#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Susuzluk

Susuzluk Çağının En Büyük İronisi: Suda Hayat Seçeneği

İnsanlık bir kısır döngü içinde geleceğin suyunu arıyor. Suyu ararken nüfuslar suya doğru hareket ediyor ve daha fazla su için yer değiştirmeler yaşanacağı tahmin ediliyor. Mevcut durumda kirli suyu arıtmada akıllı teknolojilere başvuruluyor. Akıllı teknolojiler her ülke için ulaşılabilir değildir. Akıllı teknolojiler enerji bağımlıdır ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı duyarlılığı yüksektir. Eski teknolojilerin geliştirilerek yaygınlaştırılması ve insanlara hatırlatılmasında yarar vardır.

Prof. Dr. E. Didem EVCİ KİRAZ, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD. Öğretim Üyesi, Disiplinlerarası Çevre Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı

2025 Su Raporlarındaki Satır Aralarının Özeti: Su Yok

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF tarafından Dünya Su Haftası 2025’te yayımlanan Ev Halkı İçme Suyu ve Sanitasyonu 2000–2024 Raporu geçmiş-mevcut durum-gelecek için suyun hayatımızdaki yerini, yokluğunu ve varlığıyla ortaya çıkan sorunları açığa çıkarıyor.

Rapora göre; su ve sağlık alanında eşitsizlikleri azaltmaya yönelik dünya çapında yapılan çalışmalara rağmen, hâlâ 106 milyon kişinin arıtılmamış yüzey kaynaklarından su içtiği ve 2,1 milyar insanın güvenli su yönetiminden yoksun olduğu görülüyor. Suyu eve ulaştırmak çoğunlukla kadınların ve kız çocuklarının sorumlu olduğu bir konu. Sahraaltı Afrika ile Orta ve Güney Asya’da birçok kişi günde 30 dakikadan fazla zamanını su toplamak için harcıyor.

WhatsApp Image 2026-02-24 at 09.56.56 (1)

Su Nerede?

İnsanlar neden su toplamak zorunda? Dünyada yaşayan tüm insanlara yetecek miktarda su yok mu? Bu su nerede? Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) bu soruya cevap olarak üç programdan bahsediyor:

1-Yüzey Suyu ve Okyanus Topografisi (SWOT): Dünyanın tatlı suyunu ölçmek için gezegenin nehirlerinin, göllerinin ve diğer tatlı su kütlelerinin uzaydan ilk küresel incelemesini yapmak.

2-Yer Çekimi Geri Kazanımı ve İklim Deneyi (GRACE): Her ay dünyanın yer çekimi dalgalanmalarını ölçmek.

3-Toprak Nem Aktif Pasif (SMAP) Misyonu: Toprağın üst katmanındaki nem seviyelerini ölçerek, kuraklık izlemesini, sel tahminini ve tarımsal planlamayı geliştirmek.

Birleşmiş Milletler (BM) Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü (UNU-INWEH) tarafından UNU-INWEH’nin 30. yıldönümü ve 2026 BM Su Konferansı vesilesiyle yayımlanan Küresel Su İflası: Kriz Sonrası Dönemde Hidrolojik Yöntemlerimizin Ötesinde Yaşamak Raporu; kronik yer altı suyu tükenmesi, su aşırı tahsisi, arazi ve toprak bozulması, ormansızlaşma, kirlilik ve tüm olumsuzlukların iklim değişikliğiyle etkileşimi sonucunda suyun insanlığa tahsis edildiği resmi sınırların altına düştüğünü ve artık “SU YOK” demekten başka çare kalmadığını vurguluyor.

Kirli Suyu Kullanmak Zorunda Kalmak

Resmi limit değerlerin altında kalan suyu kullanmak zorunda kalan şehirlerde geleceğin en önemli sorunu kirli su ile yaşamı idame ettirmektir. Kirli su uluslararası ve ulusal su yönetmeliklerinde belirtilen limit değerlerin altında kalan su gibi düşünülebilir. Aslında bu kirli su, yüzyıllardır insan eliyle yaşamın tüm etaplarında kirletilmiş sudur. İçinde neler bulunabilir?

2

İnsanla temas eden sular çok çeşitlidir. Çeşmeden akan suda yer alan kirleticilere örnekler aşağıda yer alıyor:

  • Mikrobiyolojik kirleticiler (E. Coli, Enterokok, Koliform bakteri, P. Aeruginosa, Anaerob sporlu sülfit redükte eden bakteriler, Patojen Stafilokoklar, Parazitler),
  • Kimyasal Parametreler (Akrilamid, Antimon, Arsenik, Benzen, Benzo (a) piren, Bor, Bromat, Kadmiyum, Krom, Bakır, Siyanür, 1,2-dikloretan, Epikloridin, Florür, Kurşun, Cıva, Nikel, Nitrat, Nitrit, Pestisitler, Polisiklik aromatik hidrokarbonlar, Selenyum, Tetrakloreten ve trikloreten, Trihalometanlar, Vinil Klorür,
  • Radyoaktivite (Trityum).

İnsanla temas eden diğer sulardan biri de deniz sularıdır. Yukarıdakilere ek olarak, deniz sularının kalitesini etkileyen diğer deniz sularındaki kirleticilere örnekler de şunlardır:

  • Yüzer madde (Yüzer halde yağ, katran vb. sıvılar, çöp vb. katı maddeler),
  • Parçalanabilir organik kirleticiler,
  • Ham petrol ve petrol türevleri,
  • Fenoller,
  • Amonyak.

Buzulların erimesi sonucu buzullarda yüzyıllardır biriken Dikloro Difenil Trikloroetan (DDT) gibi geçmişin unutulmuş kirleticilerini de geleceğin su kirliliği yüküne eklemeyi unutmamak gerekiyor.

Virüsler iklim değişikliğinin etkisiyle kendinden daha fazla söz ettiriyor. Şehirlerde yer altında su depolayan jeolojik yapılar (akiferler) su kaynağı olarak kullanılıyor ve artan nüfus su kaynaklarının kullanım oranını artırırken kirliliği de artırıyor. 2023 yılında yapılan bir çalışmada; şehirlerdeki akiferlerin virüs bulaşı incelendi. Çalışmada; yaşlanan veya bozulmuş kanalizasyon sistemleri, birleşik kanalizasyon taşmaları, kötü yönetilen geri kazanılmış su sızdırma uygulamaları gibi yer altı suyu kalitesinin bozulmasına neden olan örnekler verildi ve özellikle norovirüs ile kirlenmiş yer altı suyunun tüketimiyle bağlantılı mide-bağırsak sistemini etkileyen ve salgınlara yol açan olaylara vurgu yapıldı. En önemli bulgu ise şehirlerde yer altı sularında söz konusu virüsler için “sınırlı bir sistematik izleme verisi” bulunmasıdır. Yer altı suyu tüketimiyle ilgili viral risk değerlendirme çalışmalarının genellikle viral kaynaklı salgınlarda yapıldığı görülüyor. Bunların zamansal izlemi olamadığı için riskler belirsiz tanımlanmıştır. Konuya ilişkin en oturmuş izleme sistemleri, özel yasalar ve fonların Kuzey Amerika’da olduğu belirtiliyor.

Kirlilik yükü fazla olan suyu arıtmak da maliyetli olabilir ve yetersiz arıtım yapılabilir. İnsanlık bir kısır döngü içinde geleceğin suyunu arıyor. Suyu ararken nüfuslar suya doğru hareket ediyor ve daha fazla su için yer değiştirmeler yaşanacağı tahmin ediliyor. Mevcut durumda kirli suyu arıtmada akıllı teknolojilere başvuruluyor. Akıllı teknolojiler her ülke için ulaşılabilir değildir. Akıllı teknolojiler enerji bağımlıdır ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı duyarlılığı yüksektir. Eski teknolojilerin geliştirilerek yaygınlaştırılması ve insanlara hatırlatılmasında yarar vardır.

Klasik su temizliği:

  • Suyu kaynatmak (enerji kaynağı yoksa güneşte, kirleticilerden koruyarak, bekletmek),
  • Suyu süzmek (gelişmiş imkanlar yoksa temiz bir tülbent bile yeter),
  • Dezenfeksiyon için uzun süre etkisi kalıcı olan klor kullanmak.

DSÖ iklim değişikliği nedeniyle özellikle yaşlıların susuzluk nedeniyle öleceğine dikkat çekiyor. Genel toplumda susuzluğun yanı sıra suyun kalitesindeki değişim böbrek sorunlarını beraberinde getiriyor. Konuya ilişkin yapılan bir derlemede aşırı sıcak hava maruziyetinin yarattığı dehidrasyon, hacim azalması ve glomerüler geçirgenlik gibi mekanizmalar aracılığıyla oluşan fizyolojik gerilim, akut böbrek yetmezliği, böbrek taşı, kronik böbrek hastalıkları, proteinüri ve hematüri dahil olmak üzere çok sayıda böbrek hastalıklarının oluşmasına etkide bulunuyor.

DidemEvciKiraz
E. Didem Evci Kiraz
Suda Yaşamak

Deniz seviyesinde artış ve sular altında kalan ülkeler iklim değişikliğinin uzak senaryoları gibi düşünülmekteydi. Halbuki şu an çok sayıda ada ülkesi için yaşam ana karaya yönlendirilmekte. Tarihlerini, kültürlerini, hayatlarını ve yaşam ortamlarını terk etmek istemeyenler veya geleceğin yaşam alanları için suda yaşamak mümkün mü? Deniz ortamında insan yerleşimlerini ele alan makalede bu konu tartışılmış. Tartışmayı sürdürülebilir deniz yerleşimlerinin kurulmasının fizibilitesini değerlendirmek için bir mekansal model geliştirerek somutlaştırmaya çalışmışlar. Araştırmacılar modelin deniz yerleşimleri kurmak için uygun birkaç yeri işaret ettiğini belirtmişler.  Mimari ve ekolojinin birleşimi olarak kullanılan arkolojiye uygun bölgeler için okyanusları işaret etmişlerdir. İşaret edilen yerlerin 850 m.’den daha az derinliğe ve açıkta kalan kaya yüzeylerine sahip olduğu; petrol ve balıkçılık operasyonlarından oldukça uzakta bulunduğu; nakliye yollarını veya bilinen deniz altı kablolarını engellemediği; herhangi bir ulusun münhasır ekonomik bölgesinde olmadığı tespit edilmiştir.

Geriye kalan yaşamı yaşayacaklar için dizayn etmektir. Şu an bile tekne evlerde yaşamını sürdüren çok sayıda topluluk olduğu biliniyor. Kolay olmayacağı açık, ancak yenilikçi çabaların artarak devam ettiği görülüyor. Sağlıklı, güvenli ve dirençli suda yaşam için okyanusların korunması gerekiyor. Atık adalarının yoğunlaşması, mercanların yok olması, su sıcaklığının giderek artması, sudaki oksijenin azalması, istilacı türler gibi gelişmeler geleceğin yaşam alanlarını tehdit ediyor. Su yoksa ve suya artan ihtiyaç nedeniyle yaşam alanı olarak planlanan denizlerin su ve enerji kaynağına dönüştürülmesi çabalarını da unutmamak gerekir.

Sonuç

Görüldüğü üzere içemediğimiz, kullanamadığımız, yaşayamadığımız, yaşatamadığımız ama geleceği onun üzerine inşa etmeye yatırım yaptığımız suyun dünyadaki oranı sabit. Bu nedenle gerçekçi hedefler ve sağlığı merkeze koyan stratejilere ihtiyaç var. Maliyeti yüksek yatırımlara karar verirken sağlık etki zincirleri, iklim değişikliğine yönelik etkilenebilirlik ve risk analizleri ile birlikte değerlendirmeler yapılaması çok önemli. Sınırların suyla çizildiği ve ortak tehlikelerle sınırsız mücadelenin gerekeceği gelecekle ilgili, işbirliği ve birlikte çalışma kültürünü geliştirmeliyiz.

Prof. Dr. E. Didem Evci Kiraz

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD. Öğretim Üyesi, Disiplinlerarası Çevre Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı