Afrika kökenli kadınlar ve kız çocukları bugün hâlâ, ırksal, toplumsal cinsiyete dayalı ve sosyoekonomik ayrımcılık biçimlerinin kesişimi nedeniyle dünya genelinde en fazla dışlanan gruplar arasında yer alıyor. Afrika Kökenli Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü ise bu grubun henüz tam anlamıyla ortaya çıkarılmamış büyük bir potansiyeli temsil ettiklerini vurgulamakla birlikte kapsayıcı politikaların önemine dikkat çekiyor.
Birleşmiş Milletler (BM), 2024 yılında, 25 Temmuz tarihini oylama yapılmaksızın, “Afrika Kökenli Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü” olarak ilan ederken, günün kampanyası son iki yıldır bu grubun güçlendirilmesi için söylemlerin ötesine geçerek cesur ve dönüştürücü adımlar atmayı amaçlıyor.
Afrika kökenli kadınlar ve kız çocukları bugün hâlâ, ırksal, toplumsal cinsiyete dayalı ve sosyoekonomik ayrımcılık biçimlerinin kesişimi nedeniyle dünya genelinde en fazla dışlanan gruplar arasında yer alıyor. Bu grup, kaliteli eğitime ve sağlık hizmetlerine sınırlı erişimden siyasi ve mesleki alanlarda yeterince temsil edilmemeye kadar pek çok alanda, gelişimlerini engelleyen ve haklarını ihlal eden sistematik engellerle karşı karşıya kalıyor.
Bu engeller aynı zamanda, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’yla (SKA’lar) da doğrudan bağlantılı. Daha yüksek yoksulluk oranları ile “Yoksulluğa Son”, eğitime erişime engellerle “Nitelikli Eğitim”, kaliteli sağlık hizmetlerine sınırlı erişim yüzünden “Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam”, karar alma süreçlerinde yetersiz temsille “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” ile “Barış Adalet ve Güçlü Kurumlar” SKA’ları bu grup için kritik önem taşıyor.
Yaşadıkları Tüm Zorluklara Rağmen Mücadele İçindeler
Bu yıl ikincisi gerçekleşecek Afrika Kökenli Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü’nün 2026 teması, geçen yıl olduğu gibi bu grubun güçleriyle öncülük etmelerini vurgulamak adına “Birlikte Yükselmek” başlığıyla devam ediyor. Temayla, Afrika kökenli kadınların ve kız çocuklarının güç, dayanıklılık ve henüz tam anlamıyla ortaya çıkarılmamış büyük bir potansiyeli temsil ettikleri vurgulanıyor.
Yaşadıkları tüm zorluklara rağmen Afrika kökenli kadınlar ve kız çocukları yükselmeye devam ediyor. Bir yandan toplumsal hareketlere öncülük ederlerken, akademik ve mesleki alanlarda başarı gösteriyorlar, adalet için mücadele ediyorlar ve kuşaklar boyunca süregelen yoksulluk ve dışlanma döngülerini kırmaya başlıyorlar.
Tüm Kurumların Kararlı Davranması Gerekiyor
Öte yandan Afrika kökenli kadınlar ve kız çocuklarının güçlendirilmesi; insan hakları, kültürel kimliğin tanınması ve kapsayıcı politika yapımı temelinde kapsamlı bir yaklaşım gerektiriyor. Dolayısıyla hükümetlerin, kurumların ve toplulukların, ayrımcı yapıları ortadan kaldırma; eğitim, sağlık, adalet ve liderlik alanlarında eşit erişimi sağlayacak girişimlere yatırım yapma konusunda kararlı davranması önem taşıyor.
Afrika kökenli kız çocukları ve genç kadınlar için eğitim, beceri geliştirme ve mentörlük programlarına yatırım yapılması, medya, politika ve eğitim alanlarında olumsuz ırksal ve toplumsal cinsiyet kalıplarıyla mücadele edilmesi hayati öneme sahip. Ayrıca hedefe yönelik, adil ve etkili politikalar geliştirilmesi amacıyla ırk ve toplumsal cinsiyete göre ayrıştırılmış veri toplama çalışmalarının desteklenmesi, hak savunucularının, aktivistlerin ve toplum liderlerinin şiddet ve baskıya karşı korunması da gerekiyor.






