıca iklim krizini daha da derinleştiriyor.

Kanada Büyüklüğünde Bir Alan Toprak Bozulumuna Uğradı

Küresel boyutta ete yönelik talep artışı, tarım arazilerinin verimliliğinin halihazırda azaldığı bir döneme denk geliyor. Günümüzde, yüzölçümü bakımından yaklaşık Kanada büyüklüğünde bir alan toprak bozulumuna maruz kalmış durumda. Üstelik bu tablo giderek kötüleşiyor. Örneğin sulama amacıyla doğal sistemlerden çekilen suyun yaklaşık %90’ı hayvan yemi yetiştirmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Hayvancılığın Uzun Gölgesi adlı raporunun yayımlanmasının üzerinden 20 yıl geçmesinin ardından hazırlanan yeni bir rapor ise durumun kötüleştiğini ortaya koydu. Endüstriyel ölçekli hayvancılık işletmelerine sağlanan kamu ve özel finansmanın sona erdirilmesi için kampanyalar yürüten bir STK’lar koalisyonu olan Stop Financing Factory Farming’in yayımladığı bu son araştırmada, söz konusu FAO raporunun temel bulguları güncellendi. Sonuç olarak da eğilimlerin büyük bölümünün olumsuz yönde ilerlediği tespit edildi.

Çiftlik Hayvanı Sayısında Muazzam Artış

Endüstriyel hayvancılığa karşı kampanyalar yürüten Birleşik Krallık merkezli bir STK olan Compassion in World Farming’in baş politika danışmanı Peter Stevenson, konu hakkında yaptığı açıklamada, bazı alanlarda ilerleme kaydedilmiş olsa bile, bu kazanımların çoğu zaman hayvan sayısındaki muazzam artış nedeniyle etkisini yitirdiğini söyledi. FAO verilerine göre, hayvancılıktan kaynaklanan seragazı emisyonları 2001 ila 2023 yılları arasında %20’den fazla arttı. Stevenson, “Çok büyük bir artış yaşandı ve bunun temel nedeni artık çok daha fazla sayıda çiftlik hayvanının bulunması” dedi.

Son 20 yılda dünya genelinde yaklaşık 33 milyar memeli çiftlik hayvanı ve kümes hayvanı daha sisteme eklendi. Kesim için yetiştirilen ya da süt ve yumurta üretiminde kullanılan çiftlik hayvanlarının sayısı, 2006 yılında 61,8 milyardan 2023 yılında 94,9 milyara yükseldi.

Denizlerde Ölü Bölgeler Oluşuyor

Hayvan yemi üretmek için kullanılan gübre miktarı da giderek artıyor. Bu durum, hayvancılık işletmelerinden çıkan sıvı hayvan atıklarının çevreye bırakılmasıyla birleşince denizlerde “ölü bölgeler”, yani oksijen seviyesinin deniz canlılarının yaşayamayacağı kadar düştüğü alanlar oluşmasına yol açıyor. Bu ölü bölgelerin en büyüğü Meksika Körfezi’nde bulunurken, bölgede yaklaşık Connecticut büyüklüğündeki bir alanda deniz yaşamı büyük ölçüde yok oluyor.

Endüstriyel hayvancılık alanında kampanyalar yürüten bir başka STK olan Sinergia Animal’dan Merel van der Mark, dünyanın birçok bölgesinde yaygın hale gelen et ağırlıklı beslenme alışkanlıklarından kapsamlı bir şekilde uzaklaşılmasının, gezegene verilen zararın artış eğilimini tersine çevirebilecek tek yol olduğunu söyledi.

Van der Mark, 2024 yılında endüstriyel hayvancılık işletmelerine 1,23 milyar ABD doları finansman sağlayan kamu kaynaklı kalkınma bankalarına da yatırım kriterlerini değiştirerek bu dönüşüme öncülük etme çağrısında bulundu.