#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Güney

Küresel Güney Daha Aydınlık Bir Gelecek İstiyor

Güney için Uluslararası Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Günü 2026 kampanyasında, teknolojiye ve inovasyona erişim konusunda eşitsizlikleri gidermek adına uluslararası platformlarda dile getirilen siyasi söylemlerle gerçeklik arasındaki giderek büyüyen uçuruma dikkat çekiliyor.

16 Eylül “Güney için Uluslararası Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Günü”, 2026 kampanyasında Küresel Güney’in teknoloji ve inovasyon konusunda yaşadığı güçlüklere dikkat çekerek iş birliği çağrısında bulunuluyor. Bu özel günün ortaya çıkışı ise üç yıl öncesine dayanıyor. 2023 yılında Küba’nın başkenti Havana’da düzenlenen Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Zirvesi sırasında G77 ve Çin liderleri, 16 Eylül’ün “Güney için Uluslararası Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Günü” olarak ilan edilmesi konusunda anlaşmaya vardı. Ardından da 2024’te Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu bu özel günü resmen kabul etti.

Güney için Uluslararası Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Günü, sürdürülebilir kalkınma için bilimsel ve teknolojik kazanımlardan yararlanmanın önemini vurgularken, bu yaklaşımı 2030 Gündemi, BM’nin sürdürülebilir kalkınmanın nasıl finanse edileceğine ilişkin küresel çerçevesi olan Addis Ababa Eylem Gündemi ile uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor.

Küresel Güney’in Ar-Ge Harcamaları Son Derece Düşük

Gelişmekte olan ülkelerin çoğu açısından sürdürülebilir kalkınmayı hayata geçirmek, ekonomik, sosyal ve çevresel kutuplaşmaların yaşandığı ve çok taraflı olarak üzerinde uzlaşılan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lar) ulaşılmasına yönelik yaygın bir kayıtsızlığın görüldüğü dünyada giderek daha zor bir hale gelmiş durumda. Üstelik uluslararası platformlarda dile getirilen siyasi söylemler ile gerçeklik arasındaki giderek büyüyen uçurum da bu güçlüğü daha da karmaşık hale getiriyor.

SKA’lara 2030 yılına kadar ulaşılması; yoksulluk, eşitsizlik, iklim değişikliği ve pandemiler gibi karmaşık küresel sorunların ele alınabilmesi için kapsamlı araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarını gerektiriyor. Küresel Ar-Ge harcamaları 2022’de yaklaşık 2,5 trilyon dolara yükselmiş olsa da yatırımlar gelişmiş ülkeler ve Çin’de yoğunlaşmaya devam ediyor, Küresel Güney’e ayrılan kaynaklar ise sınırlı kalıyor. Gelişmiş ülkeler küresel Ar-Ge harcamalarının %77’sini gerçekleştirirken, düşük gelirli ülkelerin payı yalnızca %0,3 gibi son derece düşük bir oranda seyrediyor.

Güney için Uluslararası Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Günü de bu eksikliklerden yola çıkarak, uzman kuruluşları, uluslararası kuruluşları, akademiyi, STK’ları, özel sektörü ve diğer paydaşları bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarında gelişmekte olan ülkelerin bu alanlardaki kalkınmasına katkıda bulunan iş birliği projelerine katılma çağrısında bulunuyor.

Daha Güçlü Bir İş Birliği Gerekiyor

Bu özel günün 2026 teması ise “Küresel Güney için Daha Aydınlık Bir Geleceği Şekillendirmek“ olarak belirlendi. Bilim ve teknoloji hızla ilerlerken, bazı gelişmekte olan ülkeler kalkınmanın belirli aşamalarını atlayarak ilerleme fırsatını yakalıyor. Bununla birlikte, hızla değişen bu ortam, özellikle Küresel Güney’de birçok ülke açısından önemli güçlükler yaratıyor. Bu ülkelerde yönetişim sorunları ile yenilik yapma ve değişime etkili biçimde uyum sağlama mücadelesi öne çıkıyor.

Bu sorunları daha da ağırlaştıran bir diğer unsur, sanayileşmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki teknolojiye erişim açığının varlığını sürdürmesi. Bu durum büyük ölçüde teknolojik kapasitedeki farklılıklardan ve teknolojinin geniş ölçekte yaygınlaştırılmasına yönelik yeterli yönetişim çerçevelerinin bulunmamasından kaynaklanıyor. 2026 teması da bu bağlamda, hiç kimseyi geride bırakmama şiarıyla, Küresel Güney’in bu alanlardaki eksikliklerini gidermek adına daha güçlü iş birliğinin teşvik edilmesi, teknolojiye adil erişimin sağlanması ve bilimsel inovasyonların sorumlu biçimde kullanılması yoluyla kalkınma sorunlarının ele alınmasında bilim, teknoloji ve yeniliğin oynadığı role de dikkat çekmeye çalışıyor.

Yanı sıra bilim, teknoloji ve inovasyonun ilerletilmesinin yalnızca SKA’lara ulaşmak için değil, aynı zamanda daha adil, daha katılımcı ve kapsayıcı bir dünya yaratmak için de gerekli olduğunun altı çiziliyor.