#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Mersin Balığı

Aşağı Tuna Havzası’ndaki Yaban Hayatı Suçlarından Binlerce Mersin Balığı Etkilendi!

10 yıllık bulgular, Avrupa’nın son doğal hayattaki Tuna mersin balıklarını hedef alan yasa dışı faaliyetlerin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Son 10 yılda yetkililer, en az 6,5 ton yasa dışı mersin balığı eti ile bütün haldeki mersin balıklarını ele geçirdi. Türkiye’de de mersin balığı türlerinin avlanması yasak olmasına rağmen türler için en büyük tehditler arasında yer alıyor. 

WWF’in yeni raporuna göre, dünyanın en fazla tehdit altında bulunan hayvan gruplarından biri olan mersin balıkları, sıkı yasal korumaya rağmen Avrupa’da yaban hayatı suçlarının hedefi olmaya devam ediyor. Rapora göre, 2016-2025 yılları arasında Aşağı Tuna Havzası’nda belgelenen yaban hayatı suçlarından en az 3.366 mersin balığı etkilendi.

Bulgular, bölgede mersin balıklarına yönelik kaçak avcılık ve yasa dışı ticaretin boyutuna ilişkin bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı değerlendirmeyi ortaya koyuyor.

Türkiye’de de geçmişte özellikle Karadeniz ve bu denize dökülen nehirlerde ekonomik değeri yüksek türler arasında yer alan mersin balıklarının (Acipenseridae) popülasyonu; özellikle havyar üretimi nedeniyle yapılan aşırı avcılık, nehirler üzerindeki barajlar, habitat kaybı ve kirlilik nedeniyle hızla azaldı. Bu nedenle 1997 yılından itibaren Türkiye’de tüm mersin balığı türlerinin avlanması, gemilerde bulundurulması, karaya çıkarılması, nakledilmesi ve ticareti yasaklandı. Buna rağmen yasa dışı avcılık ve yan av (bycatch), günümüzde türlerin karşı karşıya olduğu en önemli tehditler arasında yer almaya devam ediyor.

WWF asagituna

Son yıllarda yürütülen koruma çalışmaları ise stok destekleme faaliyetleri, kaçak avcılığın önlenmesi ve uzun dönemli popülasyon izleme programlarına odaklanıyor. WWF-Türkiye de mersin balıklarının korunmasına yönelik WWF ağı bünyesinde yürütülen bölgesel çalışmalara destek olarak Türkiye ve Karadeniz Havzası’ndaki çalışmaları takip ediyor ve hazırlanan bölgesel koruma planlarına katkı sağlıyor.

Kaçak Avcıların Ağında: Aşağı Tuna Bölgesi’nde Mersin Balıklarını Hedef Alan Yaban Hayatı Suçlarına İlişkin On Yıllık Belgelendirme (2016-2025) başlıklı rapor, Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna’daki resmi denetim ve kolluk verilerini analiz ediyor. Çalışma, mersin balıklarına yönelik yaban hayatı suçlarını sınır ötesi ölçekte düzenli olarak değerlendiren dünyadaki tek güncel rapor olma özelliğini taşıyor.

Bu yıl aynı zamanda, WWF’in Aşağı Tuna’da yaşamını sürdüren yerli mersin balığı popülasyonlarının korunması açısından kritik öneme sahip Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna’dan elde edilen resmi el koyma verilerini art arda 10 yıldır derleyip analiz ettiği dönüm noktasını da temsil ediyor.

“En Büyük Tehditlerden Bir Yasa Dışı Avcılık ve Kaçak Ticaret”

“Tuna mersin balıklarının yeniden çoğalmasının önündeki en büyük tehditlerden biri yasa dışı avcılık ve kaçak ticaret olmaya devam ediyor. Kaçak avcılık nedeniyle kaybedilen her bir mersin balığı, zaten yok olmanın eşiğindeki popülasyonlar için ciddi bir gerileme anlamına geliyor. Bu simge türlerin hayatta kalabilmesi için etkin denetim mekanizmaları ve sınır ötesi işbirliği büyük önem taşıyor” diyen WWF Mersin Balığı Girişimi Lideri Beate Striebel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son 10 yıldır gösterdikleri işbirliği için ulusal denetim ve kolluk kuvvetlerine teşekkür ediyoruz. Bu kararlı yaklaşım, yaban hayatı suçlarıyla mücadelede bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesi ve doğada kalan son yabani mersin balığı popülasyonlarının korunması açısından kritik öneme sahip.”

WWF, geliştirilmiş metodolojisi sayesinde bugüne kadarki en kapsamlı tahmini hazırlayarak belgelenmiş yaban hayatı suçlarından etkilenen mersin balıklarının sayısını ortaya koydu. Çalışmada, yalnızca el konulan mersin balıklarının toplam ağırlığının bildirildiği vakalar ile balık sayısının doğrudan kaydedildiği vakalar birlikte değerlendirildi; bildirilen ağırlıklar birey sayısına dönüştürülerek tahmini hesaplamalar yapıldı. Buna rağmen WWF, yasa dışı avcılığın önemli bir bölümünün tespit edilememesi veya kayıt altına alınamaması nedeniyle bu rakamların yalnızca asgari düzeyi yansıttığını vurguluyor.

Acipenser sturio, © Hartmut Jungius WWF k

Rapora göre, 2016-2025 yılları arasında mersin balıkları veya bu türleri hedef alan yasa dışı av araçlarıyla ilgili doğrulanmış 509 yaban hayatı suçu vakası kaydedildi. Bunların 235’i Romanya’da, 175’i Bulgaristan’da ve 99’u Ukrayna’da gerçekleşti. WWF, kayıt altına alınan vaka sayılarının doğrudan kaçak avcılığın yoğunluğunu göstermediğine dikkat çekiyor. Çünkü tespit edilen vakaların sayısı; denetim kapasitesi, raporlama uygulamaları ve suçun işlendiği bölgelere erişim imkanı gibi faktörlerden önemli ölçüde etkileniyor.

Raporda, Ukrayna’da kaydedilen yasa dışı faaliyetlerde görülen azalmanın kaçak avcılığın azaldığı anlamına gelmediği belirtiliyor. WWF, bu düşüşün temel nedeninin Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı olduğunu; savaş nedeniyle Tuna Deltası ve Karadeniz kıyısındaki önemli avlanma alanlarına erişimin kısıtlandığını ve denetim faaliyetlerinin ciddi şekilde aksadığını ifade ediyor.

Araştırma, Tuna Nehri’nde doğal olarak yaşayan dört mersin balığı türünün de yaban hayatı suçlarından etkilenmeye devam ettiğini ortaya koyuyor: çuka mersin balığı (Acipenser ruthenus ), yıldız mersin balığı (Acipenser stellatus ), karaca mersin balığı (Acipenser gueldenstaedtii) ve beluga mersin balığı (Huso huso ). Belgelenen vakalar arasında birey sayısı bakımından en fazla etkilenen tür çuka mersin balığıolurken, 2 metreden uzun ve 200 kilograma kadar ulaşan dev beluga mersin balıklarına da el konuldu.

Son 10 yılda yetkililer ayrıca en az 263 kilogram yasa dışı havyara, yaklaşık 6,5 ton yasa dışı mersin balığı eti ve bütün haldeki mersin balıklarına ile büyük miktarda yasa dışı av aracına el koydu.

Raporun en dikkat çekici bulgularından biri Bulgaristan’dan geliyor. Son 10 yılda ülkede 1.250 adet yasa dışı “karmaci” oltası ele geçirildi. Yasak olan bu av yöntemi, balıkları ağızlarından yakalamak yerine vücutlarına takılan çok sayıda büyük iğne bulunan uzun misinalardan oluşuyor. Balıkların saatlerce hatta günlerce ağır yaralı şekilde mücadele etmesine neden olan bu yöntem son derece acımasız olarak değerlendiriliyor. El konulan misinaların toplam uzunluğu 45 kilometreyi, üzerlerindeki kanca sayısı ise yaklaşık 54 bini buluyor. Buna karşın Bulgaristan’da aynı dönemde resmi kayıtlara göre yalnızca 25 mersin balığına el konuldu.

WWF’ye göre bu çarpıcı fark, kaçak avcılığın düşük seviyede olduğunu değil; denetim uygulamaları ve raporlama sistemlerinin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini gösteriyor.

Raporda ayrıca yasa dışı faaliyetlerin, mersin balıklarının kritik yaşam alanlarıyla çakıştığı kalıcı risk bölgeleri de belirlendi. Bunlar arasında Romanya’daki Tulcea, Ukrayna’daki Odesa ve Bulgaristan’daki Vratsa bölgeleri öne çıkıyor.

Rapora göre, Aşağı Tuna ve Karadeniz genelinde onlarca yıldır uygulanan sürekli av yasaklarına ve yasal korumaya rağmen kaçak avcılık ile yasa dışı ticaret, dinozorlar çağından günümüze ulaşmayı başaran bu türlerin yeniden toparlanmasını engellemeyi sürdürüyor. WWF; sınır ötesi işbirliğinin güçlendirilmesi, kolluk kuvvetleri arasında istihbarat paylaşımının artırılması, izleme ve raporlama sistemlerinin geliştirilmesi, yaban hayatı suçlarının daha etkin şekilde yargılanması ve doğada kalan son yabani mersin balığı popülasyonlarının korunmasına yönelik yatırımların sürdürülmesi çağrısında bulunuyor. Aksi halde kayıpların geri döndürülemez boyutlara ulaşabileceği uyarısında bulunuyor.