Amazonlar, sofralarımızdaki yiyeceklerden soluduğumuz temiz havaya, iklimimizin dengede kalmasına yardımcı olan karbon depolarından dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan biyoçeşitlilik için güvenli bir sığınak olma özelliklerine kadar gezegenimiz için hayati bir önemi taşıyor. 5 Eylül Dünya Amazon Günü 2026 kampanyasında, bu eşsiz havzanın gezegenimize sunduklarına dikkat çekerek, tüm dünyaya Amazonlar için harekete geçme çağrısında bulunuyor.
Dünyanın akciğerleri olarak kabul edilen Amazonlar’ın yaşadığı habitat kaybına dikkat çekmeyi amaçlayan 5 Eylül Dünya Amazon Günü, bu yılki kampanyasında “Amazonlar için Harekete Geç” çağrısında bulunuyor.
5 Eylül günü ise çok daha eski bir tarihsel olaya dayanıyor. 1850 yılında bu tarihte, Brezilya İmparatoru II. Pedro, Amazon Havzası’nı Amazonas adlı bir eyalet olarak kabul etti. 2007 yılında ise Brezilya hükümeti, bu tarihe atfen çıkardığı bir yasa ile Dünya Amazon Günü ilan etti.
2025 yılında ilk kez uluslararası bir kampanyaya dönüşen bu özel gün, Amazon ekosisteminin dünya açısından önemine dikkat çekmek ve korunması için farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Yalnızca Brezilya’ya ait bir ekosistem olmayan Amazonlar, Güney Amerika’daki birden fazla ülkeye yayılan devasa bir orman ve nehir sistemi. Bu nedenle günümüzde Dünya Amazon Günü; ormansızlaşmaya, iklim değişikliği nedeniyle artan orman yangınlarına, biyoçeşitlilik kaybına, bölgedeki madencilik ve benzeri yıkıcı insani faaliyetlerine ve bölgedeki yerli halkların haklarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Bugüne Kadar Amazonlar Sundu
Amazon Havzası’nın ormanlarını ve biyoçeşitliliğini korumaya yönelik çalışmalar yürüten en önemli STK olan ve Dünya Amazon Günü’nün faaliyetlerini örgütleyen Amazon Koruma (Amazon Conservation) bu yılın kampanyasını “Amazon’un bize bir mektup yazdığını düşünün” fikri üzerinden kurguluyor. Kampanya, Amazon’un insanlara her gün sunduğu şeyleri hatırlatıyor ve insanların karşılığında Amazon’u korumak için ne yapmaya hazır olduğunu soruyor. Kampanyanın temel mesajı da Amazon’un bize sunduklarına karşılık, Amazon için harekete geçmek olarak belirlendi.
Sofralarımızdaki yiyeceklerden soluduğumuz temiz havaya, iklimimizin dengede kalmasına yardımcı olan karbon depolarından dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan biyoçeşitlilik için güvenli bir sığınak olma özelliklerine kadar Amazonlar’ın gezegen için önemine dikkat çeken tema, şimdi sıranın insanlarda olduğunu hatırlatıyor. Yaşadığı çevresel kayıplar nedeniyle Amazonlar’ın geçmişte bize sunduğu imkanları artık sağlayamayacağı bir noktada olduğunu vurgulayan tema, tüm dünyaya bölge adına ayağa kalkma çağrısında bulunuyor.
El Niño Etkisiyle 2027’de Aşırı Orman Yangını Riski Var
Bilim insanları, 1,5 derece eşiğinin aşılmasının, kuraklıkların ve orman yangınlarının artması gibi daha şiddetli ve geri döndürülemez olaylara yol açacağı konusunda uyarırken, Amazon bölgesinde de Haziran-Kasım 2023 arasında yaşanan tarihi kuraklığın ardından Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü’ne göre 2024’ün ilk sekiz ayında 42 binden fazla yangın çıktı. Bu, yaklaşık son 20 yılın en yüksek yangın sayısı olurken bölgenin çevresini ve hava kalitesini ciddi biçimde etkiledi.
Yanı sıra Amazon Koruma’nın yürüttüğü Amazon İzleme Programı kapsamında bölge genelinde yapılan yeni bir analize göre, 2026’nın son üç ayında beklenen çok güçlü bir El Niño nedeniyle 2027 yılında büyük bir yangın krizi riski bekleniyor. Üstelik söz konusu yangınların da birincil orman olarak adlandırılan ve Amazonlar’ın en az bozuluma uğramış ekosistemleri özelliğine sahip alanları özellikle etkileyeceği öngörülüyor.







